something else - Turco Inglés Diccionario

something else

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "something else" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
General
something else pron. başka bir şey
All the same, I do not see why we are now misusing this debate for something else.
Yine de, bu tartışmayı neden şimdi başka bir şey için kötüye kullandığımızı anlamıyorum.

More Sentences
Colloquial
something else expr. başka bir şey
All the same, I do not see why we are now misusing this debate for something else.
Yine de, bu tartışmayı neden şimdi başka bir şey için kötüye kullandığımızı anlamıyorum.

More Sentences
Phrases
something else expr. dikkate değer
something else expr. olağanüstü

Significados de "something else" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
be so affected by something that one can't think of anything else v. dünyayı gözü görmemek
mix something up with something else v. bir şeyi başka bir şey sanmak
mistake something for something else v. bir şeyi başka bir şeyle karıştırmak
mistake something for something else v. bir şeyi başka bir şey sanmak
mix something up with something else v. bir şeyi başka bir şeyle karıştırmak
pretend to be busy doing something else v. başka bir işle meşgulmüş gibi davranmak
fluctuate between something and something else v. arasında dalgalanmak
swap something for something else v. (bir şeyi başka bir şeyle) değiştirmek
diversify from something into something else v. bir şeye ek olarak başka bir şey daha yapmak/yaptıklarını çeşitlendirmek
be so affected by something that one can't think of anything else v. gözü başka hiçbir şeyi göremeyecek kadar bir şeyden etkilenmek
Phrasals
tell something from something (else) v. bir şeyi diğerinden ayırt etmek
ply (someone with something else) v. birine bir şey (hediyeler vb) vermek
rate something above something else v. (bir şeyi başka bir şeyin) üzerinde değerlendirmek
rate something below something else v. (bir şeyi başka bir şeyin) altında değerlendirmek
rate (someone or something) with (someone or something else) v. ile bir tutmak
associate something to something else v. bir şeyi başka bir şeyle ilişkilendirmek
relate something to something else v. bir şeyi başka bir şeyle ilişkilendirmek
set something apart from (something else) v. ayrı tutmak
set something back from (something else) v. geriye koymak/çekmek
split something between (something and something else) v. (iki kişi) arasında bölüştürmek
split something between (someone and someone else) v. (iki kişi) arasında bölüştürmek
play (something) off as (something else) v. bir şeyi başka bir şey gibi sunmaya çalışmak
play (something) off as (something else) v. rolü/numarası yapmak
play (something) off as (something else) v. -mış gibi göstermek
play (something) off as (something else) v. yutturmaya kalkışmak
fall between (something and something else) v. (bir şeylerin) arasına girmek
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasında kararsız olmak
fall between (something and something else) v. (bir şeyle başka bir şey/iki şey) arasına düşmek
get between (someone or something and someone or something else) v. (bir kişi veya şeyle başka bir kişi veya şey/iki kişi veya şey) arasına girmek/sızmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) ikilemde kalmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) bocalamak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) duraksamak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasında havada/asılı kalmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) kararsız kalmak
hover between (something) and (something else) v. üzerinde uçmak/tur atmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) ikircikli olmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) ikircikte kalmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) tereddütte kalmak
get between (someone or something and someone or something else) v. (bir kişi veya şeyi başka bir kişi veya şeyden/iki kişi veya şeyi birbirinden) ayırmak/uzaklaştırmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) tereddüt etmek
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasındaki kararı havada/askıda bırakmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasındaki karar havada/askıda kalmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) gidip gelmek
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) kararsız kalmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) karar verememek
step between (someone or something and someone or something else) v. (iki kişi veya şey) arasına girmek/adım atmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) tereddüt etmek
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) karar verememek
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasındaki karar havada/askıda kalmak
hover between something (and something else) v. üzerinde uçmak/tur atmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) ikircikli olmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) ikilemde kalmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasında kararsız olmak
judge between (someone or something and someone or something else) v. iki zıt kişi veya şey arasında seçim yapmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) gidip gelmek
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasındaki kararı havada/askıda bırakmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) bocalamak
judge between (someone or something and someone or something else) v. iki zıt kişi veya şey arasında karar vermek
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) ikircikte kalmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) duraksamak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) tereddütte kalmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasında havada/asılı kalmak
yank (someone or something) off of (someone or something else) v. çekip almak
yank (someone or something) off of (someone or something else) v. çekip çıkarmak
put (something) down to (something else) v. '-e bağlamak (bir şeyi başka bir şeyin nedeni saymak)
put (something) down to (something else) v. yormak
put (something) down to (something else) v. -e vermek
hover between (something) and (something else) v. iki şey arasında asılı kalmak
stock (something) with (something else) v. (bir şeye/yere bir şeyin) stokunu yapmak
reconstruct (something) from (something else) v. yap-bozun parçalarını/ipuçlarını birleştirerek bir şeyi çözmek
stock (something) with (something else) v. (bir şeye/yere bir şeyden) stok yapmak
hover between something (and something else) v. seçenekler arasında bocalamak
scoop (something) out of (something else) v. (bir şeyi bir şeyin içinden) çekip çıkarmak
print (something) in (something else) v. fiziksel bir yayının içerisine dahil etmek
sub something for something else v. birini (başka biriyle) değiştirmek
weave (something) from (something) else v. (bir bilgiden) bir hikaye yaratmak
treat (someone or something) as (someone or something else) v. (birini/bir şeyi, başka biri/bir şey) saymak
scoop (something) out of (something else) v. (bir şeyi bir şeyin içinden) çıkarmak
suffix (something) onto (something else) v. bir kelimenin sonuna ek getirip başka bir kelime türetmek/kelimeyi çekimlemek
fashion (something) out of (something else) v. bir şeyi başka bir şey kullanarak tasarlamak/oluşturmak
fashion (something) out of (something else) v. bir şeyi bir örnek kullanarak yapmak
weave (something) from (something) else v. (bir bilgiden) bir hikaye oluşturmak
juxtapose (someone or something) with (someone or something else) v. (iki şeyi/kişiyi) yan yana koyup karşılaştırmak
fashion (something) out of (something else) v. bir şeyi bir örnek/kalıp üzerinden şekillendirmek
judge between (someone or something and someone or something else) v. (iki veya bir kaç şey/kişi) arasında seçim yapmak
compound (something) with (something else) v. (bir şeyi başka bir şeyle) karıştırmak
reconstruct (something) from (something else) v. (bir şeyi başka bir şeyden/başka bir şeyin parçalarından) tekrar kurmak/toplamak
hover between something (and something else) v. (iki şey arasında) kararsız kalmak/karar verememek
treat (someone or something) as (someone or something else) v. (birine/bir şeye, başka biri/bir şey) gözüyle bakmak
scoop (something) out of (something else) v. (bir şeyi bir şeyin içinden) kepçeyle/kaşıkla çıkarmak
fashion (something) after (something else) v. bir şeyi başka bir örneği taklit ederek yapmak
stock (something) with (something else) v. (bir şeyi/yeri) bir malla doldurmak
sub something for something else v. bir şeyi (başka bir şeyle) değiştirmek
hover between something (and something else) v. havada asılı kalmak
hover between (something) and (something else) v. (iki şey arasında) kararsız kalmak/karar verememek
switch from (something) (to something else) v. (bir şeyi) bıraktırıp başka bir şeye başlatmak
switch from (something) (to something else) v. (bir şeyi başka bir şeyle) değiştirmek
judge between (someone or something and someone or something else) v. (iki veya birkaç şeyden/kişiden) birine karar vermek
hover between (something) and (something else) v. (iki şey arasında) gidip gelmek
treat (someone or something) as (someone or something else) v. (birini/bir şeyi başka biri/bir şey) olarak ele almak
balance (something) with (something else) v. (bir şeyi başka bir şeyle) karşılamak
trim (something) from (something else) v. (bir şeyi) budamak/kırpmak
weave (something) from (something) else v. bir bilgiden yola çıkarak bir hikaye yazmak
fashion (something) after (something else) v. bir şeyi başka bir şeyi örnek alarak yapmak
hover between something (and something else) v. seçenekler arasında bir karar vermeye çalışmak
weave (something) from (something) else v. (bir bilgiden) bir hikaye uydurmak
treat (someone or something) as (someone or something else) v. (birine/bir şeye, başka biri/bir şey) olarak davranmak
fashion (something) after (something else) v. bir şeyi başka bir örnek üzerinden/örneğe göre yapmak
treat (someone or something) as (someone or something else) v. (birini/bir şeyi, başka biri/bir şey) gibi düşünmek
trim (something) from (something else) v. (bir şeyden küçük bir kısmını) atmak
switch from (something) (to something else) v. (bir şeyin) yerine başka bir şey vermek
fashion (something) out of (something else) v. bir şeyi bir şablon/model üzerinden şekillendirmek
sub something for something else v. birinin yerine başka birini almak
trim (something) from (something else) v. kilo vermek
hover between something (and something else) v. iki şey arasında asılı kalmak
reconstruct (something) from (something else) v. (bir şeyi başka bir şeyden/başka bir şeyin parçalarından) tekrar inşa etmek/şekillendirmek
trim (something) from (something else) v. (bir şeyden küçük bir kısmını) çıkarmak/artırmak
trim (something) from (something else) v. diyet veya egzersizle yağlarını eritmek
trim (something) from (something else) v. yağlarını eritmek
reconstruct (something) from (something else) v. eldeki bilgilerin ışığında mantıklı bir sonuca varmak
shroud (something) in (something else) v. (bir şeyin üstünü bir şeyle) örtmek
juxtapose (someone or something) with (someone or something else) v. (iki şeyi/kişiyi) yan yana getirmek
suffix (something) onto (something else) v. bir kelimenin sonuna ek getirmek
reconstruct (something) from (something else) v. (bir şeyi başka bir şeyi/başka bir şeyin parçalarını kullanarak) yenilemek
trim (something) from (something else) v. (bir şeyden küçük bir kısmını) kırpmak/kesmek
balance (something) with (something else) v. (bir şeyi başka bir şeyle) telafi etmek
treat (someone or something) as (someone or something else) v. (birini/bir şeyi, başka biri/bir şey) gibi/olarak kabul etmek
stock (something) with (something else) v. (bir şeyi/yeri bir şeyle) doldurmak
reconstruct (something) from (something else) v. olay örgüsünü kurmak
trim (something) from (something else) v. (birine/bir şeye bir özelliğinden dolayı) değer/kıymet vermek
weave (something) from (something) else v. (bir malzemeden bir şey) örmek
juxtapose (someone or something) with (someone or something else) v. (bir şeyi/kişiyi başka bir şeyle) karşılaştırarak düşünmek/değerlendirmek
trim (something) from (something else) v. (bir şeyden küçük bir kısmını) ayırmak
hover between something (and something else) v. seçenekler arasından bir seçim yapmaya çalışmak
switch from (something) (to something else) v. (bir şeyden başka bir şeye) geçirmek
judge between (someone or something) (and someone or something else) v. (iki veya birkaç şeyden/kişiden) birine karar vermek
put (something) next to (something else) v. (bir şeyi başka bir şeyin) yanına/bitişiğine koymak
trim (something) from (something else) v. (birini/bir şeyi bir özelliğinden dolayı) çok değerli/kıymetli saymak
switch from (something) (to something else) v. (bir şey) yerine (başka bir şey) kullanmaya/tüketmeye başlamak
reconstruct (something) from (something else) v. (bir şeyi başka bir şeyi/başka bir şeyin parçalarını kullanarak) onarmak/düzeltmek
reconstruct (something) from (something else) v. tüm taşları yerine oturtarak bir hikayeyi/bir şeyi çözmek
switch from something (to something else) v. bir şeyi bırakıp başka bir şey kullanmaya başlamak
switch from (something) (to something else) v. (bir şeyi) bırakıp başka bir şeye geçmek
compound (something) with (something else) v. (bir şeyi başka bir şeye) eklemek
weave (something) from (something) else v. (bir bilgiden) bir hikaye çıkarmak/meydana getirmek
print (something) in (something else) v. fiziksel bir yayının içerisinde yer almak
trim (something) from (something else) v. (birinin/bir şeyin bir özelliğinden dolayı) çok değerli/kıymetli olduğunu düşünmek
trim (something) from (something else) v. (bir şeyi) tıraşlamak
treat (someone or something) as (someone or something else) v. (birini/bir şeyi, başka biri/bir şey) olarak düşünmek
treat (someone or something) as (someone or something else) v. (birini/bir şeyi, başka biri/bir şey) olarak görmek