suicide - Turco Inglés Diccionario

suicide

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

suicide — Definition

Significado:
intihar
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈsuːɪsaɪd/ – BrE /ˈsjuːɪsaɪd/)
Categoría gramatical:
İsim: suicide (suicides)
Antónimos:
survival

Significados de "suicide" en diccionario turco inglés : 37 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
suicide n. intihar
According to the police, the death cause was suicide.
Polise göre ölüm nedeni intihardı.

More Sentences
General
suicide n. intihar
According to the police, the death cause was suicide.
Polise göre ölüm nedeni intihardı.

More Sentences
suicide v. intihar etmek
The women endured hard labor in smoky dwellings and suicide was not uncommon.
Kadınlar dumanaltı evlerde ağır işlere katlanıyordu ve intihar etmeleri nadir değildi.

More Sentences
suicide n. intihar eden kimse
suicide n. kendini öldürme
suicide n. özkıyım
suicide n. çıkarların zarara uğraması
suicide n. zarar görme
suicide n. yıkıma uğrama
suicide n. bir şeyin sonu
suicide n. itibarı bitirecek davranış
suicide n. adeta intihar olan davranış
suicide n. kişinin selasını okutacak hareket
suicide n. içecek makinesindeki tüm çeşitlerin karışımı olan içecek
suicide n. ölüm içeceği
suicide n. (çin yoyosunda) bir çubuğu serbest bırakılarak 360 derece döndüren hareket
suicide n. intihar yarışı
suicide n. artan mesafelerde depar gerektiren koşu
suicide n. duvara ve oyunculara vurularak oynanan bir çocuk oyunu
suicide v. canına kıymak
suicide v. öldürmek
suicide v. kendi hayatına son vermek
suicide adj. intihara sebep olan
suicide adj. yıkım yaratan
suicide adj. zarar veren
suicide adj. pervasız
suicide adj. umarsız
suicide adj. umursamaz
suicide adj. kayıtsız
suicide adj. hiçbir şeyi takmayan
suicide adj. tehlikeli
suicide adj. tehlike yaratan
Medical
suicide n. suisid
Military
suicide adj. ölüme yol açan
suicide adj. geniş çaplı kıyım yaratan
suicide adj. öldüren
suicide adj. intihar saldırısı yapan

Significados de "suicide" con otros términos en diccionario inglés turco: 107 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
suicide bomb n. canlı bomba
suicide bomber n. canlı bomba
commit suicide v. intihar etmek
General
suicide bomber n. intihar bombacısı
suicide victims n. intihar kurbanları
suicide pill n. intihar hapı
suicide attempted n. intihar girişimi
assisted suicide n. desteklenmiş intihar
copycat suicide n. bir başkasının intiharının takliti
suicide bombing n. intihar bombası
suicide watch n. intihara eğilimli tutukluların gardiyanlarca sık sık kontrol edilmesi
suicide attempt n. intihar girişimi
suicide attack n. intihar saldırısı
mass suicide n. toplu intihar
suicide attempt n. intihar teşebbüsü
physician-assisted suicide n. hekim destekli intihar
physician-assisted suicide n. doktor destekli intihar
suicide letter n. intihar notu
suicide letter n. intihar mektubu
suicide note n. intihar mektubu
suicide note n. intihar notu
suicide hotline n. alo intihar hattı
female suicide terrorist n. kadın intihar bombacısı
honour suicide n. onur intiharı
honor suicide n. onur intiharı
suicide watch n. intihar gözetimi
attempted suicide n. intihar teşebbüsü
an unusual suicide case n. sıradışı bir intihar vakası
an unusual suicide case n. sıradışı bir intihar olgusu
suicide vest n. canlı bomba yeleği
suicide squad n. intihar mangası
suicide squad n. ölüm mangası
suicide squad n. intihar takımı
suicide squad n. ölüm ekibi
suicide squad n. intihar ekibi
suicide squad n. intihar timi
suicide as a social problem n. toplumsal bir sorun olarak intihar
race suicide n. bir ırkın zamanla yok olması
race suicide n. doğum oranının ölüm oranına eşit olması sebebiyle bir ırkın zamanla yok olması
race suicide n. ırkın yok olması
suicide mission n. intihar saldırısı
suicide mission n. intihar bombacılığı eylemi
suicide pact n. intihar sözleşmesi
suicide pact n. beraberce intihar etme anlaşması
commit suicide v. canına kıymak
make it look like a suicide v. intihar süsü vermek
drive someone suicide v. intihara sürüklemek
commit suicide v. canına kastetmek
attempt suicide v. intihar teşebbüsünde bulunmak
attempt suicide v. intihara teşebbüs etmek
make it seem like a suicide v. intihar süsü vermek
slash one's wrists in a suicide attempt v. bileklerini keserek intihar etmeye çalışmak
slit one's wrists in a suicide attempt v. bileklerini keserek intihar etmeye çalışmak
slash one's wrists in a suicide attempt v. bileklerini keserek intihara teşebbüs etmek
slit one's wrists in a suicide attempt v. bileklerini keserek intihara teşebbüs etmek
attempt suicide v. intihara kalkışmak
commit suicide v. kendini öldürmek
try to commit suicide v. intihara teşebbüs etmek
Speaking
I've even thought about suicide expr. intiharı bile düşündüm
Trade/Economic
career suicide n. kariyer intiharı
career suicide n. kişinin bilerek kariyerini mahvetmesi
Law
ligature-free suicide watch cell n. intihar riskini artıran eşyadan arındırılmış gözetim hücresi
murder-suicide case n. katilin intihar ettiği cinayet vakası
Politics
suicide bomber n. intihar bombacısı
political suicide n. siyasi intihar
political suicide n. siyasi hayatını tehlikeye atma
suicide bombing n. intihar bombalaması
suicide blast n. intihar saldırısı
suicide terrorism n. intihar terörizmi
Automotive
suicide lane n. her iki yöndeki araçların sollama amacıyla kullandıkları orta şerit
suicide lane n. sollama şeridi
suicide door n. ters yöne açılan kapı
Medical
suicide attempts n. intihar girişimleri
deaths resulted from suicide n. intihar sonucu ölümler
suicide headache n. intihar baş ağrısı
suicide headache n. küme baş ağrısı
suicide headache n. intihara neden olan baş ağrısı
suicide headache n. histamin baş ağrısı
suicide headache n. küme tipi baş ağrısı
assisted suicide n. ötanazi
suicide machine n. kişiye özel ötanazi cihazı
try to commit suicide v. intihar girişiminde bulunmak
attempt to suicide v. intihar girişiminde bulunmak
Psychology
suicide syndrome n. intihar sendromu
suicide contagion n. intihar salgını
anomic suicide n. anomik intihar
copycat suicide n. taklit intiharı
psychic suicide n. ruhsal intihar
normless suicide n. normsuzluk intiharı
altruistic suicide n. özgecil intihar
egoistic suicide n. bencilce intihar
assisted suicide n. yardımlı intihar
suicide ideation n. intihar düşüncesi
suicide plan n. intihar planı
indirect suicide n. pasif intihar
passive suicide n. dolaylı intihar
passive suicide n. pasif intihar
indirect suicide n. dolaylı intihar
Biology
cell suicide n. hücre intiharı
cell suicide n. programlanmış hücre ölümü
Baseball
suicide squeeze play n. üçüncü kaledeki koşucunun atış yaparken kaleye koştuğu riskli bir manevra
suicide squeeze n. üçüncü kaledeki koşucunun atış yaparken kaleye koştuğu riskli bir manevra
Slang
suicide door n. (arabada) öne bakan kapı
suicide door n. önden açılan kapı
suicide door n. arabalarda öne doğru açılan kapı
British Slang
suicide blonde n. saçlarını oksijenli su/peroksit ile sarıya boyamış kadın
suicide blonde n. saçlarını sarıya boyamış kadın