sunset - Turco Inglés Diccionario

sunset

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sunset — Definition

Significado:
gün batımı
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈsʌnset/ – BrE /ˈsʌnset/)
Categoría gramatical:
İsim: sunset (sunsets)
Sinónimo:
dusk
Antónimos:
sunrise

Significados de "sunset" en diccionario turco inglés : 25 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sunset n. güneş batışı
Tom was on the balcony, looking at the sunset.
Tom balkonda güneşin batışına bakıyordu.

More Sentences
sunset n. gün batımı
Mrs. Cox enjoyed her dinner at sunset.
Bayan Cox gün batımında akşam yemeğinin tadını çıkardı.

More Sentences
General
sunset n. güneş batışı
Tom was on the balcony, looking at the sunset.
Tom balkonda güneşin batışına bakıyordu.

More Sentences
sunset n. akşam
Tom never eats after sunset.
Tom akşam olduktan sonra hiçbir şey yemez.

More Sentences
sunset n. günbatımı
Starting at sunset, I'll fast and meditate in the holy place.
Mabette günbatımından itibaren oruç tutup meditasyon yapacağım.

More Sentences
Technical
sunset n. günbatımı
Starting at sunset, I'll fast and meditate in the holy place.
Mabette günbatımından itibaren oruç tutup meditasyon yapacağım.

More Sentences
Meteorology
sunset n. günbatımı
Starting at sunset, I'll fast and meditate in the holy place.
Mabette günbatımından itibaren oruç tutup meditasyon yapacağım.

More Sentences
Star Wars
sunset n. günbatımı
Starting at sunset, I'll fast and meditate in the holy place.
Mabette günbatımından itibaren oruç tutup meditasyon yapacağım.

More Sentences
General
sunset n. çöküş
sunset n. gün batısı
sunset n. son
sunset n. güneşin batışı
sunset n. güneş batımı
sunset n. güneş batması
sunset n. güneşin batması
sunset n. güneşin battığı zaman
sunset v. yasal olarak önceden belirlenen bir tarihte sona ermek
sunset v. (programı veya ajansı) sona ermesi hükmüyle sonlandırmak
sunset adj. gerileme döneminde olan
sunset adj. devlet kurum ve programlarının varlıklarını sürdürebilmeleri için periyodik olarak gözden geçirilmesini şart koşan
sunset n. gurup
Technical
sunset n. güneşin batması
Dyeing
sunset n. solgun bir turuncu tonu
Geography
sunset n. utah eyaletinde şehir
sunset n. louisiana eyaletinde yerleşim yeri

Significados de "sunset" con otros términos en diccionario inglés turco: 41 resultado(s)

Inglés Turco
General
the colors of sunset n. akşamgüneşi
sunset glow n. şafak
sunset glow n. akşam kızıllığı
sunset prayer n. akşam namazı
sunset yellow n. günbatımı sarısı
watch the sunset v. güneşin batışını seyretmek
watch the sunset v. gün batımını seyretmek
watch the sunset v. güneşin batışını izlemek
watch sunset v. gün batımını izlemek
ls (local sunset) abrev. yerel gün batımı
Idioms
one's sunset years n. (birisinin) yaşlılığı
one's sunset years n. ömrünün sonbaharı
sunset years n. ömrün sonbaharı
sunset years n. yaşlılık yılları
sunset years n. hayatın son yılları
ride off into the sunset v. rahata ermek
ride off into the sunset v. mutluluğa ermek
ride off into the sunset v. rahat edeceği/güzel günlere doğru yol almak
ride off into the sunset v. mutlu sona ulaşmak
ride off into the sunset v. ununu elemek eleğini asmak
one's sunset years expr. (birisinin) yaşlılığında
so long after sunset and so far from dawn expr. gecenin ilerleyen saatlerinde
so long after sunset and so far from dawn expr. gün batımından çok sonra ve şafaktan çok uzakta
so long after sunset and so far from dawn expr. gecenin bu saatinde
Law
sunset provision n. sona erme hükmü
sunset provision n. sigorta poliçesinde sorumluluğun düzenleme tarihinden sonraki yıllara sarkmasını engellemek için konulan kloz
sunset provision n. kesin dampinge karşı vergi ve fiyat taahhütleri uygulamaya konuldukları tarihten itibaren söz konusu vergi için bir gözden geçirme prosedürü başlatılmadığı takdirde belli bir süre sonra yürürlükten kaldırılacağını ifade eden hüküm
sunset clause n. sigorta poliçesinde sorumluluğun düzenleme tarihinden sonraki yıllara sarkmasını engellemek için konulan kloz
sunset clause n. sona erme hükmü
sunset clause n. kesin dampinge karşı vergi ve fiyat taahhütleri uygulamaya konuldukları tarihten itibaren söz konusu vergi için bir gözden geçirme prosedürü başlatılmadığı takdirde belli bir süre sonra yürürlükten kaldırılacağını ifade eden hüküm
sunset provision n. belirli bir süre sonra otomatikman yürürlükten kalkan hüküm
Computer
early sunset n. erken gün batımı
early sunset n. günbatımı başlangıcı
late sunset n. günbatımı bitişi
late sunset n. geç gün batımı
Aeronautic
sunrise to sunset expr. gündoğumundan gün batımına
sunset to sunrise expr. gün batımından gün doğumuna
Marine Biology
sunset shell n. tellinidae familyasında yer alan deniz kabuğu türlerine verilen ad
Geography
sunset beach n. north carolina eyaletinde yerleşim yeri
sunset hills n. missouri eyaletinde şehir
Meteorology
sunrise and sunset colours n. gündoğumu ve günbatımı renkleri