survivor - Turco Inglés Diccionario

survivor

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

survivor — Definition

Significado:
hayatta kalan
Pronunciación (IPA):
(AmE /sərˈvaɪvər/ – BrE /səˈvaɪvə/)
Categoría gramatical:
İsim: survivor (survivors)
Antónimos:
victim

Significados de "survivor" en diccionario turco inglés : 26 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
survivor n. sağ kalan
There were three survivors.
Sağ kalan üç kişi vardı.

More Sentences
survivor n. hayatta kalan
Mrs. Halls is the only survivor of the royal family.
Bayan Halls kraliyet ailesinden hayatta kalan tek kişi.

More Sentences
General
survivor n. felaketzede
Many survivors were rescued from the rubble of the collapsed building.
Birçok felaketzede çöken binanın enkazından kurtarıldı.

More Sentences
survivor n. ayakta kalan şey
The boss is unsure if the company will be a survivor after the pandemic.
Patron şirketin pandemiden sonra ayakta kalıp kalamayacağından emin değil.

More Sentences
survivor n. sağ kalan
There were three survivors.
Sağ kalan üç kişi vardı.

More Sentences
survivor n. hayatta kalan
Mrs. Halls is the only survivor of the royal family.
Bayan Halls kraliyet ailesinden hayatta kalan tek kişi.

More Sentences
survivor n. kurtulan
The survivors of the accident are still in shock.
Kazadan kurtulanlar hala şokta.

More Sentences
survivor n. kazazede
Heavy rain throughout the night has hampered efforts to rescue survivors from the stricken ferry.
Gece boyu süren sağanak yağış, mahsur kalan feribottaki kazazedeleri kurtarma çalışmalarına sekte vurdu.

More Sentences
survivor n. sağ
Many survivors were rescued from the wreckage.
Enkazdan birçok kişi sağ olarak kurtarıldı.

More Sentences
survivor n. zor şartlarda ayakta kalabilen kimse
Ada is a survivor, and I am sure she will get better soon.
Ada zor şartlarda ayakta kalabilen biridir ve ve eminim yakında iyileşecek.

More Sentences
survivor n. geride kalan
survivor n. varis
survivor n. sağ kalan kimse
survivor n. ölümden dönen kimse
survivor n. olayzede
survivor n. afetzede
survivor n. neslini devam ettiren hayvan
survivor n. sağ kalan hayvan
survivor n. yok olmayan hayvan
survivor n. yürekli kimse
survivor n. zorluklara göğüs geren kimse
survivor n. cesur kimse
survivor n. metanetli kimse
survivor n. dirayetli kimse
survivor n. vefat etmiş birinin tanıdığı
Law
survivor n. ortak mülk üzerinde daha uzun süre hayatta kalan hak sahibi kimse

Significados de "survivor" con otros términos en diccionario inglés turco: 45 resultado(s)

Inglés Turco
General
survivor reception center n. kazazede kabul merkezi
stroke survivor n. felç atlatan
stroke survivor n. felçten kurtulmuş
stroke survivor n. felçten kurtulan
sole survivor n. tek kazazede
sole survivor n. bir kazadan veya felaketten sağ kurtulan tek kişi
sole survivor n. tek kurtulan
earthquake survivor n. depremzede
stroke survivor adj. felç geçirmiş
the only survivor of the family adj. aileden tek kurtulan
Colloquial
vivor (survivor) n. afetzede
vivor (survivor) n. olayzede
vivor (survivor) n. sağ
vivor (survivor) n. kazazede
vivor (survivor) n. kurtulan
vivor (survivor) n. hayatta kalan
vivor (survivor) n. felaketzede
vivor (survivor) n. geride kalan
vivor (survivor) n. sağ kalan
Trade/Economic
survivor's pension n. ölüm aylığı
survivor's pension n. dul ve yetim aylığı
survivor life curve n. hayatta kalanlar grafiği
old age and survivor's insurance n. yaşlılık ve ölüm sigortası
Law
survivor's benefit n. yetim/dul yardımı
Politics
designated survivor n. (abd'de savaş/iç karışıklık gibi durumlarda başkanı korumak amacıyla) başkanın yerine vekalet eden kişi
Marine
shipwreck survivor n. deniz kazasından sağ kurtulan
Psychology
survivor syndrome n. hayatta kalma sendromu
survivor's guilt n. hayatta kalma suçluluğu
survivor guilt n. hayatta kalma suçluluğu
survivor guilt n. sağ kalma suçluluğu
survivor's guilt n. sağ kalma suçluluğu
survivor's syndrome n. birçok insanın hayatını kaybettiği durumlarda kurtulanlar tarafından hissedilen suçluluk duygusu
survivor's syndrome n. hayatta kalma sendromuw
survivor syndrome n. kurtulanlar tarafından hissedilen suçluluk duygusu
survivor guilt n. birçok insanın hayatını kaybettiği durumlarda kurtulanlar tarafından hissedilen suçluluk duygusu
survivor guilt n. hayatta kalma sendromu
survivor's guilt n. kurtulanlar tarafından hissedilen suçluluk duygusu
survivor syndrome n. birçok insanın hayatını kaybettiği durumlarda kurtulanlar tarafından hissedilen suçluluk duygusu
survivor's guilt n. hayatta kalma sendromuw
survivor's syndrome n. kurtulanlar tarafından hissedilen suçluluk duygusu
survivor's guilt n. birçok insanın hayatını kaybettiği durumlarda kurtulanlar tarafından hissedilen suçluluk duygusu
Statistics
survivor life curve n. hayatta kalanlar eğrisi
survivor function n. yaşama devam işlevi
contitional survivor function n. koşullu yaşam fonksiyonu
Military
stub survivor curve n. tamamlanmamış hizmette kalma eğrisi