take into - Turco Inglés Diccionario

take into

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "take into" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
General
take into v. sokmak
take into v. içeri almak
take into v. getirmek

Significados de "take into" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
points to take into consideration n. dikkat edilmesi gereken hususlar
points to take into account n. dikkat edilmesi gereken hususlar
things to take into account n. dikkat edilmesi gereken şeyler
things to take into consideration n. dikkat edilmesi gereken şeyler
take into account v. göz önünde tutmak
take into consideration v. nazarı itibara almak
take into account v. göz önüne almak
take into custody v. gözaltına almak
take into consideration v. düşünmek
take someone into custody v. birini tutuklamak
take into account v. dikkate almak
take into custody v. tutuklamak
take into account v. hesaplamak
take the law into one's own hands v. hakkını kendi eliyle almak
take into one's mind v. ısrar etmek
take into account v. nazara almak
take into operation v. ameliyata almak
take into ones mind v. ısrar etmek
take into account v. hesaba almak
take one's life into one's hands v. kellesini koltuğuna almak
take into one's service v. yanına almak
take into consideration v. kale almak
take somebody into custody v. gözaltına almak
take into account v. düşünmek
take into consideration v. hesaba katmak
take one's life into one's hands v. kelleyi koltuğa almak
not to take into account v. saymamak
take into custody v. nezarete almak
take into consideration v. göz önünde bulundurmak
take the law into one's own hands v. intikamını almak
take into consideration v. nazarı dikkate almak
take into service v. görevlendirmek
take into service v. işe almak
take into service v. hizmete açmak
take into service v. hizmete sunmak
take into service v. servise almak
take into service v. servise sokmak
take into a frame v. çerçeveye almak
take into the work v. çalışmaya almak
take into a frame v. çerçeve içine almak
take into consideration v. dikkate almak
take something into the scope of v. kapsamına almak
take into account v. gözönüne almak
take someone into partnership v. ortaklığa almak
take into consideration v. gözönünde bulundurmak
take something into consideration v. dikkate almak
take into account v. nazarı itibara almak
take public interest into consideration v. kamu yararı gözetmek
Phrasals
take something into some place v. bir yere bir şey getirmek
take (someone or something) into (something or some place) v. (birini/bir şeyi evine almak
take (someone or something) into (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyin/bir yerin) içine almak
take (someone or something) into (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyin/bir yerin) içine sokmak
take (someone or something) into (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyde/bir yerde) misafir etmek
take (someone or something) into (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyin/bir yerin) içine getirmek
take (someone or something) into (something or some place) v. (birine/bir şeye bir yerde) kalacak yer sağlamak
take (someone or something) into (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şey) altına almak
take (someone or something) into (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir duruma) almak/sokmak/getirmek
take (someone or something) into (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeye/bir yere) kabul etmek
Phrases
If we take into account all of these expr. tüm bunları dikkate alacak olursak
If we take into account all of these factors expr. tüm bu unsurları dikkate alacak olursak
Idioms
take it into one's head v. kafasına koymak
take into one's confidence v. sır olarak tutmak
take into one's confidence v. sır olarak saklamak
take one's age into account v. birisinin yaşını dikkate almak
take it into one's head to do something v. bir şeyi yapmayı kafasına koymak
take matters into own hands v. bir sorunu kendi çözmek
take matters into own hands v. kendi göbeğini kendi kesmek
take someone into one's heart v. birine kanı ısınmak
take into one's confidence v. birini sırdaşı yapmak
take matters into own hands v. dizginleri ele almak
take (something) into one's (own) hands v. kontrolünü kendi eline almak
take into one's confidence v. birinin sırlarını tutmak
take (something) into (one's) own hands v. (bir şeyi kendi) eline almak
take (something) into (one's) own hands v. (bir şeyi kendisi) yönetmeye/idare etmeye başlamak
take (something) into (one's) own hands v. dizginleri ele almak
take (something) into (one's) own hands v. (bir şeyi kendisi) halletmek
take (something) into (one's) own hands v. (bir şeyle kendisi) ilgilenmek
take (something) into (one's) own hands v. (bir şeyi kendisi) yönetmek/idare etmek
take (something) into (one's) own hands v. (bir şeyin) yönetimini/idaresini (kendi) eline almak
take (something) into (one's) own hands v. (bir şeyle kendisi) uğraşmak
take (something) into (one's) own hands v. bir işi (kendisi) yürütmek/yapmak
take (something) into (one's) own hands v. (bir şeyi kendisi) yüklenmek
take (something) into (one's) own hands v. (bir şeyi kendi) kontrolü altına almak
take someone into one's confidence v. birine güvenip içini dökmek
take someone into one's confidence v. birine güvenip özelini açmak
take someone into one's confidence v. birine güvenip sır vermek
take someone into one's confidence v. birine güvenip sırrını açmak
take (someone or something) into (one's) heart v. (birini/bir şeyi) severek kabul etmek
take (someone or something) into (one's) heart v. (birini/bir şeyi) sevmek
take (someone or something) into (one's) heart v. (birini/bir şeyi) bağrına basmak
take (someone or something) into account v. (birini/bir şeyi) düşünmek
take (someone or something) into account v. (birini/bir şeyi) hesaplamak
take (someone or something) into account v. (birini/bir şeyi) göz önüne almak
take (something) into (one's) head v. (bir şeyi) kafasına sokmak
take (someone or something) into account v. (birini/bir şeyi) hesaba katmak
take (someone or something) into (one's) heart v. (birine/bir şeye) kanı ısınmak
take (someone or something) into account v. (birini/bir şeyi) dikkate almak
take (someone or something) into account v. (birini/bir şeyi) göz önüne almak
take (something) into (one's) head v. (bir şeye) inanmak
take into account (someone or something) v. (birini/bir şeyi) hesaba katmak
take into one's own hands v. kendisi yüklenmek/halletmek
take the law into own hands v. kendi adaletini sağlamak
take into one's own hands v. kendisi uğraşmak
take matters into your own hands v. bir sorunu kendi çözmek
take the law into one's own hands v. kendi adaletini sağlamak
take matters into (one's) own hands v. kendi göbeğini kendi kesmek
take into heart v. beğenmek
take matters into (one's) own hands v. duruma el atmak/koymak
take it into your head v. birden karar vermek
take into heart v. kanı ısınmak
take something into account v. bir şeyi göz önünde bulundurmak
take into confidence v. güvenip sır vermek
take the law into one's hands v. hakkını kendi eliyle almak
take into one's head v. kafasına koymak
take something into account v. bir şeyi göz önüne almak
take into some place v. bir yere getirmek/götürmek
take it into your head to do something v. bir şeyi yapmayı kafasına koymak
take into confidence v. birini sırdaşı yapmak
take into one's own hands v. kendisi ilgilenmek
take something into account v. bir şeyi göz önünde tutmak
take the law into your own hands v. kendi adaletini sağlamak
take matters into your own hands v. dizginleri ele almak
take into one's own hands v. kendi kontrolü altına almak
take into one's own hands v. kendisi yönetmek/idare etmek
take into account (someone or something) v. (birini/bir şeyi) göz önünde bulundurmak
take somebody into your confidence v. birine açılmak
take it into your head v. birden kafasına/aklına koymak
take into confidence v. sır olarak saklamak/tutmak
take the law into your own hands v. intikamını almak
take the law into own hands v. hakkını kendi eliyle almak
take into confidence v. güvenip içini dökmek
take matters into (one's) own hands v. dizginleri ele almak
take matters into your own hands v. duruma el atmak/koymak
take the law into your own hands v. hakkını kendi eliyle almak
take matters into (one's) own hands v. bir sorunu kendi çözmek
take it into your head to do something v. birden bir şey yapmaya karar vermek
take into one's own hands v. kontrolünü kendi eline almak
take into heart v. hoşlanmak
take something into account v. bir şeyi dikkate almak
take into confidence v. güvenip sırrını açmak
take into confidence v. güvenip özelini açmak
take somebody into your confidence v. birine sırrını açmak/vermek
take into confidence v. sırlarını tutmak
take the law into one's hands v. intikamını almak
take the law into one's hands v. kendi adaletini sağlamak
take into account (someone or something) v. (birini/bir şeyi) göz önüne almak
take the law into own hands v. intikamını almak
take into one's own hands v. kendisi yürütmek/yapmak
take matters into your own hands v. kendi göbeğini kendi kesmek
take something into account v. bir şeyi hesaba katmak