tekli - Turco Inglés Diccionario

tekli

Significados de "tekli" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
General
tekli single n.
In cricket, single runs are the most important ones, in my opinion.
Bence krikette tekli koşular en önemlileridir.

More Sentences
tekli single adj.
In cricket, single runs are the most important ones, in my opinion.
Bence krikette tekli koşular en önemlileridir.

More Sentences
Music
tekli single n.
In cricket, single runs are the most important ones, in my opinion.
Bence krikette tekli koşular en önemlileridir.

More Sentences
General
tekli monadic adj.
tekli mono adj.
Computer
tekli unary adj.
Chemistry
tekli singlet n.
Archaic
tekli singular adj.

Significados de "tekli" con otros términos en diccionario inglés turco: 107 resultado(s)

Turco Inglés
General
tekli kupl single couple n.
tekli koltuk single chair n.
tekli koltuk single seating unit n.
tekli koltuk single seating armchair n.
tekli koltuk single seating chair n.
tekli koltuk single seat n.
tekli koltuk single seating n.
tekli farklar single differences n.
tekli gösteri recital n.
tekli posta gönderimi post n.
tekli posta grubu postbag n.
tekli tomruk kızağı scoot n.
tekli sıra single file n.
tekli makara single whip n.
Trade/Economic
tekli derecelendirme monadic rating n.
tekli ambalaj single package n.
adetli paketlerde olup tekli satılan çikolata şekerleme gibi ürün countline n.
tekli sipariş single order n.
ticari bir oluşumun düzenli ödemeyi doğrudan kişinin banka hesabına yansıtmasını sağlayan tekli sipariş direct debit n.
tekli ambalaj single-packed adj.
Technical
tekli delgi makinesi spot punch n.
tekli fiş banana plug n.
tekli havalık back vent n.
tekli havalık individual vent n.
nikel kadmiyumlu prizma biçimli tekrar doldurulabilen tekli pil nickel-cadmium prismatic rechargeable single cell n.
seramik lifinin tekli filamanlarının kırılması fracture of single filaments of ceramic fibre n.
tekli oksitler single oxides n.
tekli filament sıkması monofilament extrusion n.
tek-tekli çekirdek odd-odd nucleus n.
tekli filament monofilament n.
tekli hatlı birleştirici single in-line coupler n.
tekli anahtar single switch n.
tekli kapiler sistemler single capillary systems n.
tekli veya çoklu kombinasyonlar single or multiple combinations n.
tekli ara buhar alma single extraction n.
tekli iletken single conductor n.
tekli alarm single alarm n.
tekli tahrik individual drive n.
tekli ferrül çoklu fiber konektör single ferrule multi-fibre connector n.
gazları kısmen tekrar birleşen nikel kadmiyum prizmatik ikincil tekli hücre cadmium prismatic secondary single cell with partial gas recombination n.
yarıiletken tekli basamak kırılma indisli lazer semiconductor single step index laser n.
tekli dakikalarda kalıp değişimi single minute exchange of dies (smed) n.
(belirli bir maddenin) tekli distilasyon run n.
(makaraya takılan ve tekli hareket edebilir bloktan geçirilen) ip runner n.
kalınlığı bir inçin 1/32'sini geçen tekli metal levha parçası singles n.
tekli pulluk single-foot plow n.
Computer
tekli yayın anahtar no unicastunicast key id n.
tekli yayın anahtar no unicast key id n.
tekli karşılaştırma belirtimi basic predicate n.
düzenli gerilim dalga formuna ait tekli salınım cycle n.
aynı anda birden fazla işlem gerçekleştiren tekli bilgisayar mimarisi parallel processing n.
Informatics
tekli adres single address n.
tekli posta grubu post bag n.
Telecom
tekli gönderim unicast n.
tekli harmonikli bozulma single-harmonic distortion n.
tekli seçim radio buttons n.
Electric
tekli fış banana plug n.
Television
tekli ses kanalları monophonic channels n.
Textile
tekli iplik aktarma makinesi thread distributor machine n.
tekli tırabzan half double crochet n.
tekli tığ örgüsü single stitch n.
tekli tığ örgüsü ile yapmak single stitch v.
tekli tığ örgüsü yapmak single crochet v.
Construction
tek açıklıklı tekli birleşik veya kompozit lentonların önyapımlı elemanları single span single combined or the prefabricated components of composite lintels n.
Automotive
tekli cd çalar single compact disc player n.
Medical
tekli birim doz kabı single unit container n.
tekli-damar hastalığı single-vessel disease n.
Anatomy
tekli dura mater sinüsü sinus rectus n.
tekli dura mater sinüsü straight sinus n.
Pathology
tekli ve dağınık vakalar halinde gelişen hastalık sporadic disease n.
Veterinary
atlara verilen tekli ilaç dozu horse-drench n.
Food Engineering
tekli doymamış monounsaturated adj.
tekli doymuş monosaturated adj.
Math
(operatör) tekli singulary adj.
Logic
(operatör) tekli singulary adj.
Statistics
tekli randomize çalışma single randomized study n.
Physics
tekli oksijen singlet oxygen n.
Chemistry
sadece tekli bağ içeren ve hidrojenle doyurulmuş aromatik olmayan hidrokarbon serisi paraffin n.
sadece tekli bağ içeren ve hidrojenle doyurulmuş aromatik olmayan hidrokarbon serisi alkane series n.
sadece tekli bağ içeren ve hidrojenle doyurulmuş aromatik olmayan hidrokarbon serisi alkane n.
sadece tekli bağ içeren ve hidrojenle doyurulmuş aromatik olmayan hidrokarbon serisi paraffin series n.
sadece tekli bağ içeren ve hidrojenle doyurulmuş aromatik olmayan hidrokarbon serisi methane series n.
oleik asidin hidrojenizasyonu sonucunda oluşan tekli doymamış trans yağ asidi elaidic acid n.
sadece tekli bağ içeren ve hidrojenle doyurulmuş aromatik olmayan hidrokarbon serisi methane series n.
tekli doğmamış yağ monounsaturate n.
tekli doymamış yağ asidi monounsaturated fatty acid n.
tekli doymamış yağ asidi mufa (monounsaturated fatty acid) n.
hayvansal ve bitkisel yağlarda bulunup sabun yapımında kullanılan sıvı bir tekli doymamış yağ asidi oleic acid n.
tekli yağ asidinin suda çözünen tuzu soap n.
tekli, ikili veya üçlü bağı olan (organik bileşik) monounsaturated adj.
Biology
tekli hücrelerin yoğun salgı içinde bulunduğu bir büyüme şekli zoogloea n.
tekli hücrelerin yoğun salgı içinde bulunduğu büyüme şekliyle ilgili zoogloeic adj.
Botanic
tekli ve salkımlar halinde çiçek açan melez bir gül çalısı grandiflora n.
tekli ve salkımlar halinde çiçek açan melez bir gül çalısı grandiflora rose n.
Literature
tekli anlatım singulative telling n.
tekli anlatım singulative narration n.
Linguistics
tekli dönüşüm singulary transformation n.
Meteorology
tekli meteorolojik elemanlar single meteorological elements n.
Military
tekli kanal telsiz erişimi single-channel radio access n.
Sport
tekli maç singles n.
Music
tekli manyetik single coil n.
vokal veya enstrümantal bir kompozisyonda tekli kısımlar veya sesler dizisi voice-leading n.
ikiden daha fazla kayıt içeren tekli maxi-single n.
(britanya'da) iki yüz bin satan tekli silver disc n.
Printery
tekli sayfalar yerine makaraya dizili kağıtlara yazdıran (baskı makinesi) reel-fed adj.
Engineering
tekli at arabası ekka n.
Slang
tekli kaset cassingle n.