teknolojik - Turco Inglés Diccionario

teknolojik

Significados de "teknolojik" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
General
teknolojik technological adj.
The technological advancements of the last century have revolutionized the way we live our lives.
Geçtiğimiz yüzyılın teknolojik gelişmeleri hayat tarzımızda devrim yarattı.

More Sentences
Technical
teknolojik technological adj.
The technological advancements of the last century have revolutionized the way we live our lives.
Geçtiğimiz yüzyılın teknolojik gelişmeleri hayat tarzımızda devrim yarattı.

More Sentences
General
teknolojik technologic adj.
Technical
teknolojik technicological adj.
Abbreviation
teknolojik technol. adj.

Significados de "teknolojik" con otros términos en diccionario inglés turco: 135 resultado(s)

Turco Inglés
General
teknolojik devrim technological revolution n.
teknolojik afet technological disaster n.
teknolojik yenilikler technological innovations n.
teknolojik yeniliklerin (bir şeye) etkisi effect of technological innovations on n.
teknolojik tehlike technological hazard n.
teknolojik boyut technologic dimension n.
telefon vb gibi teknolojik gelişmelerin insanların arasındaki mesafeyi ortadan kaldırması glocalization n.
son teknolojik ürünler premium products n.
teknolojik ilerleme technological progress n.
teknolojik özellikler technological specifications n.
teknolojik yapı technological structure n.
doğal-teknolojik afet natural-technological disaster n.
teknolojik açık technological gap n.
teknolojik gerilik technological backwardness n.
teknolojik değişme technological change n.
teknolojik gerekircilik technological determinism n.
teknolojik aletler technological tools n.
teknolojik köpük dönemi tech bubble period n.
teknolojik olanaklar technological opportunities n.
teknolojik birikim technological experience n.
teknolojik birikim technological knowledge n.
teknolojik yenilik technological innovation n.
büyük bir teknolojik buluş technological breakthrough n.
büyük bir teknolojik yenilik technological breakthrough n.
teknolojik gelişme technological advancement n.
teknolojik gelişme technological advance n.
teknolojik gelişim technological development n.
teknolojik yol haritası technology roadmap n.
teknolojik terimler sözlüğü dictionary of technological terms n.
teknolojik terimler sözlüğü glossary of technological terms n.
teknolojik buluş technological invention n.
teknolojik çağ technological age n.
teknolojik gelişmeler technological developments n.
teknolojik gelişmeler technological advancements n.
teknolojik alet technological apparatus n.
teknolojik alet technological tool n.
teknolojik alet technological device n.
teknolojik eskime technological obsolescence n.
teknolojik alet piece of technology n.
teknolojik hükümranlık technological sovereignty n.
teknolojik donanım technological equipment n.
teknolojik hazırlık technological readiness n.
teknolojik olarak hazır olma technological readiness n.
teknolojik belirsizlik technological uncertainty n.
teknolojik duraksama technological stagnation n.
teknolojik işaret technosignature n.
teknolojik durağanlık technological stagnation n.
teknolojik imza technosignature n.
teknolojik kölelik technological slavery n.
teknolojik kuluçka makinesi tech incubator n.
aşırı kip (özellikle teknolojik aletlerde) ultracompact adj.
aşırı küçültülmüş (özellikle teknolojik aletlerde) ultracompact adj.
aşırı derli toplu (özellikle teknolojik aletlerde) ultracompact adj.
teknolojik olarak technologically adv.
Colloquial
teknolojik aletlerde uzman kimse tekkie n.
teknolojik aletlerde uzman kimse techy n.
teknolojik aletlerde uzman kimse techie n.
yeni teknolojik cihazlar kullanmaktan çekinen kimse analogue n.
teknolojik gelişim karşıtlığı luddism n.
gerçek zamanlı strateji oyunlarında oyun içinde teknolojik becerilerini/kapasitesini artırmak tech up v.
teknolojik aletlerde uzman techy adj.
teknolojik aletlerde uzman tekkie adj.
teknolojik aletlerde uzman techie adj.
Idioms
teknolojik ya da yazılımsal olarak hantal/yetersiz şey boat anchor n.
kendinden öncekilerden çok üstün özelliklere sahip olmak (teknolojik olarak) be light years away from v.
teknolojik olarak çok gelişmiş all-singing, all-dancing [uk] adj.
Trade/Economic
teknolojik gelişme technological progress n.
emek tasarrufu sağlayan teknolojik gelişme labor saving technological progress n.
teknolojik değişme technological change n.
teknolojik bağımlılık technological dependence n.
teknolojik gelişmenin ortaya çıkarttığı işsiz kimseler technologically displaced worker n.
teknolojik işsizlik technological unemployment n.
teknolojik gelişme innovation n.
emek geliştirici teknolojik ilerleme labor-augmenting technological progress n.
sermaye kullanan teknolojik ilerleme capital-using technological advance n.
ölçekten bağımsız teknolojik ilerleme scale-neutral technological progress n.
genel ekonomiye katkı yapan teknolojik yaklaşımlar technological approaches improving the overall economy n.
yatırım malına bağlı olmayan teknolojik yenilik disembodied technological change n.
üretim girdilerinin etkisini artıran teknolojik değişiklik/gelişme disembodied technological change n.
üretim girdilerinin etkisini artıran teknolojik değişiklik/gelişme disembodied technological progress n.
teknolojik yeniliklerden kaynaklı istihdam değişikliklerinin sendikalarca müzakere edilmesi technology agreement n.
Law
teknolojik önlemler technological measures n.
Politics
teknolojik işbirliği technologic cooperation n.
ileri teknolojik çalışmalar enstitüsü institute for prospective technological studies n.
teknolojik afetler technological disasters n.
iit bilimsel ve teknolojik işbirliği daimi komitesi oic standing committee for scientific and technological cooperation n.
Institutes
teknolojik gelişmeyle bilgi teknolojisinin geliştirilmesi developing european learning through technological advance n.
araştırma ve teknolojik gelişim research and technological development n.
bilimsel ve teknolojik araştırma komitesi scientific and technologicalresearch committee n.
bilimsel ve teknolojik işbirliği komitesi committee on scientific and technological cooperation n.
türkiye bilimsel ve teknolojik araştırma kurumu (tübitak) the scientific and technological research council of turkey n.
türkiye bilimsel ve teknolojik araştırma kurumu scientific and technological research council of turkey n.
Technical
teknolojik özellikler technological properties n.
teknolojik gerekircilik technological determinism n.
teknolojik tasarım engineering design n.
teknolojik eğme deneyi technological bending test n.
en son teknolojik gelişme state-of-the- art n.
teknolojik altyapı projesi technological infrastructure project n.
teknolojik sistemlerin risk analizi risk analysis of technological systems n.
teknolojik tasarımlar için temel insan vücut ölçüleri basic human body measurements for technological design n.
bir şeyi yeniden yapabilen teknolojik alet remaker n.
teknolojik tekillik technological singularity n.
teknolojik tekillik singularity n.
yapay zeka ve teknolojik gelişmelerin köklü değişimlere yol açacağı varsayımsal gelecek technological singularity n.
yapay zeka ve teknolojik gelişmelerin köklü değişimlere yol açacağı varsayımsal gelecek singularity n.
teknolojik cihazların kullanımına karşı olan antitechnology adj.
Telecom
uzun mesafeler arasında bilgi iletiminde teknolojik araçların kullanımı ile ilgilenen bilim dalı telematics n.
Aeronautic
teknolojik eleman hardware n.
Psychology
teknolojik gelişmelere ve ürünlere karşı duyulan korku neophobia n.
kentsel yaşam tarzını ve teknolojik araçları tutkuyla seven narsist kimse technosexual n.
teknolojik aletlerden ürken technophobic adj.
Pathology
teknolojik aletleri kullanma korkusu technofear n.
Marine Biology
teknolojik ilerleme technological creep n.
Astronomy
uzayın keşfini hedefleyen teknolojik bir program space program n.
Agriculture
ormancılık sektöründe araştırma ve teknolojik gelişme research and technological development in the forestry sector n.
Social Sciences
evrendeki uygarlıkların teknolojik gelişmişliklerini, kullandıkları enerji miktarına göre sınıflandıran ölçek kardashev scale n.
Education
öğretmenin işlediği konuyu video gibi teknolojik araçlarla zenginleştirerek işlemesi reverse instruction n.
öğretmenin işlediği konuyu video gibi teknolojik araçlarla zenginleştirerek işlemesi flipping the classroom n.
öğretmenin işlediği konuyu video gibi teknolojik araçlarla zenginleştirerek işlemesi flip teaching n.
öğretmenin işlediği konuyu video gibi teknolojik araçlarla zenginleştirerek işlemesi backwards classroom n.
öğretmenin işlediği konuyu video gibi teknolojik araçlarla zenginleştirerek işlemesi reverse teaching n.
Literature
gerilim duygusunu yüksek derecede teknolojik detaylarla birleştiren edebi veya sinematik eser techno-thriller n.
Archaeology
tarih öncesi eserleri teknolojik gelişim sırasına (taş, bronz ve demir) göre sınıflandırmak three age system n.
Philosophy
zihin ve bedenin fiziksel sınırlarının teknolojik araçlarla aşılması gerektiği inancı transhumanism n.
Environment
teknolojik olarak geliştirilmiş technologically enhanced adj.
Military
teknolojik kestirim technological forecasting n.
teknolojik hedefler technological objectives n.
teknolojik onarım merkezi technological repair centre n.
teknolojik tahmin technological forecasting n.
yabancı teknolojik faaliyetler analizi foreign technology analysis n.
teknolojik bomba tech bomb n.
teknolojik tehlike technological hazard n.
Slang
hayatın parçası haline gelmiş telefon, mikrodalga, bilgisayar gibi teknolojik cihazlara sahip olmayan kimse urban amish n.
Modern Slang
tablet, video oyunu gibi teknolojik oyuncaklar dışındaki futbol topu, bisiklet gibi fiziksel/geleneksel oyuncaklar analog toys n.
homo universalis'i homo superius'a dönüştüren evrimsel bio-teknolojik prosedür androidification n.