three - Turco Inglés Diccionario

three

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

three — Definition

Significado:
üç
Pronunciación (IPA):
(AmE /θriː/ – BrE /θriː/)
Categoría gramatical:
Sayı

Significados de "three" en diccionario turco inglés : 13 resultado(s)

Inglés Turco
General
three n. üç
She has three daughters.
Üç kızı var.

More Sentences
three n. 3
Three people lost their lives in the storm.
Fırtınada 3 kişi hayatını kaybetti.

More Sentences
three adj. üç
She has three daughters.
Üç kızı var.

More Sentences
Technical
three n. üç
She has three daughters.
Üç kızı var.

More Sentences
General
three n. se
three n. üç rakamı (3, III)
three n. iskambilde üçlü
three n. üçlü grup
three n. saat 3
three n. serinin üçüncü elemanı
three n. üç beden numaralı giysi
three adj. üçlü
three pron. (bir şeylerin, birilerinin) üçü

Significados de "three" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
three levels of the face n. çehrenin
three decker n. üç katlı
three dimensional flow n. üç boyutlu akış
three fourths n. dörtte üç
three levels of the face n. yüzün üç basamağı
three card monte n. üç kart oyunu
three way anova n. üç yollu anova
three dimensionality n. üç boyutluluk
three core n. üç telli
three blind mice n. bir bebek ninnisi
twenty three n. yirmi üç
three base hit n. üç adım vuruşu
three piece suit n. üç parça elbise
three stone jewellery n. üç taşlı pırlantalı mücevher
any of three radiations of heat falling in succession from the sun to the air n. cemre
three o'clock wind n. doğudan esen rüzgar
forty three n. kırk üç
sixty three n. altmış üç
land surrounded by water on its three sides n. üç tarafı denizlerle çevrili
a three-week stay n. üç haftalık bir ziyaret
small three-stringed violin n. kemençe
three-legged stool n. üç ayaklı tabure
three-bed room n. üç yataklı oda
three-roomed house n. üç odalı ev
three-dimensional display systems n. üç boyutlu görüntü sistemleri
three-wheeled van n. triportör
three-electrode tube n. triyot
top three n. ilk üç
first three n. ilk üç
one out of every three n. her üç kişiden biri
three out of four n. dörtte üçü
last three years n. son üç yıl
three quarters n. üç çeyrek
thirty three n. otuz üç
twenty three n. 23
thirty three n. 33
forty three n. 43
fifty three n. elli üç
fifty three n. 53
sixty three n. 63
seventy three n. 73
seventy three n. yetmiş üç
eighty three n. seksen üç
eighty three n. 83
ninety three n. 93
ninety three n. doksan üç
the army of three crescents n. üç hilal ordusu
three-hour application n. 3 saatlik uygulama
three-hour application n. üç saatlik uygulama
three-course meal n. üç kap yemek (başlangıç, ana yemek, tatlı vb)
the three months n. üç aylar
three meals a day n. günde üç öğün yemek
three-pronged spear n. üç çatallı zıpkın
children up to three years of age n. üç yaşına kadar olan çocuklar
three-year study n. üç yıllık/senelik çalışma
the following three years n. takip eden üç sene
the following three years n. takip eden üç yıl
three-and-a-half-hour meeting n. üç buçuk saatlik toplantı
one out of three of the patients n. hastaların üçünden bir tanesi
three hundred thousand n. üç yüz bin
three dead bodies n. üç ceset
three-hour marathon n. üç saatlik maraton
three months' rent n. üç aylık kira
three-year license n. 3 yıllık lisans
three-year license n. üç yıllık lisans
three-decker n. üç katlı ev/bina
surrounded on three sides by the sea n. üç tarafı denizlerle çevrili
one of three n. üçte biri
three-card trick n. bul karayı al parayı oyunu
three-card marney n. bul karayı al parayı oyunu
three-card shuffle n. bul karayı al parayı oyunu
three-card monte n. bul karayı al parayı oyunu
number three n. üç numara
three-day rest n. üç günlük istirahat
three tier cake n. üç katlı pasta
three quarters n. dörtte üç
three-wheeler n. triportör
three-wheeler n. 3 teker
three-ring binder n. üç halkalı klasör
a three-storey house n. üç katlı ev
three-hour class n. üç saatlik ders
three-wheeled bicycle n. üç tekerlekli bisiklet
three-year investigation n. üç senelik soruşturma
three-year investigation n. üç yıllık soruşturma
three tier document tray n. 3 katlı evrak rafı
three tier document tray n. üç katlı evrak rafı
family of three n. üç kişilik aile
family of three n. 3 kişilik aile
a family of three n. üç kişilik bir aile
a family of three n. 3 kişilik bir aile
rule of three n. üç kuralı
three of you n. üçünüz
three-digit numbers n. üç basamaklı sayılar
three-storey mall n. üç katlı alışveriş merkezi
thirty-three n. otuz üç elemanlı grup
thirty-three n. otuz üç birim
thirty-three n. arap rakamlarıyla otuz üçün simgelediği numara
three balls n. tefeci dükkanı
three-dimensional figure n. üç boyutlu şekil
three-ring circus n. üç ayrı gösterinin eşzamanlı yapıldığı sirk
three-speed n. üç vitesli bisiklet
twenty-three n. serinin yirmi üçüncü elemanı
twenty-three n. yirmi üçlü grup
big three n. küçük ve güçlü grup
three-dimensionality n. üç boyutlu olma
three-dimensionality n. üç boyutluluk
forty-three n. kırk üç beden kıyafet
forty-three n. kırk üçlük miktar
forty-three n. kırk üçlü dizi
forty-three n. kırk üç birim
forty-three n. kırk üç sayısı
forty-three n. kırk üçlü grup
forty-three n. kırk üç nesne
forty-three n. kırk üçüncü öge
sixty-three n. altmış üç birim
sixty-three n. altmış üç nesne
sixty-three n. altmış üç
sixty-three n. altmış üçlü grup
sixty-three n. altmış üçlü dizi
sixty-three n. altmış üçüncü sıra
divide by three v. üçlemek
make three v. üçlemek
rank number three v. üçüncü sırada olmak
be awarded in three categories v. üç dalda ödül almak
hear three gunshots v. üç el silah sesi duymak
lead to the deaths of three people v. üç kişinin ölümüne neden olmak
rank among the top three v. ilk üçe girmek
make love three times a day v. günde üç kez sevişmek
be surrounded on three sides by the sea v. üç tarafı denizlerle çevrili olmak
book a table for three v. üç kişilik bir masa ayırtmak
get three mortgages on the house v. evin üzerinde üç tane ipotek olmak
have the intelligence of a three year old child v. üç yaşında bir çocuğun zekasına sahip olmak
have the intelligence of a three year old child v. 3 yaşında bir çocuğun zekasına sahip olmak
be three blocks away v. üç blok ötede olmak
have a three-point lead over his opponents v. rakiplerine karşı üç puan önde olmak
be sentenced to three years v. üç yıla mahkum edilmek
be sentenced to three years v. 3 yıla mahkum edilmek
be sentenced to three years v. 3 yıla mahkum olmak
be sentenced to three years v. üç yıla mahkum olmak
kill three prisoners inside v. içeride üç mahkumu öldürmek
put it into three v. üçüncü vitese takmak
put it into three v. vitesi üçe takmak
cause the deaths of three people v. üç kişinin ölümüne neden olmak
be champion three years in a row v. üç sene üst üste şampiyon olmak
be champion three consecutive years v. üç sene üst üste şampiyon olmak
break one’s arm in three places v. kolunu üç yerinden kırmak
break one’s arm in three places v. kolunu üç yerden kırmak
split it three ways v. (kazancı vb) üçe bölmek
juggle three balls v. üç top çevirmek
twenty-three skiddoo v. def olup gitmek