to beat - Turco Inglés Diccionario

to beat

Significados de "to beat" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
beat somebody all to pieces v. pöstekisini sermek
beat somebody to a pulp v. fena halde benzetmek
beat somebody to a jelly v. pestilini çıkarmak
beat somebody to a pulp v. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat somebody to it v. atlatmak
beat somebody to death v. döverek öldürmek
beat somebody to death v. döve döve öldürmek
beat to death v. ölümüne dövmek
beat to death v. öldürene kadar dövmek
beat to death v. döverek öldürmek
Phrases
it is easy to find a stick to beat a dog expr. savunmasız birine/bir şeye saldırmak kolay
it is easy to find a stick to beat a dog expr. sahipsiz/korumasız kişileri ezmek kolay
Proverb
it is easy to find a stick to beat a dog alçacık eşeğe herkes biner
it is easy to find a stick to beat a dog alçak eşek binmeye kolay, öksüz çocuk dövmeye kolay
it is easy to find a stick to beat a dog sert bir eylemi haklı çıkarmak için bahane bulmak kolaydır
it is easy to find a stick to beat a dog köpeğini dövmek isteyene sopa bulmak kolay
Colloquial
beat to death v. işin içinden çıkıncaya kadar bıktırma pahasına uğraşmak
beat to v. (bir yere birinden) önce gitmek
beat to v. (bir şeyi birinden) önce yapmak
beat (one) to (something) v. (birinden) önde bitirmek
beat (one) to (something) v. (bir şeyi birinden) başarmak
beat to v. (bir şeyi birinden) başarmak
beat someone to something v. (birini) geçmek/yenmek
beat (one) to (something) v. (bir şeyi birinden) önce bitirmek
beat someone to something v. (bir şeyi birinden) önce yapmak
beat (one) to (something) v. (bir şeyi birinden) önce yapmak
beat someone to something v. (bir şeyi birinden) başarmak
beat to v. (birinden) önde bitirmek
beat to v. (birini) geçmek/yenmek
beat to v. (bir şeyi birinden) önce bitirmek
beat someone to something v. (bir yere birinden) önce gitmek
beat someone to something v. (bir şeyi birinden) önce bitirmek
beat someone to something v. (bir yere birinden) önce varmak
beat someone to something v. (birinden) önde bitirmek
beat (one) to (something) v. (birini) geçmek/yenmek
beat to v. (bir yere birinden) önce varmak
beat (one) to (something) v. (bir yere birinden) önce gitmek
beat to v. (bir yere birinden) önce gelmek
beat (one) to (something) v. (bir yere birinden) önce gelmek
beat someone to something v. (bir yere birinden) önce gelmek
beat (one) to (something) v. (bir yere birinden) önce varmak
beat (one) to it v. (birinden) hızlı davranmak
beat (one) to it v. (birinden) önce davranmak
beat (one) to it v. (birinden) erken davranmak
beat to it v. erken davranmak
beat to it v. önüne geçmek
beat to it v. önce davranmak
beat to it v. hızlı davranmak
beat someone to it v. atı alıp üsküdar'ı geçmek
to beat all expr. imanına kadar
to beat all expr. en çok
you beat me to it expr. benden önce davrandın
Idioms
stick to beat (someone or something) with n. kızmak/söylenmek/eleştirmek için bahane
a stick with which to beat someone [brit] n. söylenmek/eleştirmek için bahane
a stick to beat someone or something with n. karşıdakine karşı silah olarak kullanılan olay
stick to beat (someone or something) with n. söylenmek/eleştirmek için bahane
a rod to beat somebody with n. kızmak/söylenmek/eleştirmek için bahane
a stick to beat somebody with n. kızmak/söylenmek/eleştirmek için bahane
a stick with which to beat someone [brit] n. üstüne gitmek/cezalandırmak için bulunan açık
a stick to beat somebody with n. üstüne gitmek/cezalandırmak için bulunan açık
stick to beat (someone or something) with n. üstüne gitmek/cezalandırmak için bulunan açık
a rod to beat somebody with n. üstüne gitmek/cezalandırmak için bulunan açık
stick to beat (someone or something) with n. üstüne gitmek/cezalandırmak için bulunan açık
stick to beat (someone or something) with n. karşıdakine karşı silah olarak kullanılan olay
a stick with which to beat someone [brit] n. karşıdakine karşı silah olarak kullanılan olay
a rod to beat somebody with n. karşıdakine karşı silah olarak kullanılan olay
stick to beat (someone or something) with n. karşıdakine karşı silah olarak kullanılan olay
a stick to beat somebody with n. karşıdakine karşı silah olarak kullanılan olay
stick to beat (someone or something) with n. (birini) azarlamak/paylamak için bahane
stick to beat (someone or something) with n. bahanesi/sebebi olma
stick to beat (someone or something) with n. bahane ederek azarlama/paylama
a stick to beat somebody with n. (birini) azarlamak/paylamak için bahane
a rod to beat somebody with n. bahane ederek azarlama/paylama
a rod to beat somebody with n. bahanesi/sebebi olma
a stick to beat somebody with n. bahanesi/sebebi olma
a stick to beat somebody with n. bahane ederek azarlama/paylama
a rod to beat somebody with n. (birini) azarlamak/paylamak için bahane
a stick to beat someone with [uk] n. bahane ederek azarlama/paylama
a stick with which to beat someone [uk] n. bahanesi/sebebi olma
a stick to beat someone with [uk] n. bahanesi/sebebi olma
a stick with which to beat someone [uk] n. (birini) azarlamak/paylamak için bahane
a stick to beat someone with [uk] n. (birini) azarlamak/paylamak için bahane
a stick with which to beat someone [uk] n. bahane ederek azarlama/paylama
a stick to beat someone or something with n. aba altından sopa gösterme
a stick to beat somebody with n. bahane ederek azarlama/paylama
a rod to beat somebody with n. birine kızmak/söylenmek/eleştirmek için bahane
a stick to beat somebody with n. karşıdakine silah olarak kullanılan olay
a stick to beat somebody with n. birini azarlamak/paylamak için bahane
a stick to beat somebody with n. birine kızmak/söylenmek/eleştirmek için bahane
a rod to beat somebody with n. birinin üstüne gitmek/birini cezalandırmak için bulunan açık
a stick to beat somebody with n. birinin üstüne gitmek/birini cezalandırmak için bulunan açık
a rod to beat somebody with n. karşıdakine silah olarak kullanılan olay
a rod to beat somebody with n. bahane ederek azarlama/paylama
a rod to beat somebody with n. birini azarlamak/paylamak için bahane
beat to within an inch of life v. öldüresiye dövmek
beat a path to one's door v. birinin kapısını aşındırmak
beat someone to his knees v. dize getirmek
beat a path to someone's door v. kapısını aşındırmak
beat to the draw v. erken davranmak
beat to the punch v. erken davranmak
beat a path to someone's door v. kapısına üşüşmek
beat a path to someone's door v. kapısına yığılmak
beat to the punch v. başkasından önce davranmak
march to (the beat of) a different drummer v. ayrı telden çalmak
beat someone down to size v. boyunun ölçüsünü almak
beat someone down to size v. dersini vermek
beat someone to the punch v. erken davranmak
beat somebody to it v. erken davranmak
beat somebody to the punch v. önce davranmak
beat somebody to the punch v. erken davranmak
beat somebody to a pulp v. pestilini çıkarmak
beat somebody to it v. önce davranmak
beat someone to the draw v. erken davranmak
beat someone to the punch v. önce davranmak
beat someone to the draw v. önce davranmak
beat someone to something v. birşeyi birinden önce yapmak
beat someone to something v. birini alt etmek
beat somebody to within an inch of their life v. öldüresiye dövmek
beat up to a pulp v. öldüresiye dövmek
beat up to a pulp v. pestilini çıkarmak
move to the beat v. tempoya ayak uydurmak
play to the beat v. ritme göre çalmak
play to the beat v. ritme ayak uydurarak çalmak
march to the beat of one's own drum v. standartlara uymayan bir şekilde hareket etmek
march to a different beat v. farklı/ayrı bir yol tutturmak/izlemek
march to a different beat v. marjinal/farklı olmak
march to a different beat v. sıra dışı bir/hayat/yaşam tarzı seçmek
march to a different beat v. aykırı olmak
march to a different beat v. farklı/ayrı telden çalmak
beat (something) all to pieces v. (bir şeyden) gömlek gömlek üstün olmak
beat (something) all to pieces v. (bir şeyi) sollamak
beat (something) all to pieces v. (bir şeyin) tozunu attırmak
beat (something) all to pieces v. (bir şeyden) çok daha iyi olmak
march to (the beat of) a different drum v. sıra dışı bir hayat/yaşam tarzı seçmek
march to (the beat of) a different drum v. aykırı olmak/davranmak
march to (the beat of) a different drum v. standartların dışında hareket etmek
march to (one's) own beat v. aykırı olmak/davranmak
march to (the beat of) a different drum v. marjinal olmak/davranmak
march to (the beat of) a different drum v. farklı/ayrı bir yol tutturmak/izlemek
march to (one's) own beat v. topluma ayak uydurmamak
march to (one's) own beat v. kendi kafasına göre yaşamak
march to (one's) own beat v. kendi bildiği gibi yapmak/davranmak/yaşamak
march to (one's) own beat v. standartların dışında hareket etmek
march to (one's) own beat v. standartlara uymamak
march to (the beat of) a different drum v. farklı/ayrı telden çalmak
march to (the beat of) a different drum v. standartlara uymamak
march to (the beat of) a different drum v. toplumsal normlara uymamak
march to (the beat of) a different drum v. farklı olmak/hareket etmek
march to (one's) own beat v. toplumsal normlara uymamak
march to (one's) own beat v. bildiğini okumak