toplu halde - Turco Inglés Diccionario

toplu halde

Significados de "toplu halde" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
General
toplu halde en masse adv.
We will be going to Laeken en masse to protest against the European Union's policy.
Avrupa Birliği'nin politikasını protesto etmek için toplu halde Laeken'e gideceğiz.

More Sentences
toplu halde indiscrete adj.
toplu halde gregariously adv.
toplu halde agreat adv.
toplu halde aggregately adv.
Idioms
toplu halde in a body expr.
Librarianship
toplu halde volumed adj.

Significados de "toplu halde" con otros términos en diccionario inglés turco: 40 resultado(s)

Turco Inglés
General
insanların ve hayvanların toplu halde ve uzun mesafelerde yer değiştirmesi migration n.
toplu halde yaşama gregariousness n.
toplu halde yapılan büyük göç exodus n.
yeni bir yere toplu halde giriş invasion n.
toplu halde yaşamak hive v.
toplu halde iğneler batırmak pincushion v.
(toplu halde) erzak tedarik etmek victual v.
toplu halde üretmek mass-produce v.
toplu halde yaşayan social adj.
toplu halde yaşayan gregarious adj.
toplu halde yaşayan amadelphous adj.
toplu halde yaşayan subsocial adj.
derli toplu bir halde sprucely adv.
derli toplu bir halde spruce adv.
Phrasals
toplu halde öldürmek mow down v.
(bir şeyden/yerden) toplu halde çıkmak/dağılmak swarm out (of something or some place) v.
bir şeyden toplu halde çıkmak/dağılmak swarm out of something v.
toplu halde imha etmek wipe out v.
toplu halde kökünü kazımak wipe out v.
'-den toplu halde çıkmak/dağılmak swarm out of v.
Idioms
bir cep telefonu çaldığında herkesin telefonuna sarılmasını toplu halde yapılan macarena dansına benzeten bir söz cellular macarena n.
toplu halde ayrılmak leave in a body v.
toplu halde gitmek go in a body v.
Politics
toplu halde vatandaşlığa alma collective naturalization n.
toplu halde vatandaşlığa kabul etme collective naturalization n.
oyların bir eğilim oluşturacak şekilde toplu halde değişimi break n.
Tourism
(toplu halde) oteller hoteldom n.
Media
yerel gazetelerin iç sayfalarına basılması için ucuza toplu halde tedarik edilen hazır güncel haber sayfası patent insides n.
Textile
eğirirken (lif ağı, şeridi veya fitillerini) toplu halde azaltmak draft v.
Psychology
toplu halde yaşayıp uyum sağlamaya yönelik teorik bir insan içgüdüsü herd instinct n.
Zoology
toplu halde yaşayan böcek social insect n.
toplu halde bulunan penguen yuvaları town n.
toplu halde yaşamayan ungregarious adj.
Botanic
toplu halde yetişmeyen ungregarious adj.
toplu halde büyüyen stamenleri olan -adelphous suf.
Card
toplu halde değerlendirilen bir grup teklif bidding n.
Ornithology
balıkçınların toplu halde çiftleştiği yer ternery n.
Entomology
orman çadır güvesinin halıya benzer ağlar ören, yaprak döken ağaçların yaprakları için zararlı olan toplu halde yaşayan larvaları forest tent caterpillar n.
toplu halde yaşayan larvaları halıya benzer ağlar ören, yaprak döken ağaçların yaprakları için zararlı kuzey amerika'ya özgü bir güve malacosoma disstria n.
orman çadır güvesinin halıya benzer ağlar ören, yaprak döken ağaçların yaprakları için zararlı olan toplu halde yaşayan larvaları malacosoma disstria n.