toplumdan - Turco Inglés Diccionario

toplumdan

Significados de "toplumdan" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
toplumdan socially adv.

Significados de "toplumdan" con otros términos en diccionario inglés turco: 74 resultado(s)

Turco Inglés
General
toplumdan uzaklaştırma ostracism n.
toplumdan dışlanmış kimse pariah n.
toplumdan uzak yaşama seclusion n.
toplumdan uzak yaşayan kimse recluse n.
toplumdan kopan kimse dropout n.
toplumdan uzak yaşama reclusion n.
toplumdan elini eteğini çekmiş zamanını bilgisayar başında geçiren kişi (jp) hikikomori n.
toplumdan kaçan kimse anchorite n.
toplumdan dışlanma the state of being ostracized n.
toplumdan dışlanma ostracisation n.
toplumdan dışlanma ostracization n.
toplumdan dışlanma the state of being ostracised n.
toplumdan uzak yaşama recluseness n.
toplumdan dışlanma ve ağır iş cezası içeren mahkumiyet reclusion n.
toplumdan uzak yaşama reclusiveness n.
toplumdan dışlanmış halde yaşama reclusion n.
toplumdan dışlanan kimse untouchable n.
toplumdan dışlanan kimseler untouchables n.
toplumdan dışlanmış sayılan kimse offscourings n.
toplumdan dışlanmış sayılan kimse offscouring n.
toplumdan kaçma dissociality n.
toplumdan dışlanan kimse ishmael n.
toplumdan dışlanmış kimse discard n.
toplumdan dışlanma pariahism n.
kendi isteğiyle toplumdan uzak duran kimse seclusionist n.
toplumdan uzak yaşayan kimse solitudinarian n.
toplumdan uzak kimse solitary n.
toplumdan dışlamak exclude from society v.
toplumdan dışlamak ostracize from society v.
toplumdan dışlamak expel from society v.
kendini toplumdan dışlamak detach oneself from society v.
toplumdan dışlamak cast someone out of the community v.
toplumdan dışlamak cast out v.
toplumdan dışlanmak be ostracized v.
toplumdan dışlanmak be ostracised v.
toplumdan dışlanmak be excluded from the society v.
kendini toplumdan soyutlamak detach oneself from society v.
toplumdan izole etmek seclude [obsolete] v.
toplumdan dışlamak outcast v.
toplumdan izole bir biçimde yaşayan reclusive adj.
toplumdan kovulmuş outcast adj.
dini nedenlerden ötürü toplumdan uzaklaşma reclusive adj.
toplumdan kaçan antisocial adj.
toplumdan dışlanmış outcast adj.
toplumdan atılmış outcast adj.
toplumdan elini eteğini çekmiş reclusive adj.
toplumdan uzaklaşmış reclusive adj.
toplumdan kaçan asocial adj.
toplumdan uzak yaşamaya ilişkin umbratic adj.
toplumdan uzak yaşamaya ilişkin umbratical adj.
sivil toplumdan çıkan civilian adj.
kendini toplumdan soyutlamaya meyilli segregative adj.
toplumdan dışlanan untouchable adj.
toplumdan izole bir şekilde yaşayarak reclusively adv.
toplumdan uzak in isolation adv.
toplumdan uzak yaşayarak reclusely [rare] adv.
toplumdan uzak yaşayarak reclusively adv.
Phrasals
toplumdan uzaklaştırmak cast out v.
toplumdan uzaklaştırmak/izole etmek put somebody away v.
toplumdan uzaklaştırmak/izole etmek put away somebody v.
Colloquial
toplumdan gelen olumsuz tepki a hue and cry n.
uyuşturucu kullanımı sebebiyle toplumdan ayrışmış kimse head n.
Idioms
(çok sayıda erkekle ilişkiye girdiğinden dolayı toplumdan dışlanmış) basit kadın a scarlet woman n.
toplumdan gizlenen under (the) hatches expr.
Politics
engellilere günlük yaşam deneyimlerini onları toplumdan izole etmeden sunma politikası normalization n.
Medical
toplumdan edinilmiş pnömoni community-acquired pneumonia n.
toplumdan kazanılmış metisiline dirençli staphylococcus aureus enfeksiyonu community-acquired methicillin-resistant staphylococcus aureus infection n.
Psychology
insanlardan veya toplumdan korkma anthropophobia n.
toplumdan veya insanlardan korkma sociophobia n.
toplumdan uzak durma apanthropy n.
toplumdan korkan anthropophobic adj.
Archaic
toplumdan uzak yaşamaya ilişkin umbratic adj.
Slang
toplumdan dışlanan way-out [us] adj.
Modern Slang
toplumdan ayrı yaşayan sanatçı a poète maudit n.