| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | transition n. | geçiş | ||
|
The transition from university to work can be tricky. Üniversiteden işe geçiş zor olabilir. More Sentences |
||||
| Common Usage | transition n. | intikal | ||
| General | ||||
| General | transition v. | geçiş yapmak | ||
|
Perhaps they still work there and they can’t transition it. Belki de hala orada çalışıyorlar ve geçiş yapamıyorlar. More Sentences |
||||
| General | transition v. | geçiş | ||
|
An effective orientation training can provide a smoother transition into your job. Etkili bir oryantasyon eğitimi, işinize daha rahat bir geçiş yapmanızı sağlayabilir. More Sentences |
||||
| Trade/Economic | ||||
| Trade/Economic | transition n. | geçiş | ||
|
The transition from university to work can be tricky. Üniversiteden işe geçiş zor olabilir. More Sentences |
||||
| Technical | ||||
| Technical | transition n. | geçiş | ||
|
The transition from university to work can be tricky. Üniversiteden işe geçiş zor olabilir. More Sentences |
||||
| Social Sciences | ||||
| Social Sciences | transition n. | geçiş süreci | ||
|
Nevertheless, despite this positive outcome, the referendum is only a first step in the political transition underway. Ancak bu olumlu sonuca rağmen referandum, devam etmekte olan siyasi geçiş sürecinin yalnızca ilk adımıdır. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | transition n. | geçme | ||
| General | transition n. | bağlantı | ||
| General | transition n. | değişme | ||
| General | transition n. | dönüşüm | ||
| General | transition v. | cinsiyetini değiştirmek | ||
| General | transition v. | değişmek | ||
| General | transition v. | değiştirmek | ||
| General | transition N. | dönüşüm süreci | ||
| Trade/Economic | ||||
| Trade/Economic | transition n. | intikal | ||
| Law | ||||
| Law | transition n. | intikal | ||
| Technical | ||||
| Technical | transition n. | dönüşüm | ||
| Technical | transition n. | intikal | ||
| Architecture | ||||
| Architecture | transition n. | batı avrupa'da 11. ve 12. yüzyılın başlarında kullanılan bir mimari stil | ||
| Traffic | ||||
| Traffic | transition n. | rakortman | ||
| Medical | ||||
| Medical | transition n. | transisyon | ||
| Physiology | ||||
| Physiology | transition n. | rahimde şiddetli kasılma ve servikal dilatasyon ile karakterize edilen doğum süreci | ||
| Physics | ||||
| Physics | transition n. | elektronunun, çekirdeğin veya molekülün enerji seviyesindeki ani değişiklik | ||
| Biochemistry | ||||
| Biochemistry | transition n. | pirimidinin başka bir pirimidin ile, bir pürinin ise başka bir pürin ile değiştirildiği nokta mutasyonu | ||
| Biochemistry | transition n. | değişim | ||
| Marine Biology | ||||
| Marine Biology | transition n. | intikal | ||
| Social Sciences | ||||
| Social Sciences | transition n. | uyum süreci | ||
| Social Sciences | transition n. | kişinin doğumda kendisine atanmış cinsiyet yerine kendi cinsiyetiyle algılanmak adına yaşadığı süreç | ||
| Literature | ||||
| Literature | transition n. | bir cümle veya paragrafı takip eden cümle veya paragrafa bağlayan bölüm | ||
| Geography | ||||
| Geography | transition adj. | her iki tarafındaki bölgelerin bitki ve hayvanlarını içeren (biyocoğrafik bölge) | ||
| Basketball | ||||
| Basketball | transition n. | defanstan hücuma geçiş | ||
| Basketball | transition n. | hücumdan defansa geçiş | ||
| Football | ||||
| Football | transition n. | oyun akarken savunmadan hücuma veya hücumdan savunmaya geçme | ||
| Football | transition v. | oyun akarken savunmadan hücuma veya hücumdan savunmaya geçmek | ||
| Music | ||||
| Music | transition n. | bir perde veya tondan diğerine geçiş | ||
| Music | transition n. | geçici modülasyon | ||
| Music | transition n. | eşik | ||
| Cinema | ||||
| Cinema | transition n. | dramatik sahneler arası geçiş | ||