treated - Turco Inglés Diccionario

treated

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "treated" en diccionario turco inglés : 7 resultado(s)

Inglés Turco
Technical
treated adj. işlenmiş
Tungsten ores are treated with alkalis to produce WO3.
Tungsten cevherleri WO3 üretmek için alkalilerle işlenir.

More Sentences
Medical
treated adj. tedavi edilmiş
Elderly patients treated with TCF should be closely monitored.
TCF ile tedavi edilen yaşlı hastalar yakından izlenmelidir.

More Sentences
General
treated adj. işlem görmüş
treated adj. arıtılmış
treated adj. davranılmış
Technical
treated adj. ısıyla sertleştirilmiş
treated adj. işlem görmüş

Significados de "treated" con otros términos en diccionario inglés turco: 116 resultado(s)

Inglés Turco
General
treated sewage n. arıtılmış pissu
insecticide-treated net n. ilaçlı cibinlik
insecticide-treated mosquito net n. ilaçlı cibinlik
insecticide treated bed net n. sıtma hastalığından korunmak için kullanılan böcek öldürücü tedavi yatak filesi/ağı
be treated like a criminal v. suçlu muamelesi görmek
be treated v. bakılmak
be treated v. tedavi olmak
be treated v. tedavi görmek
be treated with caution v. dikkat göstererek
be treated with great respect v. el üstünde tutulmak
be treated unjustly v. zarar gelmek
be unjustly treated v. mağdur edilmek
be treated v. davranılmak
be ill-treated v. horlanmak
be treated as v. gibi davranılmak
be treated as v. gibi muamele görmek
have someone treated v. birini tedavi ettirmek
have one's illness treated v. hastalığını tedavi ettirmek
be treated badly v. kötü muamele görmek
be treated badly v. fena muamele görmek
be treated v. muamele görmek
be treated like a second-class citizen v. ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmek
be treated v. işlem görmek
be treated for smoke inhalation v. duman solumadan dolayı tedavi görmek
be treated as a fool v. enayi yerine konmak
be treated v. işlemden geçmek
be treated badly v. kötü bir muameleye tabi tutulmak
be treated badly v. kötü bir muamele görmek
heat treated adj. tavlı
ill-treated adj. hırpalanmış
ill-treated adj. kötü kullanılmış
ill-treated adj. hor kullanılmış
ill-treated adj. suistimale uğramış
ill-treated adj. kötü muamele görmüş
Colloquial
treat people the way you want to be treated expr. kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapma
treat people the way you want to be treated expr. kendine davranılmasını istediğin şekilde davran insanlara
treat people the way you want to be treated expr. insanlara kendine davranılmasını istediğin şekilde davran
Speaking
he treated me to a beer expr. bana bir bira ısmarladı
I treated myself to a new dress expr. paraya kıyıp kendime yeni bir elbise aldım
don't treat people the way you don't want to be treated expr. kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapma
you will be treated like family expr. ailedenmiş gibi muamele göreceksin
Technical
treated portland cement n. işlenmiş portland çimentosu
treated air n. işlenmiş hava
bituminous treated base n. bitümlü temel
treated water n. arıtılmış su
treated pile n. emprenye edilmiş kazık
treated timber n. iyileştirilmiş kereste
treated sewage n. işlenmiş pissu
treated air n. temizlenmiş hava
treated air n. sağalmış hava
wax treated corrugated paperboard n. mum ile işleme tabi tutulmuş oluklu mukavva
heat-treated material n. ısı uygulanan malzeme
heat-treated material n. ısı işlemine tabi tutulan malzeme
heat treated steel n. ısıl işlem uygulanmış çelik
heat treated alloy n. ısıl işlem uygulanmış alaşım
heat-treated rails n. ısıl işlemli raylar
vacuum treated steel n. vakum işlemi uygulanmış çelik
mill-heat-treated steels n. fabrika çıkışlı ısıl işlemli çelikler
heat-treated steel n. ısıl işlem uygulanmış çelik
heat-treated cast carbon steels n. ısıl işleme tabi tutulmuş karbonlu çelik dökümler
heat-treated steel n. ısıl işlem görmüş çelik
treated water deaerator n. yumuşak su degazörü
treated water pump n. yumuşak su pompası
soil treated by hydraulic binder n. hidrolik bağlayıcı ile işleme tabi tutulmuş zemin
soil treated by lime n. kireç ile işleme tabi tutulmuş zemin
be treated v. işlem görmek
heat treated adj. ısı işlemi uygulanmış
heat treated adj. tavlı
heat treated adj. tavlanmış
heat treated adj. sıcak işlenmiş
ultra heat-treated adj. yüksek ısıya tabi tutulmuş
silicone varnish-treated adj. silikon vernikle işlem görmüş
polyester varnish-treated adj. polyester vernikle işlem görmüş
polyesterimide varnish-treated adj. polyesterimid vernikle işlem görmüş
polyesterimide varnish-treated adj. poliesterimid vernikle işlem görmüş
heat treated adj. ısıl işlem uygulanmış
silicone varnish-treated adj. silikon vernikli
surface-treated adj. yüzey işlemi görmüş
pre-treated adj. önceden işleme tabi tutulmuş
pre-treated adj. önceden işlenmiş
pre-treated adj. ön işlenmiş
Construction
cement treated adobe brick n. çimentolu kerpiç blok
vacuum treated concrete floor n. vakumlu beton döşeme
Woodworking
preservative-treated solid wood n. emprenye edilmiş masif ahşap
preservative-treated wood n. emprenye edilmiş ahşap
treated timber n. işleme tabi tutulmuş odun
preservative-treated wood n. koruyucu uygulanmış ahşap
preservative-treated solid wood n. koruyucu ile emprenye edilmiş masif ahşap
Medical
treated water n. temizlenmiş su
early treated patient n. erken tedavi edilen hasta
metastatic non-small-cell lung carcinoma treated with gefitinib n. gefitinib ile tedavi edilen metastatik küçük hücreli dışı akciğer kanseri
gefitinib-treated patient n. gefitinib ile tedavi edilen hasta
treated with voriconazole n. vorikonazol ile tedavi edilen
puva-treated psoriasis patient n. puva tedavisi alan psoriasis hastası
surgically treated foreign body ingestion n. cerrahi olarak tedavi edilmiş yabanci cisim alımı
surgically treated laryngeal cancer patient n. cerrahi tedavi uygulanmış larenks kanserli hasta
be treated by endobronchial approach v. endobronşiyal yolla tedavi edilmek
be surgically drained and medically treated v. cerrahi drenaj ve medikal yöntemlerle tedavi edilmek
Dentistry
severely damaged endodontically treated teeth n. endodontik olarak tedavi görmüş ve ciddi anlamda harabiyet gösteren dişler
Food Engineering
foods and food ingredients treated with ionising radiation n. iyonize radyasyona maruz kalmış gıda muhteviyatı
establishment of a community list of foods and food ingredients treated with ionising radiation n. iyonize radyasyona maruz kalmış gıda muhteviyatı ile ilgili topluluk listesi oluşturulması
heat-treated milk n. ısıl işlem görmüş süt
uht-treated adj. uht işlemine tabi tutulmuş
Chemistry
acid-treated heavy paraffinic n. asit ile işlem görmüş ağır parafinik
acid-treated heavy naphthenic n. asit ile işlem görmüş ağır naftenik
partially treated water n. kısmen işlenmiş su
be treated with sodium hydroxide v. sodyum hidroksitle muamele edilmek
silicic acid-treated adj. silisik asit ile muamele edilmiş
carbon-treated adj. karbon ile muamele edilmiş
hydro-treated adj. hidrojenle muamele edilmiş
clay-treated adj. kil ile muamele edilmiş
alumina-treated adj. aluminyum ile muamele edilmiş
Environment
treated sludge n. arıtılmış çamur
secondary treated wastewater n. ikincil arıtılmış atıksu
secondary treated urban wastewater n. ikincil arıtılmış kentsel atıksu
Printery
treated waste water n. arıtılmış atık su