tuzlu - Turco Inglés Diccionario

tuzlu

Significados de "tuzlu" en diccionario inglés turco : 26 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
tuzlu saline adj.
A saline drink can balance your blood pressure.
Tuzlu bir içecek kan basıncınızı dengeleyebilir.

More Sentences
tuzlu salty adj.
The soup is too salty to eat.
Çorba yenemeyecek kadar tuzlu.

More Sentences
tuzlu salted adj.
The rice is placed in salted hot water for 30 minutes.
Pirinç tuzlu sıcak suda 30 dakika bekletilir.

More Sentences
General
tuzlu salt adj.
Saltwater is also called saline water.
Tuzlu suya ayrıca tuzu olan su da denir.

More Sentences
tuzlu salty adj.
The soup is too salty to eat.
Çorba yenemeyecek kadar tuzlu.

More Sentences
Technical
tuzlu salty adj.
The soup is too salty to eat.
Çorba yenemeyecek kadar tuzlu.

More Sentences
tuzlu saline adj.
A saline drink can balance your blood pressure.
Tuzlu bir içecek kan basıncınızı dengeleyebilir.

More Sentences
General
tuzlu briny adj.
tuzlu pricy adj.
tuzlu saliferous adj.
tuzlu brackish adj.
tuzlu dear adj.
tuzlu pricey adj.
tuzlu brack [dialect] adj.
tuzlu bracky adj.
tuzlu saliniferous adj.
tuzlu salinous adj.
tuzlu salsamentarious adj.
tuzlu saltish adj.
tuzlu savory adj.
tuzlu savoury adj.
Technical
tuzlu saliferous adj.
tuzlu salinated adj.
tuzlu saliferrus adj.
Physics
tuzlu brinish adj.
Geology
tuzlu solonetzic adj.

Significados de "tuzlu" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
tuzlu bataklık saline n.
yemek sonunda yenen tuzlu şey savory n.
tuzlu pınar saline n.
tuzlu su salt water n.
yuvarlak ve tuzlu bir ekmek türü corn muffin n.
tuzlu su brackish water n.
yemek sonunda yenen tuzlu şey savoury n.
suyu tuzlu olan göl salt lake n.
tuzlu kraker saltine n.
tuzlu karides brine shrimp n.
tuzlu çanak salt flat n.
tuzlu balık salt fish n.
tuzlu bisküvi soda cracker n.
tuzlu suda su verme brine quenching n.
tuzlu göl salt lake n.
tuzlu bataklık salt marshes n.
tuzlu bataklıklar salt marshes n.
tuzlu bataklık salt swamp n.
hafif tuzlu su brackish water n.
tuzlu su brine n.
tuzlu su havuzu salt-water pool n.
tuzlu bataklık salina n.
tuzlu su salty water n.
tuzlu su balığı saltwater fish n.
bir tür tuzlu bisküvi cracknel n.
kenarları tuzlu bardak salt-rimmed glass n.
tuzlu kurabiye salty cookies n.
tuzlu su odası saltwater room n.
tuzlu buzlu su saline ice water n.
tuzlu su brack [dialect] n.
tuzlu suyun buharlaştırılması ile tuz elde etmede kullanılan havuz pan n.
bir galon veya bir fit küp tuzlu sudaki libre cinsinden tuz miktarı poundage n.
doğal tuzlu su alanlarından tuz toplayan kimse salt raker n.
tuzlu çubuk kraker salt stick n.
tuzlu su sea n.
tuzlu su havuzu sea pool n.
insanların izlemesi için deniz hayvanlarının tutulduğu tuzlu su alanı seaquarium n.
tuzlu suyun donmaya başladığı sırada oluşan inkoheran buz kristalleri slush n.
tuzlu atıştırmalık savoury n.
tuzlu atıştırmalık savory n.
tuzlu suya bastırmak souse v.
tuzlu hale gelmek salinise v.
tuzlu hale gelmek salinize v.
daha az tuzlu hale getirmek freshen v.
tuzlu suya bastırmak sowce [obsolete] v.
hafif tuzlu brackish adj.
kadar tuzlu as salt as adj.
tuzlu suya özgü saltwater adj.
çok tuzlu briny adj.
tuzlu olmayan (su) fresh adj.
tuzlu suda yaşayan saltwater adj.
(su) hafif tuzlu brackish adj.
aşırı tuzlu hyper-saline adj.
tuzlu su (ile ilgili) saltwater adj.
daha tuzlu costlier adj.
tuzlu suyu olmayan brineless adj.
tuzlu ve asidik salso-acid adj.
tuzlu (tat) salt adj.
tuzlu suyla dolu salt adj.
tuzlu ve asidik tadı olan salso-acid adj.
çok tuzlu salsuginous adj.
tuzlu toprakta yetişebilen salsuginous adj.
tuzlu su katılmış salt adj.
tuzlu suda olan saltwater adj.
tuzlu suda geçen saltwater adj.
deniz suyu ile tuzlu hale gelmiş sea-salt adj.
az tuzlu subsaline adj.
hafif tuzlu subsaline adj.
tuzlu sayılan subsaline adj.
tuzlu-tatlı karışık brackish adj.
tuzlu şekilde saltly adv.
tuzlu şekilde saltishly adv.
tuzlu tart quiche N.
Phrases
tuzlu olacak it will cost you expr.
tuzlu olacak it/that will cost (one) expr.
Colloquial
tuzlu su timsahı saltie n.
Idioms
çok tuzlu fiyat fancy price n.
biraz tuzlu a little (bit) steep expr.
biraz tuzlu a little (bit) pricey expr.
Industry
(tuz üretiminde) tuzlu su taşıma haznesi clearer n.
Technical
tuzlu su brine n.
tuzlu su saltwater n.
tuzlu eriyik suit solution n.
tuzlu çözelti suit solution n.
tuzlu su tankı brine tank n.
tuzlu su saline water n.
tuzlu su devresi salt water system n.
tuzlu su çevrimi brine circuit n.
tuzlu zemin saline soil n.
tuzlu su soğutucusu brine cooler n.
tuzlu çamur salty mud n.
tuzlu su sistemi brine system n.
tuzlu su püskürtme dondurma sistemi brine spray refrigerating system n.
hafif tuzlu su brackish water n.
tuzlu suda su verme brine quenching n.
tuzlu suda soğutma brine cooling n.
tuzlu-alkali zemin saline-alkali soil n.
tuzlu su havuzu salt-water basin n.
tuzlu su girişimi salt-water instrusion n.
tuzlu-alkali su saline-alkaline water n.
tuzlu su haslığı fastness saltwater n.
tuzlu su seawater n.
tuzlu eriyik salt solution n.
tuzlu su devresi brine circuit n.
hafif tuzlu suyu ters ozmoz yöntemiyle içme suyuna dönüştürme sistemi brackish water reverse osmosis system n.
tuzlu suda özütleme brine leaching n.
tuzlu su salt water n.
tuzlu su havuzu brine pit n.
tuzlu suda suverme brine quenching n.
suverme tuzlu suyu quenching brine n.
tuzlu çözelti damlacıkları korozyon deneyi saline droplets corrosion test n.
tuzlu atmosfer salty atmosphere n.
tuzlu su çözeltisiyle ıslatılmış havlu saline-soaked towel n.
tuzlu buharla yıpranmaya direnç resistance to ageing by salt mist n.
tuzlu sprey tesi salt spray test n.
tuzlu sis testi salt spray test n.
tuzdan süzülmüş doygun tuzlu su leach n.
saratoga'da bulunan congress kaynağından gelen tuzlu kaynak suyu congress water n.
tuzlu suyu buharlaştırmak için kullanılan bir alet salt block n.
erimiş camın yüzeyinde oluşan tuzlu beyazımsı cüruf sandever n.
erimiş camın yüzeyinde oluşan tuzlu beyazımsı cüruf sandiver n.
tuzlu yapmak sality v.
tuzlu gibi saltish adj.
tuzlu-kuru salty-dry adj.
tuzlu-yaş salty-wet adj.
eş tuzlu isosmotic adj.
eş tuzlu isotonic adj.
tuzlu bir biçimde saltily adv.
Textile
tuzlu su haslığı fastness to saltwater n.
Automotive
tuzlu su testi salt spray test n.
Marine
tuzlu su bataklığı salt marsh n.
hafif tuzlu brackish water n.
hafif tuzlu bölge brackish water region n.
tuzlu rüzgar hasarı salty wind damage n.
Medical
fizyolojik tuzlu su physiological saline n.
az tuzlu diyet low salty diet n.
Pathology
tuzlu balgam scury n.
Optics
kontakt lens denenmesi için tuzlu su çözeltisi salina solution for contact lens testing n.
Food Engineering
tatlı veya tuzlu sulara maruz kalan pirinç brass exposed to fresh or saline waters n.
tuzlu karamel salted caramel n.
kurutulmuş tuzlu et salt junk n.
kurutulmuş tuzlu et salt junk n.
kurumakta olan tuzdan süzülen tuzlu su leach brine n.
tuzlu gıda maddesi ile karıştırılmış tereyağı butter n.
Gastronomy
tuzlu su balığı salt water fish n.
yumurta sarısı şarap ve hardal veya karabiber gibi tuzlu çeşni kullanılarak yapılan bir tür sos sabayon n.
tuzlu su balığı sea fish n.
tuzlu su balığı sea-fish n.
tuzlu tart hamuru shortcrust pastry n.
soğuk et ya da tavuk kaplamada kullanılan tuzlu veya tatlı jöleli sos chaudfroid n.