uykuda - Turco Inglés Diccionario

uykuda

Significados de "uykuda" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
General
uykuda asleep adj.
I do not think one can say that Parliament has been asleep.
Parlamentonun uykuda olduğunu söyleyebileceğimizi sanmıyorum.

More Sentences
uykuda dormant adj.
You have permission to discover parts of yourself that were dormant for a long time.
Uzun süredir uykuda olan parçalarınızı keşfetme izniniz var.

More Sentences
Trade/Economic
uykuda dormant adj.
You have permission to discover parts of yourself that were dormant for a long time.
Uzun süredir uykuda olan parçalarınızı keşfetme izniniz var.

More Sentences
Computer
uykuda dormant adj.
You have permission to discover parts of yourself that were dormant for a long time.
Uzun süredir uykuda olan parçalarınızı keşfetme izniniz var.

More Sentences
General
uykuda slept adj.
uykuda adoze adj.
uykuda cessant [obsolete] adj.
uykuda quiescent adj.
Colloquial
uykuda in dreamland expr.
Idioms
uykuda in the land of nod expr.
Medical
uykuda hibernating adj.

Significados de "uykuda" con otros términos en diccionario inglés turco: 103 resultado(s)

Turco Inglés
General
uykuda gezme sleepwalking n.
uykuda konuşma sleeptalking n.
uykuda boşalma wet dream n.
uykuda gezerlik vigilambulism n.
hayvanlar için yazı uykuda geçirme estivation n.
hayvanlar için yazı uykuda geçirme estivating n.
uykuda konuşma somniloquy n.
uykuda bebek ölümü cot death n.
hayvanlar için yazı uykuda geçirme aestivating n.
hayvanlar için yazı uykuda geçirme aestivation n.
uykuda öğrenme sleep-learning n.
manyetik uykuda olan kimse sleepwaker n.
uykuda yürüme sleepwalk n.
hipnotik uykuda olan kimse sleepwaker n.
uykuda yapılan bilinçsiz eylem somnambulism n.
uykuda söylenenler somniloquence n.
uykuda konuşma somniloquence n.
uykuda söylenenler somniloquism n.
uykuda söylenenler somniloquy n.
uykuda yapılan faaliyet somnambulance [rare] n.
uykuda gezmek sleepwalk v.
uykuda gezmek somnambulate v.
uykuda sayıklamak talk in one's sleep v.
uykuda gezmek walk in one's sleep v.
uykuda geçirmek sleep away v.
derin uykuda olmak fast asleep v.
uykuda kalmak stay asleep v.
uykuda boşalmak have a wet dream v.
uykuda beklemek lie dormant v.
uykuda bekletmek lie dormant v.
uykuda gezinmek walk v.
uykuda yürümek walk v.
uykuda olmak drowse v.
(zamanı) uykuda geçirmek slumber v.
uykuda beklemek slumber v.
uykuda olmak sog [dialect] [uk] v.
yazı uykuda geçirmiş estivated adj.
derin uykuda out for the count adj.
derin uykuda fast asleep adj.
kışı uykuda geçirmeyen nonhibernating adj.
yazı uykuda geçirmiş aestivated adj.
uykuda olmayan unawake adj.
uykuda kullanım için tasarlanmış slumber adj.
uykuda bekleyen slumbering adj.
Colloquial
uykuda boşalma sleep orgasm n.
uykuda boşalma sex dream n.
uykuda boşalma wet dream n.
uykuda boşalma nightfall n.
uykuda yakalamak catch napping v.
baygın gibi uykuda down for the count expr.
derin uykuda down for the count expr.
Idioms
derin uykuda olmak be out for the count v.
derin uykuda olmak dead to the world v.
derin uykuda olmak be down for the count v.
derin uykuda olmak be knocked out cold v.
derin uykuda sound asleep adj.
derin uykuda down for the count adj.
ölü gibi uykuda dead asleep adj.
ağır/derin uykuda dead asleep adj.
derin uykuda dead to the world expr.
deliksiz uykuda dead to the world expr.
derin uykuda in a sound sleep expr.
Medical
uykuda konuşma somniloquism n.
uykuda solunum duraklaması sendromu sleep apnea syndromes n.
uykuda gibi olma durumu somnolence n.
uykuda solunum duraklaması sendromu sleep apnea syndrome n.
uykuda solunum bozuklukları sleep breathing disorders n.
uykuda solunum bozukluğu sleep-disordered breathing n.
(uykuda) bir o yana bir bu yana dönme restless sleep n.
uykuda solunum bozukluğu olan hasta patient with sleep-disordered breathing n.
uykuda irkilme sleep twitch n.
uykuda irkilme myoclonic jerk n.
uykuda irkilme sleep start n.
uykuda irkilme hypnagogic jerk n.
uykuda irkilme night start n.
uykuda irkilme hypnic jerk n.
uykuda geçici nefes durması sleep apnoea n.
uykuda gezme somnambulation n.
Psychology
uykuda konuşma sleep talking n.
uykuda boşalma nocturnal emission n.
uykuda boşalma wet dream n.
uykuda boşalma orgasm during sleep n.
uykuda boşalma involuntary orgasm n.
uykuda boşalma fobisi oneirogmophobia n.
uykuda değişiklik change in sleep n.
gece terörü (uykuda korku) sleep terror n.
uyku terörü (uykuda korku) sleep terror n.
gece terörü (uykuda korku) pavor nocturnus n.
uyku terörü (uykuda korku) night terror n.
uyku terörü (uykuda korku) pavor nocturnus n.
gece terörü (uykuda korku) night terror n.
uykuda konuşmak somniloquize v.
uykuda konuşmak somniloquise v.
Physiology
uykuda boşalma emission n.
uykuda boşalma nocturnal emission n.
derin rüyasız uykuda normal beyin dalgası delta wave n.
derin rüyasız uykuda normal beyin dalgası delta rhythm n.
Biology
(bazı alg ve mantarlarda) uykuda bekleyen spor resting spore n.
Botanic
süresiz şekilde uykuda bekleyen ve belirli şartlar altında filiz verebilen tomurcuk latent bud n.
gelişmemiş veya uzun zamandır uykuda olup büyüme potansiyeli taşıyan sürgünler latent buds n.
Literature
(washington irvin'in hikayesinde) hayatının yirmi yılını uykuda geçirdikten sonra tamamen değişmiş bir dünya ile karşılaşan serseri bir karakter rip van winkle n.
Slang
sabah ereksiyonu (özellikle uykuda) morning wood n.
uykuda hırlamak saw logs v.