vasiyet - Turco Inglés Diccionario

vasiyet

Significados de "vasiyet" en diccionario inglés turco : 17 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
vasiyet will n.
The family gathered to discuss their father's will.
Aile, babalarının vasiyetini görüşmek üzere bir araya geldi.

More Sentences
General
vasiyet will n.
The family gathered to discuss their father's will.
Aile, babalarının vasiyetini görüşmek üzere bir araya geldi.

More Sentences
Law
vasiyet will n.
The family gathered to discuss their father's will.
Aile, babalarının vasiyetini görüşmek üzere bir araya geldi.

More Sentences
vasiyet will n.
The family gathered to discuss their father's will.
Aile, babalarının vasiyetini görüşmek üzere bir araya geldi.

More Sentences
General
vasiyet bequest n.
vasiyet devise n.
Trade/Economic
vasiyet legacy n.
vasiyet testament n.
vasiyet bequeath n.
Law
vasiyet bequeath n.
vasiyet last will n.
vasiyet legacy n.
vasiyet testamentary disposition n.
vasiyet testament n.
vasiyet testamentum n.
Abbreviation
vasiyet test. n.
Latin
vasiyet testamentum n.

Significados de "vasiyet" con otros términos en diccionario inglés turco: 102 resultado(s)

Turco Inglés
General
vasiyet hükümlerini gerçekleştiren erkek executor n.
vasiyet hükümlerini gerçekleştiren kadın executrix n.
vasiyet verme yetkisi power of testation n.
vasiyet bırakma testacy n.
vasiyet hükümlerini müştereken yerine getiren kişi veya kurum coexecutor n.
vasiyet edilen şeyin vasiyet edenin ölümü sırasında artık mevcut olmadığı için vasiyetin iptali ademption n.
vasiyet hükümlerini yerine getiren kimse executor n.
vasiyet eki label n.
eski vasiyet ancient will n.
vasiyet yazarak miras bırakan kimse willer n.
tamamen sahibi tarafından elle yazılmış vasiyet holographic testament n.
vasiyet etme devisal n.
bırakılmasını vasiyet etmek (bir şeyin birine) will to v.
vasiyet etmek speak one's last will v.
vasiyet yoluyla bir şeyi birine bırakmak will to v.
vasiyet etmek bequeath v.
vasiyet hazırlamak make a will v.
vasiyet etmek test [scottish] v.
vasiyet edilebilir devisable adj.
vasiyet bırakan testate adj.
vasiyet olunabilir devisable adj.
vasiyet olunan testamental adj.
yerine getirecek kişiyi belirtmeyen (vasiyet) unsolemn adj.
vasisiz (vasiyet) unsolemn adj.
(miras) aynı vasiyet sahibinin aynı mirasçılara bıraktığı cumulative adj.
vasiyet eki codicil N.
vasiyet tasdiki probate N.
Idioms
son arzu ve vasiyet last will and testament n.
Law
vasiyet sahibi kadın testatrix n.
vasiyet sahibi testator n.
vasiyet olunan şey bequest n.
vasiyet eden bequeather n.
lehine gayrimenkul vasiyet edilen devisee n.
vasiyet eden devisor n.
vasiyet eden legator n.
lehine vasiyet edilen legatee n.
vasiyet eden testator n.
mal vasiyet eden legator n.
vasiyet edilen kişinin ölmesi üzere hükümsüz olmuş miras lapsed devise n.
hükümsüz vasiyet lapsed legacy n.
hükümsüz vasiyet lapsed devise n.
vasiyet edilen kişinin ölmesi üzere hükümsüz olmuş miras lapsed legacy n.
itiraz edilmiş vasiyet contested will n.
vasiyet etme ehliyeti competence to make a will n.
koşullu vasiyet conditional bequest n.
koşullu vasiyet conditional legacy n.
şartlı vasiyet conditional devise n.
şartlı vasiyet conditional legacy n.
koşullu vasiyet conditional devise n.
şartlı vasiyet conditional bequest n.
taliki bir şart tahtında yapılan vasiyet executory devise n.
vasiyet mahkemesi probate court n.
vasiyet kanunu probate code n.
vasiyet hükümlerini gerçekleştiren kadın executrix n.
vasiyet edilen kimse devisee n.
vasiyet eden kişi devisor n.
vasiyet yapabilme yetkisi testamentary capacity n.
vasiyet bırakma leaving a will n.
ölünün borçları ödendikten sonra vasiyet olunan mal residuary estate n.
vasiyet bırakma testacy n.
vasiyet yapabilme gücü testamentary capacity n.
kabili rücu vasiyet ambulatory will n.
iptal edilebilir vasiyet ambulatory will n.
vasiyet kanunu statute of wills n.
vasiyet ve veraset hukuku the law of wills and succession n.
vasiyet yapan kişi testator n.
sözlü vasiyet oral will n.
bir menkul üzerindeki beklenen mülkiyet hakkının vasiyet olunması executory bequest n.
miras ve vasiyet davalarına bakan mahkeme surrogate's court n.
vasiyet ve tevarüs yasası wills act n.
(iskoçya'da) infaz memuru belirlenmediği durumlarda vasiyet gereklerinin uygulanması için verilen onay testament dative n.
vasiyet aracılığıyla verme testamentation n.
mülkün vasiyet yoluyla dağıtılması testation n.
devretmenin mülk sahibinin ailesi tarafından düzenlenen bir törenle yapıldığı ve vasiyetçi tarafından mirasın bilinmeyen bir varise geçeceğini yazan mühürlü bir belge hazırlandığı eski bir vasiyet formu mancipatory will n.
vasiyetnameye vasiyet sahibi tarafından eklenen ve kelimesi kelimesine yer almadığında vasiyetnameyi geçersiz kılan gizli yapıdaki cümle derogatory clause in a testament n.
harfi harfine uyulması mümkün olmayan durumlarda bağışçı veya vasiyet sahibinin niyetine en yakın uygulamanın yapılması kuralı rule of cy pres n.
harfi harfine uyulması mümkün olmayan durumlarda bağışçı veya vasiyet sahibinin niyetine en yakın uygulamanın yapılması kuralı cy pres n.
harfi harfine uyulması mümkün olmayan durumlarda bağışçı veya vasiyet sahibinin niyetine en yakın uygulamanın yapılması kuralı cy pres doctrine n.
(medeni hukukta) kendisine vasiyet olarak mülk bırakılan bir vasi institute n.
eş vasiyet hükümlerini uygulayan kadın icra memuru coexecutrix n.
(roma hukuku ve medeni hukukta) vasiyet sahibinin muhtemel varisi sessizce es geçmesi pretermission n.
normalde mirasçı olamayacak birine vasiyet veya senet yoluyla verilen hediye provision [scotland] n.
yedek vasiyet alacaklısı atama substitution n.
vasiyet davası açan yetkili propounder n.
vasiyet etmek will v.
vasiyet etmek bequeath v.
vasiyet etmek legate v.
vasiyet etmek devise v.
vasiyet etmek testamentize v.
(vasiyeti yerine getirme görevlisi) vasiyet davası açmak propound [uk] v.
vasiyet olunan testamentary adj.
vasiyet edilebilir willable adj.
vasiyet olunan bequethed adj.
vasiyet olunan bequeathed adj.
vasiyet kabilinden testamentary adj.
vasiyet ile (birine) bırakılmış testate adj.
takribi olan (vasiyet) cy pres adj.
vasiyet edilmeyen intestate adj.
takribi olarak (vasiyet) cy pres adv.
vasiyet suretiyle by will expr.
Medical
yan vasiyet living will n.
Latin
vasiyet bırakmadan vefat ab intestate n.