vitamin - Turco Inglés Diccionario

vitamin

Significados de "vitamin" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
vitamin n. vitamin
We need vitamin and mineral supplements, sometimes in high doses, to be able to balance the functions of the body.
Vücudun fonksiyonlarını dengeleyebilmek için bazen yüksek dozlarda vitamin ve mineral takviyelerine ihtiyaç duyuyoruz.

More Sentences

Significados de "vitamin" en diccionario inglés turco : 3 resultado(s)

Turco Inglés
General
vitamin vitamin n.
We need vitamin and mineral supplements, sometimes in high doses, to be able to balance the functions of the body.
Vücudun fonksiyonlarını dengeleyebilmek için bazen yüksek dozlarda vitamin ve mineral takviyelerine ihtiyaç duyuyoruz.

More Sentences
Technical
vitamin vitamine n.
Medical
vitamin vitaminic adj.

Significados de "vitamin" con otros términos en diccionario inglés turco: 92 resultado(s)

Turco Inglés
General
vitamin eksikliği vitamin deficiency n.
b vitamin kompleksi vitamin b complex n.
vitamin kompleksi vitamin complex n.
vitamin deposu a source for vitamin n.
vitamin deposu source of vitamin n.
vitamin eksikliği avitominosis n.
vitamin hapı vitamin pill n.
vitamin yönünden zengin olmak be rich in vitamin v.
vitamin yönünden zengin rich in vitamin adj.
vitamin deposu high in vitamin adj.
vitamin deposu vitamin-packed adj.
vitamin yönünden zengin vitamin-rich adj.
Colloquial
portakalda vitamin a gleam in someone's eye n.
vitamin almak take vitamins v.
Idioms
portakalda vitamin glint in (one's) eye(s) n.
portakalda vitamin a twinkle in (one's) daddy's eye n.
portakalda vitamin twinkle in (one's) father's eye v.
Technical
vitamin b lactoflavin n.
Medical
vitamin a eksikliği vitamin a deficiency n.
suda çözünen vitamin water soluble vitamin n.
b vitamin kompleksi thiamin n.
vitamin b12 eksikliği vitamin b12 deficiency n.
vitamin b12 vitamin b12 n.
vitamin e vitamin e n.
yağda çözünen vitamin fat soluble vitamin n.
çok yüksek doz vitamin verilerek yapılan tedavi megavitamin therapy n.
vitamin a vitamin a n.
kanın pıhtılaşmasına yardımcı olan bir vitamin naphthoquinone n.
vitamin yetersizliği vitamin deficiency n.
vitamin eksikliği vitamin deficiency n.
vitamin eksikliği avitaminosis n.
vitamin eksikliği rahatsızlığı deficiency disease n.
vitamin fazlalığı hypervitaminosis n.
vitamin verme vitaminization n.
vitamin zehirlenmesi vitamin poisoning n.
vitamin ve mikrobesin ögelerinin yetersizliği vitamin and micronutrient deficiency n.
vitamin desteği vitamin support n.
vitamin eksikliğinden ileri gelen hastalık hypovitaminosis n.
vitamin eksikliğinden ileri gelen hastalık avitaminosis n.
vitamin takviyesi vitamine supplement n.
selektif vitamin b12 malabsorbsiyonu selective vitamin b12 malabsorption n.
vitamin b12 yetmezliği vitamin b12 deficiency n.
b vitamin kompleksi thiamine n.
aktif vitamin d tedavisi after active vitamin d therapy n.
vitamin k eksikliğine bağlı kanama vitamin k deficiency bleeding n.
vitamin d reseptör polimorfizmi vitamin d receptor polymorphism n.
vitamin kaybı vitamin loss n.
vitamin eksikliğinin hızlıca giderilmesi refection n.
vitamin tableti vitamin tablet n.
vitamin eksikliğine sahip hastalar için hazırlanmış beslenme düzeni vitamin-deficiency diet n.
vitamin eksikliğine sahip hastalar için hazırlanmış beslenme düzeni high-vitamin diet n.
(ilaç, vitamin) çok büyük doz megadose n.
önerilen günlük miktarı fazlasıyla aşan vitamin dozu megavitamin n.
birden fazla vitamin içeren hap veya tablet multivitamin pill n.
(ilaç, vitamin) çok büyük doz almak megadose v.
vitamin eksikliği çeken avitaminotic adj.
gözde vitamin eksikliği nedeniyle oluşan bir tür hastalıkla ilgili xerophthalmic adj.
vitamin içeren vitaminic adj.
aşırı miktarda vitamin kullanımına ait megavitamin adj.
aşırı miktarda vitamin kullanımı ile ilişkili megavitamin adj.
Psychology
vitamin eksikliği korkusu pellagrophobia n.
ruh sağlığının iyileştirilmesinde yüksek dozlarda vitamin kullanımı orthomolecular psychiatry n.
Pathology
vitamin b eksikliği vitamin b deficiency n.
vitamin a eksikliği sekelleri sequelae of vitamin a deficiency n.
vitamin e eksikliği deficiency of vitamin e n.
vitamin eksikliği vitamin deficiency n.
vitamin c eksikliği sekelleri sequelae of vitamin c deficiency n.
vitamin c eksikliği vitamin c deficiency n.
vitamin d eksikliği vitamin d deficiency n.
vitamin a eksikliği vitamin a deficiency n.
Pharmaceutics
sağlığın iyileştirilmesinde yüksek dozlarda vitamin kullanımı orthomolecular medicine n.
Veterinary
vitamin a ve beta karoten yetersizliği hypovitaminosis a n.
Food Engineering
gram başına vitamin vitamin a per gram n.
vitamin dozajlama makinesi vitamine dosing machine n.
(gıda maddesine) yeterli veya fazla miktarda vitamin eklemek vitaminize v.
(gıda maddesine) yeterli veya fazla miktarda vitamin eklemek vitaminise v.
vitamin yönünden zengin vitamin-enriched adj.
Biology
bol nişastalı beslenen hayvanların, bağırsak bakterilerin ürettiği vitaminlerle zenginleşmiş dışkı sindirimiyle vitamin kaybını telafi etmesi refection n.
mayada bulunan bir vitamin torulin n.
(vitamin, mineral gibi) maddeleri hücre zarından taşıyan zar proteini antiporter n.
raşitizmi önleyen yağda çözünen bir vitamin d n.
sarı veya sarımsı turuncu renkte kristal yapılı bir vitamin pga n.
Biochemistry
gece körlüğünü, göz iltihabını veya kuruluğunu önleyen, yağda çözünen bir vitamin axerophthol n.
gece körlüğünü, göz iltihabını veya kuruluğunu önleyen, yağda çözünen bir vitamin vitamin a n.
gece körlüğünü, göz iltihabını veya kuruluğunu önleyen, yağda çözünen bir vitamin antiophthalmic factor n.
raşitizmi önleyen yağda çözünebilir vitamin ergocalciferol n.
aynı ve belirli bir vitamin işlevini yerine getiren iki veya daha fazla kimyasal madde vitamer n.
tatlı su balıklarında bulunan bir vitamin vitamin a2 n.
hücre direncini artıran vitamin bioflavinoid n.
yağda çözünür vitamin fat-soluble vitamin n.
b vitamini kompleksinden bir vitamin pantothen n.
b vitamini grubuna ait sarı veya turuncu renge sahip, alyuvar üretimi için gerekli olan kristalli bir vitamin folic acid n.