volkanik - Turco Inglés Diccionario

volkanik

Significados de "volkanik" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
General
volkanik igneous adj.
The igneous rock was formed from cooled lava.
Volkanik kaya soğumuş lavdan meydana gelmektedir.

More Sentences
volkanik volcanic adj.
One of the deadliest volcanic eruptions in the world, it led to the death of around 10,000 people.
Dünyadaki en ölümcül volkanik patlamalardan biri, yaklaşık 10.000 kişinin ölümüne yol açtı.

More Sentences
Technical
volkanik igneous adj.
The igneous rock was formed from cooled lava.
Volkanik kaya soğumuş lavdan meydana gelmektedir.

More Sentences
volkanik volcanic adj.
One of the deadliest volcanic eruptions in the world, it led to the death of around 10,000 people.
Dünyadaki en ölümcül volkanik patlamalardan biri, yaklaşık 10.000 kişinin ölümüne yol açtı.

More Sentences
General
volkanik vesuvian adj.
Technical
volkanik volcanic glass n.
volkanik pyroclastic adj.
Geology
volkanik volcanian adj.

Significados de "volkanik" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
volkanik kaya volcanic rock n.
volkanik cam volcanic glass n.
volkanik püskürme enerjisi energy of volcanic eruption n.
volkanik patlama volcanic eruption n.
volkanik siyah taş trap n.
volkanik kayalar igneous rocks n.
volkanik zirve cone n.
volkanik taş igneous rock n.
volkanik tüf volcanic tuff n.
volkanik kayalardan elde edilen seramikçilik ve sırlama işinde kullanılan sodyum-alüminyum ve potasyum-alüminyum silikatli mineral nepheline n.
içinde sodyum-alüminyum ve potasyum-alüminyum slikatli mineral ve piroksen bulunan volkanik kaya nephelinite n.
volkanik kaya igneous rock n.
gözenekli volkanik taşlar porous volcanic stones n.
volkanik yığılma agglomerate n.
volkanik patlamanın oluşturduğu küçük höyük monticule n.
lassen volkanik ulusal parkı lassen volcanic national park n.
volkanik olarak volcanically adv.
volkanik kayaçların geç paleozoik veya mezozoik dönemden kalma oldukları ifade eden bir ön ek mes- pref.
volkanik kayaçların geç paleozoik veya mezozoik dönemden kalma oldukları ifade eden bir ön ek meso- pref.
volkanik kayaçtan türemiş anlamı veren ön ek ortho- pref.
volkanik kaya basalt N.
Technical
volkanik magma igneous magma n.
volkanik kül volcanic ash n.
volkanik kil volcanic clay n.
volkanik taş volcanic rock n.
kuvarz kapsayan volkanik kaya granophyre n.
volkanik cüruf scoria n.
volkanik cam ipliği pele's hair n.
volkanik kül pozzuolana n.
volkanik kayaç phonolite n.
volkanik kaya volcanic glass n.
volkanik kayaç igneous rock n.
volkanik granit rhyolite n.
volkanik cam volcanic glass n.
volkanik cam perlite n.
silikatlı siyah volkanik kaya gabbro n.
volkanik kayaçlarda kahverengi veya yeşil katmanlı kitleler halinde görülen bir enstatit schiller spar n.
volkanik kristalli pyrocrystalline adj.
dokusu hareli silah namlusu desenini andıran (volkanik cam) damascened adj.
volkanik kayaçtan türemiş anlamı veren ön ek orth- pref.
Construction
volkanik toz pozzolana n.
volkanik toz pozzuolana n.
Marine
volkanik püskürme volcano eruptions n.
volkanik patlamayla oluşan akı pyroclastic flow n.
Mining
volkanik cam volcanic glass n.
volkanik siyah taşa ait trappous n.
volkanik siyah taş ile ilgili trappous n.
camsı volkanik kayalarda görülen küçük kristal şekiller belonite n.
volkanik bölgelerde bulunan nabit amonyum sülfat mascagnin n.
volkanik hareket ve demir piritlerin ayrışması sonucu oluşan sulu bir alüminyum sülfat tuzu feather alum n.
volkanik hareket ve demir piritlerin ayrışması sonucu oluşan sulu bir alüminyum sülfat tuzu halotrichite n.
volkanik tüflerde bulunan bir kayaç türü pearl sinter n.
ignimbritlerde bulunan ince siyah volkanik cam şeritleri fiamme n.
(volkanik cam çeşidi) palagonit palagonite n.
volkanik siyah taş ile ilgili trappose adj.
Botanic
hawaii'deki volkanik kraterlerde yetişen gümüşi-yeşil yaprakları ve kırmızı-mor çiçek kümeleri olan bodur bir bitki silversword (argyroxiphium sandwicense) n.
hawaii'deki volkanik kraterlerde yetişen gümüşi-yeşil yaprakları ve kırmızı-mor çiçek kümeleri olan bodur bir bitki hinahina n.
hawaii'deki volkanik kraterlerde yetişen gümüşi-yeşil yaprakları ve kırmızı-mor çiçek kümeleri olan bodur bir bitki hawaiʻi silversword n.
yeni zelanda'ya özgü, özellikle volkanik topraklarda yetişen sert yapraklı bir bitki monoao (dracophyllum subulatum) n.
Environment
volkanik kayaç volcanic rock n.
volkanik sediman volcanic sediment n.
volkanik akıntı pyroclastic flow n.
volkanik arıtma volcanic sublimation n.
volkanik toprak volcanic soils n.
volkanik kaplıca volcanic hot spring n.
volkanik kabuk deformasyonu volcanic crustal deformation n.
volkanik deprem volcanic earthquake n.
volkanik bölge volcanic terrain n.
volkanik aktivite volcanic activity n.
volkanik akıntı kayacı pyroclastic rock n.
volkanik malzeme akıntısı volcanic debris flow n.
volkanik heyelan volcanic landslide n.
volkanik yay volcanic arc n.
volkanik emisyonlardan kaynaklı hava kirliliği vog n.
Geography
volkanik ürünler volcanic product n.
volkanik arazi şekli volcanic landform n.
başlıca asidik volkanik kayaçlar main acidic volcanic rocks n.
volkanik kaya igneous rock n.
volkanik kayaçlar volcanic rock n.
silikat mineralleri oluşturan volkanik kaya formasyonu microline n.
başlıca volkanik kökenli malzemenin oluşturduğu tortul kayaçlar main volcanoclastic sedimentary rocks n.
volkanik etkinlik volcanic activity n.
başlıca bazik volkanik kayaçlar main basic volcanic rocks n.
volkanik toprak volcanic soil n.
kaskad sıradağlarındaki popüler kayak merkezi olan 2,763 metre yüksekliğindeki volkanik zirve bachelor mount n.
volkanik ada volcanic island n.
tahiti'nin batı-kuzeybatısında bulunan bir güney pasifik okyanusu volkanik adası raiatea n.
endonezya'da bir volkanik ada krakatoa n.
washington’un orta batı bölgesindeki cascade range'deki volkanik dağ rainier n.
endonezya'da bir volkanik ada krakatao n.
washington’un orta batı bölgesindeki cascade range'deki volkanik dağ rainier mount n.
endonezya'da bir volkanik ada rakata n.
endonezya'da bir volkanik ada krakatau n.
pasifik okyanusu'nun güneyinde volkanik ada rarotonga n.
doğu çin denizi'nde güney kore'ye bağlı volkanik ada cheju n.
doğu çin denizi'nde güney kore'ye bağlı volkanik ada jeju n.
kamerun'un kuzeybatı sınırında volkanik göl nios n.
papua yeni gine'de bir volkanik ada new ireland n.
güneybatı pasifik okyanusu'nda volkanik ada new britain n.
kanarya adaları'nda volkanik dağ pico de teide n.
kanarya adaları'nda volkanik dağ teide n.
kanarya adaları'nda volkanik dağ teyde n.
ispanya'nın kanarya adaları'nda volkanik bir zirve teide n.
ispanya'nın kanarya adaları'nda volkanik bir zirve teyde n.
abd'nin oregon eyaletindeki üç volkanik tepe three sisters n.
çad'ın kuzeybatısında volkanik sıradağlar tibesti n.
çad'ın kuzeybatısında volkanik sıradağlar tibesti massif n.
atlantik okyanusu'ndaki bir volkanik ada tristan da cunha n.
ermenistan'da bulunan volkanik bir dağ mount aragats n.
japonya'da volkanik bir dağ aso-san n.
japonya'da volkanik bir dağ asosan n.
japonya'da volkanik bir dağ asosan n.
japonya'da volkanik bir dağ mount aso n.
güneybatı guatemala'da volkanik bir göl atitlán n.
güneybatı guatemala'da volkanik bir göl lake atitlán n.
büyük okyanus'un güneybatısındaki bir volkanik ada efate n.
oahu'nun kuzeybatısında volkanik bir hawaii adası kauai n.
oahu'nun kuzeybatısında volkanik bir hawaii adası kauai island n.
samoa'da bir volkanik ada upolu n.
kuzeydoğu asya açıklarında 56 adet volkanik adadan oluşan bir adalar zinciri kurile islands n.
kuzeydoğu asya açıklarında 56 adet volkanik adadan oluşan bir adalar zinciri kuril islands n.
atlas okyanusu'nun kuzeydoğusunda portekiz'e bağlı volkanik bir takımada madeiras n.
atlas okyanusu'nun kuzeydoğusunda portekiz'e bağlı volkanik bir takımada madeira islands n.
alaska'da bulunan bir volkanik bölge valley of ten thousand smokes n.
italya'da volkanik bir dağ vesuvius mount n.
papua yeni gine'ye bağlı bir volkanik ada grubu bismarck archipelago n.
mikronezya'da, yeni gine ile japonya'nın ortasında yer alan, guam adası ile kuzey mariana adaları'nı kapsayan mercan adaları ve volkanik adalardan oluşan bir takımada marianas n.
pasifik okyanusu'nun güney kısmında, fransız polinezyası'nda yer alan volkanik bir takımada marquesas Islands n.
güney-orta hawaii'de yer alan ve takımadanın en büyük ikinci adası olan volkanik ada maui island n.
güney-orta hawaii'de yer alan ve takımadanın en büyük ikinci adası olan volkanik ada maui n.
fransız polinezyası'nda volkanik bir ada bora bora n.
papua yeni gine'de volkanik bir ada bougainville n.
karayipler'deki rüzgaraltı adaları'ndan biri olan volkanik bir ada montserrat n.
italya'da bir volkanik ada grubu lipari islands n.
güney amerika'da bir volkanik dağ llullaillaco n.
büyük okyanus'un batısında volkanik bir ada guadalcanal n.
pasifik okyanusu'nda volkanik bir ada pitcairn island n.
kuzey irlanda'da bulunan volkanik kökenli bazalt jeolojik yapı giant's causeway n.
(deprem, volkanik patlama) fiziksel kuvvetlerin sarsılması paroxysm n.
kuzey kaliforniya'da bulunan volkanik bir dağ shasta n.
antarktika'da bir volkanik dağ sidley mount n.
bir volkanik baca türü soffioni n.
fransa'nın auvergne bölgesinde yaygın olan volkanik kökenli tepelerden her biri puy n.
orta fransa'da bir volkanik dağ puy de dôme n.
pasifik okyanusu'nun batısında volkanik bir dağ suribachi mount n.
pasifik okyanusu'nun batısında volkanik bir dağ suribachi n.
atlantik okyanusu'nda volkanik bir ada grubu saint kilda n.
güney atlas okyanusu'nda yer alan volkanik bir ada saint helena n.
washington'un güneybatısındaki cascade sıradağları'nda volkanik bir zirve saint helens mount n.
washington eyaletinin güneyinde volkanik bir tepe saint helens n.