kalkmak - Turco Inglés Diccionario

kalkmak

Significados de "kalkmak" en diccionario inglés turco : 50 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kalkmak get up v.
I do hope you think it is worthwhile getting up that early.
Umarım bu kadar erken kalkmaya değdiğini düşünüyorsunuzdur.

More Sentences
kalkmak stand up v.
So weak he couldn’t even stand up.
O kadar zayıftı ki ayağa bile kalkamıyordu.

More Sentences
General
kalkmak off v.
That's a real load off my mind.
Üzerimden büyük bir yük kalktı.

More Sentences
kalkmak lift off v.
What to do if the laminate lifts off the floor?
Laminat yerden kalkarsa ne yapmalı?

More Sentences
kalkmak run v.
The trains run on time in Japan.
Japonya'da trenler zamanında kalkar.

More Sentences
kalkmak stand v.
She stood and walked toward the window.
O kalktı ve pencereye doğru yürüdü.

More Sentences
kalkmak rise v.
He rose to make some coffee.
Kahve yapmak için kalktı.

More Sentences
kalkmak get up v.
I do hope you think it is worthwhile getting up that early.
Umarım bu kadar erken kalkmaya değdiğini düşünüyorsunuzdur.

More Sentences
kalkmak take off v.
You can also prefer trains that take off every 30 minutes.
Ayrıca her 30 dakikada bir kalkan trenleri de tercih edebilirsiniz.

More Sentences
kalkmak stand up v.
So weak he couldn’t even stand up.
O kadar zayıftı ki ayağa bile kalkamıyordu.

More Sentences
kalkmak start v.
There are only five minutes till the train starts, and she hasn't appeared.
Trenin kalkmasına sadece beş dakika var ve o hala ortaya çıkmadı.

More Sentences
kalkmak arise v.
And it came to pass that I arose and went up into the mountain and cried unto the Lord.
Ve öyle oldu ki kalkıp dağa çıktım ve Rab'be yakardım.

More Sentences
kalkmak leave v.
Airport buses leave from Plaza Catalunya, 950 metres away.
Havaalanı otobüsleri 950 metre uzaklıktaki Plaza Catalunya'dan kalkmaktadır.

More Sentences
kalkmak stand on v.
We stood on our heads.
Amuda kalktık.

More Sentences
kalkmak lift v.
The fog has lifted.
Sis kalktı.

More Sentences
kalkmak go out v.
My one disappointment about the enlargement process is that the passion has gone out of it.
Büyütme süreciyle ilgili tek hayal kırıklığım, tutkunun ortadan kalkmış olması.

More Sentences
kalkmak try v.
And put these weapons away before someone tries to use one on me.
Ve biri üzerimde kullanmaya kalkmadan önce şu silahları da kaldır.

More Sentences
kalkmak depart v.
From here, S-Bahn trains to Munich depart every 10 minutes.
Buradan Münih'e giden S-Bahn trenleri her 10 dakikada bir kalkmaktadır.

More Sentences
kalkmak go v.
The last bus will go at 11 pm.
Son otobüs saat 11'de kalkacak.

More Sentences
Phrasals
kalkmak get up off (of) (something) v.
Tom got up off the floor.
Tom yerden kalktı.

More Sentences
Colloquial
kalkmak be off v.
The paint is off.
Boya kalkmış.

More Sentences
Automotive
kalkmak lift v.
The fog has lifted.
Sis kalktı.

More Sentences
General
kalkmak be about again v.
kalkmak end v.
kalkmak attempt v.
kalkmak presume v.
kalkmak arise from v.
kalkmak move v.
kalkmak straighten v.
kalkmak stir v.
kalkmak become unfashionable v.
kalkmak stand upon v.
kalkmak recover v.
kalkmak be about again v.
kalkmak straighten up v.
kalkmak be cancelled v.
kalkmak pull away v.
kalkmak uprise v.
kalkmak hike v.
kalkmak offtake [obsolete] v.
kalkmak staun [scotland] v.
kalkmak staun [scotland] v.
Phrasals
kalkmak push along v.
kalkmak tootle along v.
kalkmak blast off (for some place) v.
Colloquial
kalkmak erect v.
kalkmak surface v.
Idioms
kalkmak get off (one's) tail v.
kalkmak get on (one's) feet v.
Slang
kalkmak get a hard on v.

Significados de "kalkmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ayağa kalkmak stand up v.
uykudan kalkmak awake v.
General
alarmın çalmasından sonra sürekli kalkmak zorunda olduğunu bilerek uyuma durumu unprotected sleep n.
ters tarafından kalkmak wake up on the wrong side of bed v.
ters tarafından kalkmak get up on the wrong side of the bed v.
kalkmak (taşıt) leave v.
ortadan kalkmak disappear v.
tedavülden kalkmak be taken out of circulation v.
altından kalkmak surmount v.
ortadan kalkmak be removed v.
ayağa kalkmak get up v.
inip kalkmak (göğüs) heave v.
düşüp kalkmak consort with v.
yere düşmüşken ayağa kalkmak pick oneself up v.
erken kalkmak get up early v.
ayağa kalkmak get better v.
şaha kalkmak curvet v.
inip kalkmak heave v.
yukarı kalkmak rise v.
tutunarak kalkmak dade v.
şaha kalkmak rear v.
çabuk eğilip kalkmak bob v.
ayağa kalkmak rise v.
ayağa kalkmak alight on one's feet v.
atağa kalkmak go on attack v.
yürürlükten kalkmak fall into desuetude v.
atağa kalkmak attack v.
ayağa kalkmak stand v.
havaya kalkmak levitate v.
ayağa kalkmak recover v.
altından kalkmak overcome v.
düşüp kalkmak go with v.
erken yatıp erken kalkmak keep early hours v.
uykudan geç kalkmak sleep in v.
yürürlükten kalkmak be abolished v.
ortadan kalkmak die out v.
ortadan kalkmak be destroyed v.
düşüp kalkmak hobnob v.
şaha kalkmak rear up v.
uykudan kalkmak wake up v.
sertleşip kalkmak (penis) get erect v.
ters tarafından kalkmak get out of the wrong side v.
amuda kalkmak do a handstand v.
biriyle düşüp kalkmak sleep with v.
şaha kalkmak start up v.
yataktan kalkmak get up v.
düşüp kalkmak carry on v.
yataktan kalkmak rise v.
kalkmak (araba) pull v.
düşüp kalkmak carry on with v.
ayağa kalkmak arise v.
şaha kalkmak ramp v.
düşüp kalkmak consort v.
uykudan kalkmak awake v.
kalkmak (cinsel organ) become erect v.
yayından kalkmak be removed from broadcasting v.
amuda kalkmak headstand v.
yataktan kalkmak leap out of the bed v.
yataktan kalkmak climb out of the bed v.
uykusundan kalkmak awake from sleep v.
yük kalkmak (burden) be lifted v.
yük kalkmak (burden) be removed v.
uykudan kalkmak awaken from sleep v.
uykudan kalkmak awake from sleep v.
uykusundan kalkmak awaken from sleep v.
yataktan kalkmak get out of the bed v.
uykudan kalkmak wake from sleep v.
kullanımdan kalkmak discontinue v.
kullanımdan kalkmak fall into disuse v.
masadan kalkmak leave the table v.
masadan kalkmak get up from the table v.
kış uykusundan kalkmak emerge from hibernation v.
gemi kalkmak (the ship) to depart v.
kullanımdan kalkmak go out of use v.
limanından kalkmak hail from v.
geç kalkmak wake up late v.
-den kalkmak arise from v.
yemek sırasında sofradan kalkmak get down v.
(çocuklar için) yemekten kalkmak get down v.
(işin) altından kalkmak get through v.
ile kalkmak get up with v.
rekabete kalkmak compete v.
tohuma kalkmak run to seed v.
sonlara doğru atağa kalkmak sprint to the finish v.
tahtaya kalkmak go to the blackboard v.
erken kalkmak wake up early v.
ayağa kalkmak rise to one's feet v.
gündemden kalkmak fall off the agenda v.
gündemden kalkmak off the agenda v.
depara kalkmak sprint v.
depara kalkmak dash v.
tedavülden kalkmak be out of circulation v.
yerinden kalkmak stand up v.
yerinden kalkmak get up v.
geç kalkmak get up late v.
ayağa kalkmak upstand v.
koltuğundan kalkmak get out of one’s seat v.
hızla ayağa kalkmak stand up too fast v.
ayağa kalkmak get to one's feet v.
problem ortadan kalkmak (the problem) go away v.
sorun ortadan kalkmak (the problem) go away v.
gecenin bir yarısında kalkmak get up in the middle of the night v.
amuda kalkmak handstand v.
yataktan geç kalkmak stay in bed late v.
gösterimden kalkmak leave theatres v.
sabah kalkmak wake up in the morning v.
amuda kalkmak do handspring v.
yataktan kalkmak roll out of bed v.
yataktan kalkmak get up from bed v.
uykudan kalkmak arise from sleep v.
yemekten kalkmak get up from a meal v.
uykudan kalkmak abray [obsolete] v.
uykudan kalkmak adaw [obsolete] v.
yeniden kalkmak rearise v.
yataktan kalkmak rear [dialect] v.
yataktan kalkmak unbed v.
tünekten kalkmak unroost v.
gizlenmek için çömelinen yerden kalkmak untappice v.
ayağa kalkmak up v.
yataktan kalkmak uprise v.
aniden ayağa kalkmak jump up v.
birden kalkmak jump up v.
hızlıca kalkmak hale [obsolete] v.
yerinden kalkmak hike v.
geç kalkmak oversleep v.
ortadan kalkmak improve v.
ortadan kalkmak disperse v.
(gemi) kalkmak discost [obsolete] v.
(otobüs, tren) belirli bir noktadan kalkmak originate [us/canada] v.
ortadan kalkmak set v.
sahura kalkmak get up for sahur v.
hararetle yerinden kalkmak skit v.
(saç) havaya kalkmak stare v.
ortadan kalkmak sterve v.
birden kalkmak stoit [dialect] [uk] v.
ortadan kalkmak cease v.
ayağa kalkmak rise v.
yatıp kalkmak sleep together v.
gösterişli bir şekilde kalkmak perk v.
herkesle düşüp kalkmak fuck around v.
ortadan kalkmak üzere olan (fikir vb) moribund adj.
Phrasals
ayağa kalkmak get up v.
birini itip kalkmak jostle someone around v.
altından başarıyla kalkmak come through v.
şaha kalkmak rear back v.
kalkmak (araba) pull away v.
ayağı kalkmak start up v.
yataktan kalkmak turn out v.
(kelimeler) kullanımdan kalkmak fall off v.
eğilip kalkmak bend before (something) v.