go out - Turco Inglés Diccionario

go out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "go out" en diccionario turco inglés : 86 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
go out v. çıkmak
There is an increase in the overall number of vessels, which goes up from 60 to 65.
Toplam gemi sayısında 60'tan 65'e çıkan bir artış söz konusudur.

More Sentences
General
go out v. dışarıya çıkmak
I am busy now and can't go out.
Şimdi meşgulüm ve dışarıya çıkamam.

More Sentences
go out v. modası geçmek
It's gone out of style.
Modası geçti.

More Sentences
go out v. kalkmak
My one disappointment about the enlargement process is that the passion has gone out of it.
Büyütme süreciyle ilgili tek hayal kırıklığım, tutkunun ortadan kalkmış olması.

More Sentences
go out v. dışarı gitmek
Jim went out, but Mary stayed home.
Jim dışarı gitti ama Mary evde kaldı.

More Sentences
go out v. dışarı çıkmak
This meant that women were to go out to work and to take part in political life.
Bu, kadınların çalışmak ve siyasi hayata katılmak için dışarı çıkmaları anlamına geliyordu.

More Sentences
go out v. sönmek
As an Italian, you know what it means when a light goes out.
Bir İtalyan olarak, bir ışığın sönmesinin ne anlama geldiğini biliyorsunuz.

More Sentences
go out v. flört etmek
We went out for three years.
Üç yıl boyunca flört ettik.

More Sentences
go out v. geçmek
Short skirts have already gone out of fashion.
Kısa eteklerin modası çoktan geçti.

More Sentences
go out v. kesilmek
Animals suffer as a result, and the call must now go out for animals to be slaughtered at the nearest abattoir.
Sonuç olarak hayvanlar acı çekmektedir ve artık hayvanların en yakın mezbahada kesilmesi için çağrı yapılmalıdır.

More Sentences
go out v. sokağa çıkmak
He went out into the street and saw his friend's body.
Sokağa çıktı ve arkadaşının cesedini gördü.

More Sentences
Phrasals
go out v. evden çıkmak
We couldn't go out because of the heavy rain.
Şiddetli yağmurdan dolayı evden çıkamadık.

More Sentences
go out v. gitmek
There was a curfew, so no doctor went out to him, and he therefore died.
Sokağa çıkma yasağı vardı, bu yüzden hiçbir doktor ona gitmedi ve bu nedenle öldü.

More Sentences
go out v. bozulmak
This computer often goes out of order.
Bu bilgisayar sık sık bozulur.

More Sentences
Idioms
go out v. modası geçmek
It's gone out of style.
Modası geçti.

More Sentences
General
go out v. çekilmek (deniz)
go out v. grev yapmak
go out v. istifa etmek
go out v. gönderilmek
go out v. demode olmak
go out v. çekilmek
go out v. yollanmak (mektup koli vb)
go out v. eğlenmek için dışarı çıkıp insanlarla buluşmak
go out v. (ışık) sönmek
go out v. (ateş) sönmek
Phrasals
go out v. çalışmamak
go out v. denemek
go out v. şansını denemek
go out v. katılmaya çalışmak
go out v. seçmelere katılmak
go out v. ölmek
go out v. göçüp gitmek
go out v. vefat etmek
go out v. rahmetli olmak
go out v. bayılmak
go out v. bilinci gitmek
go out v. bilincini kaybetmek
go out v. greve gitmek
go out v. iş bırakmak
go out v. dağıtılmak
go out v. çaba sarf etmek/harcamak
go out v. uğraşmak
go out v. peşine düşmek
go out v. arayışa girmek
go out v. bir yerden ayrılmak
go out v. bir noktadan çıkmak
go out v. bir şey aracılığıyla çıkmak
go out v. geri çekilmek
go out v. geri gitmek
go out v. çekilmek
go out v. saha sınırlarının dışına çıkmak/gitmek
go out v. auta çıkmak/gitmek
go out v. bir şeye ulaşmada aktif rol oynamak/aktif rol üstlenmek
go out v. harekete geçmek
go out v. uzak bir yere seyahat etmek
go out v. gönderilmiş olmak
go out v. yayılmış olmak
go out v. dağıtılmış olmak
go out v. birinin ıstırabını paylaşmak
go out v. birinin acısını içinde hissetmek
go out v. evden çıkıp sosyal hayata karışmak
go out v. çökmek
go out v. yıkılmak
go out v. göçmek
go out v. istikrarlı/sabit romantik bir ilişki içerisinde olmak
go out v. asker olarak sahaya çıkmak
go out v. düello yapmak
go out v. kolonici olarak seyahat etmek
go out v. göçmen olarak seyahat etmek
go out v. 18 delikli golf maçında ilk dokuz delikte oynamak
go out v. sona ermek
go out v. artık çalışmamak
go out v. durmak
go out v. (beyzbolda) vuruş sırası geçmek
go out v. elindeki son kartı oynamak
go out v. kart oyununda gerekli toplam puana ulaşmak
go out v. yayılmak
go out v. düzenlenmeye başlamak
go out v. yayımlanmaya başlamak
go out v. yarıştan elenmek
go out v. soyu tükenmek
go out v. süresi dolmak
go out v. (yayın) iletilmek
go out v. biri için endişe duymak
Idioms
go out v. demode olmak
Education
go out v. cambridge üniversitesi'nde lisans derecesi almak

Significados de "go out" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
go out for a walk v. yürüyüşe çıkmak
General
go out fishing v. balığa çıkmak
go out of order v. arıza vermek
go out of sight v. gözden kaybolmak
go out of one's mind v. aklını kaçırmak
go out of order v. arızalanmak
go out with v. ile flört etmek
go out with v. ile çıkmak
go out of order v. arıza meydana gelmek
go out with v. ile dışarı çık
go out with v. ile gezmek
go out of tune v. akordu bozulmak
go out hunting v. avlanmak
go out of date v. modası geçmek
go out of one's mind v. aklını oynatmak
go out of one's mind v. keçileri kaçırmak
go out with v. flört etmek
go out of v. dışına çıkmak
go all out v. canını dişine takmak
go out of one's possession v. elden çıkmak
go out of the frame v. çerçeve dışına çıkmak
go out of existence v. ölmek
go out of existence v. tarih sahnesinden silinmek
go out of existence v. varoluşu sonlanmak
go out of shower v. duştan çıkmak
go out of the harbour v. limandan çıkış yapmak
go out on a limb v. birisi için riske girmek
go out to the garden v. bahçeye çıkmak
go out on the balcony v. balkona çıkmak
go out through the door v. kapıdan geçmek
go out through the door v. kapıdan çıkmak
go out of control v. kontrol dışına çıkmak
go out at night v. gece dışarı çıkmak
go out of use v. kullanımdan kalkmak
go out for lunch v. yemeğe çıkmak
go out for dinner v. yemeğe çıkmak
go out to eat v. yemeğe çıkmak
go out from the country v. ülkeden çıkış yapmak
go out from the country v. ülkeden çıkmak
go out to tender v. ihaleye çıkmak
go out to tender v. ihale edilmek
go out at night v. gece sokağa çıkmak
go out alone v. yalnız dışarı çıkmak
go out of business v. (biriyle) iş yapmamak
go out of favour v. rağbetini kaybetmek
go out of business v. kepenk kapamak
go out in public v. toplum içine çıkmak
go out in public v. insan içine çıkmak
go out at nights v. gece çıkmak
go out of town v. şehir dışına gitmek
go out of town v. şehir dışına çıkmak
go out at nights v. geceleri çıkmak
go in and out v. girip-çıkmak
go out for fresh air v. temiz hava almaya çıkmak
go out for fresh air v. temiz havaya çıkmak
go out of the room v. odadan çıkmak
go out of fashion v. modası geçmek
go out with someone v. birisiyle çıkmak
(for lights) to go out v. ışıklar kesilmek
(for lights) to go out v. ışıklar gitmek
(for lights) to go out v. (elektrikler) kesilmek
know where to go to find out v. sorunun cevabını nerede bulacağını bilmek
go out of business v. kepenk indirmek
go out of business v. kepenk kapatmak
go out the car v. arabandan inmek
go out for a run v. koşuya çıkmak
(one's) internet to go out v. interneti gitmek
go out on patrol v. devriyeye çıkmak
go out to patrol v. devriyeye çıkmak
(power) go out v. (elektrik) kesilmek
go out and enjoy yourself v. çıkıp eğlenmek
go out rambling v. uzun bir yürüyüşe çıkmak
go out with friends v. arkadaşlarla çıkmak
go out of the house v. evden dışarı çıkmak
Phrasals
go all out v. elden gelen her şeyi yapmak
go all out v. her yolu denemek
go out together v. birlikte/beraber çıkmak
go out for (something) v. (bir şey) yemek için dışarı çıkmak
go out to someone v. birinin kalbi, şefkati, sevgisi biriyle olmak
go out to (someone) v. (birine) sempati duymak
go out for someone or something v. birini/bir şeyi geri getirmek için dışarı çıkmak
go out to (someone) v. (duyguları) birinden yana olmak
go out for (something) v. (bir şeyde) şansını denemek
go out for (something) v. (bir şeyin seçmelerine katılmak
go out for (something) v. (bir şey) yemek için bir yere gitmek
go out to (someone) v. (duygularıyla/hisleriyle) birinin yanında olmak
go out for someone or something v. birini/bir şeyi alıp getirmek için dışarı çıkmak
go out to (someone) v. (birine bir duygu/his) göndermek
go out for (something) v. (bir şeyi) denemek
go out for v. seçmelere girmek
go out to (someone) v. (bir şeyi birine) yöneltmek
go out for (something) v. (bir şeye) katılmaya çalışmak
go out to (someone) v. (duygularını/hislerini birine) yöneltmek
go out with something v. bir şeyle birlikte modası geçmek
go out with something v. bir şeyle birlikte tarihe karışmak
go out with something v. bir şeyle birlikte eskide kalmak
go out to v. -e çıkmak
go out to v. '-e gitmek
Proverb
only mad dogs and englishmen go out in the midday sun öğlen güneşinin altında dışarı çıkılmaz
only mad dogs and englishmen go out in the midday sun bu sıcakta dışarı çıkılmaz
only mad dogs and englishmen go out in the midday sun güneş tepedeyken dışarı çıkılmaz
Colloquial
radio to go out v. telsiz bozulmak
go in one ear and out the other v. bir kulağından girip öteki kulağından çıkmak
go out with a bang v. harika/muhteşem bir biçimde sonlandırmak
go out for a drive v. çıkıp arabayla gezmek
go out for a drive v. arabayla gezintiye çıkmak
go eyes out v. gözünü dört açmak
go eyes out v. tüm gayretini/çabasını ortaya koymak
go eyes out v. tüm ilgisini/dikkatini vermek
go out with the girls v. kızlarla dışarı çıkmak
go out with the girls v. kız grubuyla eğlenmeye gitmek
go out with the girls v. kızlarla eğlenmeye gitmek
go out of (one's) way (to do something) v. (bir şey yapmak) için yolunu uzatmak
go out of (one's) way (to do something) v. (bir şey yapmak) için yolundan sapmak
go out of (one's) way (to do something) v. (bir şey yapmak) için yolunu değiştirmek
go out of (one's) way (to do something) v. (bir şey yapmak) için zahmet etmek
go out of (one's) way (to do something) v. (bir şey yapmak) için zahmete girmek
go out of (one's) way (to do something) v. (bir şey yapmak) için zahmete katlanmak
go (out) wilding v. azıtmak
go (out) wilding v. çıldırmak
go (out) wilding v. kuralsız hareket etmek
go (out) wilding v. aşırıya kaçmak
go (out) wilding v. manyağa bağlamak
go (out) wilding v. zıvanadan çıkmak
go (out) wilding v. manyaklaşmak
go (out) wilding v. kontrolü kaybetmek
go (out) wilding v. dağıtmak
go (out) wilding v. coşmak
go (out) wilding v. kendini dağıtmak
go (out) wilding v. sapıtmak
go out wilding v. azıtmak
go out wilding v. aşırıya kaçmak
go out wilding v. sapıtmak
go out wilding v. kuralsız hareket etmek
go out wilding v. zıvanadan çıkmak
go out wilding v. manyaklaşmak
go out wilding v. kendini dağıtmak
go out wilding v. çıldırmak
go out wilding v. manyağa bağlamak
go out wilding v. dağıtmak
go out wilding v. coşmak
go out wilding v. kontrolü kaybetmek
go in and out v. gelip gelip gitmek
go in and out v. girip girip çıkmak
go in and out v. gidip gelmek
go in and out v. çıkıp çıkıp girmek
go in and out v. bir girip bir çıkmak
go in and out v. kesik kesik çalışmak
go in and out v. gidip gidip gelmek
go in and out v. bir çalışıp bir çalışmamak