ölmek - Turco Inglés Diccionario
Historia

ölmek



Significados de "ölmek" en diccionario inglés turco : 152 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ölmek die v.
General
ölmek die v.
ölmek peg out v.
ölmek decease v.
ölmek hand in one's checks v.
ölmek conk v.
ölmek go west v.
ölmek go to one's glory v.
ölmek cut up v.
ölmek end v.
ölmek cash in v.
ölmek return to dust v.
ölmek toe v.
ölmek pass v.
ölmek expire v.
ölmek rest v.
ölmek breathe one's last v.
ölmek pop off v.
ölmek go v.
ölmek pip v.
ölmek pay one's debt to nature v.
ölmek pass away v.
ölmek go hence v.
ölmek snuff it v.
ölmek belly up v.
ölmek depart v.
ölmek fall v.
ölmek succumb v.
ölmek pip out v.
ölmek pass in v.
ölmek give up the ghost v.
ölmek gasp one's life out v.
ölmek hand in one's chips v.
ölmek go the way of all flesh v.
ölmek exit v.
ölmek kick off v.
ölmek croak v.
ölmek go belly up v.
ölmek cross the styx v.
ölmek perish v.
ölmek bite the dust v.
ölmek choke v.
ölmek pass out v.
ölmek gather v.
ölmek go out of existence v.
ölmek fail v.
ölmek finish v.
ölmek pass on v.
ölmek warble v.
ölmek depart this life v.
ölmek absquatulate v.
ölmek be dead v.
Phrasals
ölmek drop off v.
ölmek fall off v.
ölmek go up v.
ölmek check in v.
ölmek check out v.
ölmek cash in v.
ölmek pop off to v.
ölmek kick in v.
ölmek pass on v.
ölmek be no more v.
ölmek pass over v.
Colloquial
ölmek box v.
ölmek go bung [australia/new zealand] v.
ölmek go to one's last home v.
ölmek go for a burton v.
ölmek bite the dust v.
ölmek bite the big one v.
ölmek push up the daisies v.
ölmek step off the curb v.
Idioms
ölmek be gathered to one's people v.
ölmek go off the hooks v.
ölmek go the way of all the earth v.
ölmek yield the breath v.
ölmek pass on to the great beyond v.
ölmek bite the biscuit v.
ölmek have had the biscuit v.
ölmek be toes up v.
ölmek cease to be v.
ölmek buy the box v.
ölmek buy the box v.
ölmek cash (one's) chips in v.
ölmek cash (one's chips) in v.
ölmek cash one's checks in v.
ölmek cease to be v.
ölmek meet one's maker v.
ölmek go west v.
ölmek snuff it v.
ölmek answer the call v.
ölmek pop one's clogs v.
ölmek go to one's just reward v.
ölmek get one's ticket punched v.
ölmek have one's name inscribed in the book of life v.
ölmek go to the happy hunting grounds v.
ölmek croak v.
ölmek expire v.
ölmek be pushing up the daisies v.
ölmek give up the ghost v.
ölmek buy the farm v.
ölmek go to one's reward v.
ölmek breathe one's last v.
ölmek curl up and die v.
ölmek be food for worms v.
ölmek meet one's death v.
ölmek shuffle off this mortal coil v.
ölmek pop off v.
ölmek go over to the great majority v.
ölmek pay the debt of nature v.
ölmek conk v.
ölmek go on to a better land v.
ölmek kick the bucket v.
ölmek drop dead v.
ölmek give-up the ghost v.
ölmek bite the dust v.
ölmek choke v.
ölmek call in one's chips v.
ölmek be gathered to one's fathers v.
ölmek meet one's end v.
ölmek join the great majority v.
ölmek pass in one's chips v.
ölmek cash in one's chips v.
ölmek cross the great divide v.
ölmek drop off the hooks [obsolete] v.
ölmek turn (one's) face to the wall v.
ölmek depart from this world v.
ölmek hand in (one's) dinner pail v.
ölmek give up the ghost v.
ölmek yield the ghost v.
Slang
ölmek knock off v.
ölmek tap out v.
ölmek turn belly up v.
ölmek buy the big one v.
ölmek turf v.
ölmek take the long count v.
ölmek crap out v.
ölmek peg out v.
ölmek buy it v.
ölmek go to kingdom come v.
ölmek flatline v.
ölmek fall off one's perch v.
ölmek take the count v.
ölmek dirt nap v.
ölmek go belly up v.
ölmek beam up v.
Archaic
ölmek cark [aus] v.
ölmek decede v.
British Slang
ölmek pop one's clogs v.
ölmek snuff-it v.
ölmek kark it v.
ölmek cark it v.
ölmek peg-it v.

Significados de "ölmek" con otros términos en diccionario inglés turco: 335 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
açlıktan ölmek starve v.
General
birer birer ölmek die off v.
acından ölmek starve v.
boğularak ölmek (dumandan/havasızlıktan) smother v.
yorgunluktan ölmek be exhausted v.
açlıktan ölmek starve v.
kalpten ölmek die of heart attack v.
acından ölmek starve to death v.
acından ölmek be very hungry v.
uykusuzluktan ölmek die of sleeplessness v.
birer birer ölmek die out v.
teker teker ölmek die off v.
eceliyle ölmek die a natural death v.
çalışırken ölmek die one's boots v.
vurulup ölmek kiss the dust v.
düşüp ölmek drop dead v.
fücceten ölmek die in a sudden death v.
direnemeyip ölmek (hastalığa) succumb v.
gülmekten ölmek fall about laughing v.
hiç beklenmedik bir anda ölmek die unexpectedly v.
birer birer ölmek become extinct v.
gülmekten ölmek die laughing v.
kahrından ölmek die of grief v.
ölmek üzere olmak be at the point of death v.
açlıktan ölmek famish v.
önce ölmek predecease v.
açlıktan ölmek die of starvation v.
sıkıntıdan ölmek die v.
açlıktan ölmek be famishing v.
açlıktan ölmek starve to death v.
düşüp ölmek bite the dust v.
birinden önce ölmek predecease v.
vasiyetsiz ölmek die intestate v.
kollarında ölmek die in one's arms v.
acından ölmek fall in poverty v.
acından ölmek be extremely poor v.
yanarak ölmek burn to death v.
kan kaybından ölmek bleed to death v.
zamansız ölmek die untimely v.
donarak ölmek freeze to death v.
erken ölmek die early v.
aniden ölmek die suddenly v.
doğum esnasında ölmek die in in infancy v.
huzurlu ölmek die peacefully v.
genç ölmek die young v.
aniden ölmek die a natural sudden v.
genç yaşta ölmek die young v.
doğarken ölmek die in childbirth v.
doğarken ölmek die in in infancy v.
doğumda ölmek die in childbirth v.
doğum esnasında ölmek die in childbirth v.
doğum sırasında ölmek die in childbirth v.
doğururken ölmek die in childbirth v.
canlı canlı ölmek be buried alive v.
kan kaybından ölmek die of blood loss v.
üzüntüsünden ölmek die from one's grief v.
acısından ölmek die from one's grief v.
sıkıntıdan ölmek be bored to death v.
eceliyle ölmek die a natural sudden v.
erken ölmek die prematurely v.
genç yaşta ölmek die prematurely v.
kaza sonucu ölmek die in an accident v.
kaza sonucu ölmek die accidentally v.
kahrından ölmek die of a broken heart v.
meraktan ölmek worry oneself to death v.
pisi pisine ölmek die in vain v.
uğruna ölmek die for v.
elektrik akımıyla ölmek electrocute v.
çocuk yapamadan ölmek die without issue v.
çocuğu olmadan ölmek die without issue v.
çocuk yapamadan ölmek die childless v.
çocuksuz ölmek die without issue v.
çocuğu olmadan ölmek die childless v.
çocuksuz ölmek die childless v.
maganda kurşunuyla ölmek be killed by a stray bullet v.
kan kaybından ölmek bleed to dead v.
yatağında ölmek die in one's bed v.
eceliyle ölmek die in one's bed v.
daha önce ölmek die before v.
birinden önce ölmek die before v.
önce ölmek die earlier than v.
daha önce ölmek predecease v.
daha önce ölmek die earlier than v.
birinden önce ölmek die earlier than v.
ambulans beklerken ölmek die while waiting for an ambulance v.
ambulans beklerken ölmek die waiting for an ambulance v.
kaza mahallinde ölmek die at the scene of the accident v.
olay yerinde ölmek die at the scene v.
ameliyat masasında ölmek die on the operating table v.
kederden ölmek die from grief v.
kederden ölmek die off grief v.
birden ölmek die suddenly v.
aniden ölmek die a sudden death v.
birden ölmek die a sudden death v.
havasızlıktan ölmek suffocate v.
havasızlıktan ölmek be asphyxiated v.
havasızlıktan ölmek die from lack of air or oxygen v.
kalpten ölmek die of a heart attack v.
olay mahallinde ölmek die at the scene v.
ölmek istemek want to die v.
bir kaza ya da hastalık nedeniyle ölmek die of something v.
kurşun yaralarından ölmek die as a result of one's gunshot wounds v.
boğularak ölmek choke to death v.
havasız kalarak ölmek choke to death v.
dizanteriden ölmek die of dysentery v.
önce ölmek die before v.
-den ölmek die of something v.
kan kaybından ölmek die from the loss of blood v.
kazada ölmek die in an accident v.
ülkesi için ölmek die for his country v.
-den ölmek die from something v.
ülkesi uğruna ölmek die for his country v.
araba kazasında ölmek die in an automobile accident v.
birinin sorumluluğunda iken ölmek die on someone v.
kollarında ölmek die in one’s arms v.
kazadan önce ölmek die before the accident v.
bilim adına ölmek die in the name of science v.
sırlarıyla ölmek die with one’s secrets v.
çok önceden ölmek die a long time ago v.
savaş alanında onurlu bir şekilde ölmek die in the war field with honour v.
hastanede ölmek die in the hospital v.
uykusunda ölmek die in one's sleep v.
saygın bir şekilde ölmek die with respect v.
acil serviste ölmek die in the er v.
onurluca ölmek die in dignity v.
uçak kazasında ölmek die in a plane crash v.
açlıktan ölmek die of hunger v.
akciğer kanserinden ölmek die of lung cancer v.
kahraman olarak ölmek die as a hero v.
kahraman olarak ölmek die a hero v.
susuzluktan ölmek be dying of thirst v.
susuzluktan ölmek die of thirst v.
doğal nedenlerle ölmek die of natural causes v.
eceliyle ölmek die of natural causes v.
her gün birazcık daha ölmek die a little bit every day v.
duymak için ölmek be dying to hear v.
sıcaktan ölmek die from the heat v.
onurlu bir şekilde ölmek die with dignity v.
onurlu bir şekilde ölmek die with honor v.
şanlı bir şekilde ölmek die with glory v.
açlıktan ölmek affamish [obsolete] v.
savaşarak ölmek die game v.
savaşarak ölmek die in harness v.
ölmek üzere kimse goner n.
ölmek üzere olan bir kişinin ettiği dua dying prayer n.
ölmek üzere moribund adj.
ölmek üzere olan moribund adj.
ölmek üzere at one's last gasp adv.
ölmek üzere iken in extremis adv.
ölmek üzere iken at the point of death adv.
Phrasals
asılarak ölmek die by hanging v.
(fide) yağmur/çok sulama sonrası ölmek damp off v.
(yangında/fırtınada vb) ölmek perish in something v.
-den ölmek die of v.
(hüsnütabir) ölmek cross over v.
ölmek üzere olan birini/bir şeyi öldürmek finish off v.
ölmek üzere olan birinin/bir şeyin işini bitirmek finish off v.
ölmek üzere olan birini/bir hayvanı öldürmek finish (someone or an animal) off v.
Phrases
ölmek var dönmek yok in it win it expr.
Proverb
utançla yaşamaktansa onurla ölmek daha iyidir better die with honour than live with shame
Colloquial
acından ölmek be famished v.
açlıktan ölmek be starving to death v.
ağır yaraları sebebiyle ölmek succumb to one’s injuries v.
aniden ölmek drop dead v.
asılarak ölmek die of throat trouble v.
bir anda ölmek up and died v.
çizmeleri ayağında ölmek die with one's boots on v.
işinin başında ölmek die with one's boots on v.
kaza sonucu ölmek die with one's boots on v.
kollarında ölmek die in one’s arms v.
korkudan ölmek be scared stiff v.
overdozdan ölmek be oded v.
aşırı dozdan ölmek be oded v.
aşırı doz uyuşturucu kullanımından ölmek be oded v.
ölmek üzere about to die expr.
ölmek üzere fixing to die (ftd) expr.
ölmek üzere ftd (fixingto die) abrev.
Idioms
hayatının baharında ölmek die in harness v.
vaktinden önce ölmek die in harness v.
emekli olmadan önce ölmek die in harness v.
çalışmaya hayatı devam ederken ölmek die in harness v.
korkudan ölmek be scared silly to death v.
korkudan ölmek be scared stiff to death v.
ölmek üzere olmak buy the box v.
ölmek üzere olmak buy the box v.
can çekişerek ölmek come to a bad end v.
gülmekten ölmek fall about the place (laughing) v.
ameliyat masasında ölmek be boxed on the table v.
aniden ölmek drop in one's tracks v.
bin kere ölmek die a thousand deaths v.
bir şey için ölmek be dying for v.
boynuzlanarak ölmek gore to death v.
bir hiç uğruna ölmek die for nothing v.
birden ölmek drop in one's tracks v.
bin defa ölmek die a thousand deaths v.
bir şey için ölmek be dying to do v.
birisinden daha önce ölmek go on before someone v.
düşerek/düşme (neticesinde) ölmek plunge to an untimely end v.
düşerek/düşme (neticesinde) ölmek plunge to one's death v.
direksiyonda ölmek die behind the wheel v.
direksiyon başında ölmek die behind the wheel v.
eceli ile ölmek die a death (brit) v.
görev başında ölmek die in one's boots v.
gülmekten ölmek laugh one's head off v.
heyecandan ölmek get the jitters v.
hoş olmayan bir şekilde ölmek meet a sticky end v.
ezilerek ölmek crush to death v.
eceli ile ölmek die a natural death (us) v.
hoş olmayan bir şekilde ölmek come to a sticky end v.
gülmekten ölmek split one's sides v.
gül gül ölmek split one's sides v.
gülmekten ölmek fall about v.
gül gül ölmek fall about v.
gülmekten ölmek crack up v.
gül gül ölmek crack up v.
gülmekten ölmek be in stitches v.
gül gül ölmek be in stitches v.
gülmekten ölmek be rolling in the aisles v.
gül gül ölmek be rolling in the aisles v.
gülmekten ölmek laugh fit to bust v.
gül gül ölmek laugh fit to bust v.
genç yaşta ölmek not make old bones v.
erken ölmek come to an untimely end v.
genç ölmek come to an untimely end v.
ilgisizlikten ölmek/solmak die on the vine v.
ilgisizlikten ölmek/solmak wither on the vine v.
meraktan ölmek be worried sick v.
öl dediği yerde ölmek be at the beck and call of someone v.
meraktan ölmek die of curiosity v.
ödlekçe ölmek die a coward's death v.
korkak gibi ölmek die a coward's death v.
ölmek/bitmek üzere olmak head for the last roundup v.
ölmek üzere olmak be on one's last legs v.
kederinden ölmek die of a broken heart v.
kötü bir şekilde ölmek meet a sticky end v.
kötü bir şekilde ölmek come to a sticky end v.
ölmek üzere olmak have one foot in the grave v.
meraktan ölmek die from curiosity v.
ömrünün baharında ölmek not make old bones v.
sıkıntıdan ölmek die of boredom v.
patır patır ölmek be dropping like flies v.
savaşta ölmek die in one's boots v.
soğuktan ölmek perish from the cold v.
sebepsiz yere ölmek die for no reason v.
sebepsiz yere ölmek die for nothing v.
soğuktan ölmek die from the cold v.
soğuktan ölmek die of the cold v.
patır patır ölmek drop like flies v.
şoför mahallinde ölmek die behind the wheel v.
yaşlanmadan ölmek not make old bones v.
(hemen) oracıkta (anında) ölmek /can vermek be killed outright v.
(ölmek üzere olan) birisinin hayatından umudu kesmek give someone up for dead v.
utancından ölmek istemek want to curl up and die v.
üzüntüsünden ölmek die of a broken heart v.
(kutsal bir amaç uğruna) ölmek pay the ultimate price v.
kariyerinin zirvesindeyken ölmek cut (one) down in (one's) prime v.
hayatının baharında ölmek cut (one) down in (one's) prime v.
hayatının en parlak evresinde ölmek cut (one) down in (one's) prime v.
kariyerinin zirvesindeyken ölmek cut someone off (or down) in their prime v.
hayatının baharında ölmek cut someone off (or down) in their prime v.
hayatının en parlak evresinde ölmek cut someone off (or down) in their prime v.
kariyerinin zirvesindeyken ölmek cut (one) off in (one's) prime v.
hayatının baharında ölmek cut (one) off in (one's) prime v.
hayatının en parlak evresinde ölmek cut (one) off in (one's) prime v.
kariyerinin zirvesindeyken ölmek cut someone off (or down) in their prime v.
hayatının baharında ölmek cut someone off (or down) in their prime v.
hayatının en parlak evresinde ölmek cut someone off (or down) in their prime v.
gülmekten ölmek laugh yourself silly v.
gülmekten ölmek laugh yourself sick v.
ölmek bitmek feel like death v.
ölmek bitmek feel like death warmed over v.
gülmekten ölmek be in fits v.
küçük bir sıkıntıdan/aksilikten dolayı ölmek die for want of lobster sauce v.
incir çekirdeğini doldurmayacak bir nedenden ölmek/dünyası yıkılmak die for want of lobster sauce v.
sonuna kadar yiğitçe savaşıp ölmek die in the last ditch v.
sonuna kadar cesurca/kahramanca savaşıp ölmek die in the last ditch v.
son raddeye kadar savaşıp ölmek die in the last ditch v.
mutlu ölmek die laughing v.
gülerek ölmek die laughing v.
kötü bir durumda ölmek die like a dog v.
sefil bir şekilde/yapayalnız ölmek die like a dog v.
acı çekerek ölmek die like a dog [ old-fashioned] v.
rezil bir şekilde ölmek die like a dog [ old-fashioned] v.
onur kırıcı bir durumda/şekilde ölmek die like a dog v.
acınası bir şekilde ölmek/son bulmak die like a dog v.
sefil bir şekilde ölmek/son bulmak die like a dog v.
perişan halde ölmek/son bulmak die like a dog v.
zavallı bir şekilde ölmek/son bulmak die like a dog v.
içler acısı bir şekilde ölmek/son bulmak die like a dog v.
sefalet içinde ölmek/son bulmak die like a dog v.
patır patır ölmek die like flies v.
patır patır ölmek drop like flies v.
patır patır ölmek fall like flies v.
açlıktan veya susuzluktan ölmek (roland isminde bir fransız kahramanın roncesvalles savaşından kurtulup açlık ve susuzluktan ölmesi olayından türetilmiş bir ifade) die like roland v.
ölmek üzere olan kimse a candidate for a pair of wings n.
ölmek üzere olan hayvan crow bait n.
ölmek üzere far gone expr.
ölmek üzere not long for this world expr.
ölmek üzere on the brink of the grave expr.
ölmek üzere at death's door expr.
kızıl (komünist) olmaktansa ölmek daha iyidir better dead than red expr.
Speaking
bu sona ermeden daha kaç kişi ölmek zorunda? how many more people have to die before this is over? expr.
ölmek güzeldir it's good to die expr.
ölmek istemiyorum I don't want to die expr.
ölmek istemiyorum I don't want to die expr.
ölmek istiyorum I want to die expr.
ölmek var dönmek yok we have burnt our boats expr.
soğuktan ölmek üzereydi he was nearly dead from cold expr.
Slang
bir anda ölmek up and died v.
Trade/Economic
açlıktan ölmek starve v.
Technical
elektrik çarpması sonrası ölmek electrocute v.
Marine
(denizci jargonunda) ölmek slip the cable v.
Medical
acil serviste ölmek die in the emergency department v.
ameliyat sonrası erken dönemde ölmek die in the early postoperative period v.
aşırı dozdan ölmek die from overdose v.
aşırı dozdan ölmek die of overdose v.
aşırıdozdan ölmek die from overdose v.
aşırıdozdan ölmek die of overdose v.
kalp krizinden ölmek die from heart attack v.
kalp krizi geçirerek ölmek die of heart attack v.
kalp krizi geçirerek ölmek die from heart attack v.
kalp krizinden ölmek die of heart attack v.
solunum yetmezliğinden ölmek die of respiratory failure v.
solunum yetmezliği nedeniyle ölmek die of respiratory failure v.
tedavi sırasında ölmek die during treatment v.
vurgundan ölmek die of bends v.
vurgun yiyerek ölmek die of bends v.
(doku) ölmek necrotize v.
(doku) ölmek necrotise v.
ölüm ve ölmek üzerine akademik çalışmalar düzenleyen kimse thanatologist n.
özellikle psikolojik ve sosyal yönleriyle ölüm ve ölmek üzerine düzenlenen çalışma thanatology n.
ölüm ve ölmek üzerine düzenlenen çalışmalar ile ilgili thanatological adj.
Education
ölüm ve ölmek üzerine akademik çalışmalar düzenleyen kimse thanatologist n.
Military
savaşırken ölmek fall in battle v.
Ottoman Turkish
fücceten ölmek die a sudden death v.