finish - Turco Inglés Diccionario

finish

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

finish — Definition

Significado:
bitirmek, son
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈfɪnɪʃ/ – BrE /ˈfɪnɪʃ/)
Categoría gramatical:
Fiil: finish (finishes – finished – finishing); İsim: finish (finishes)
Sinónimo:
complete, end
Antónimos:
begin

Significados de "finish" en diccionario turco inglés : 113 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
finish v. sona ermek
The ceremony finished with a cocktail party.
Tören, kokteyl partisiyle sona erdi.

More Sentences
finish v. bitirmek
Please be so kind as to allow me to finish my sentence.
Lütfen cümlemi bitirmeme izin verecek kadar nazik olun.

More Sentences
finish v. bitmek
Byrd's work finishes around 5 o'clock.
Byrd'ün işi saat 5 gibi bitiyor.

More Sentences
General
finish n. finiş
Marathon runners started sprinting near the finish.
Marathon koşucuları finişe yakın depar atmaya başladı.

More Sentences
finish n. cila
The old mirror now has an excellent finish.
Eski aynanın artık mükemmel bir cilası var.

More Sentences
finish n. bitiş
She bought a ticket to see the finish of the Tour de France.
Tour de France'ın bitişini görmek için bir bilet aldı.

More Sentences
finish n. son
The vacation went smoothly from start to finish.
Tatil, başından sonuna kadar sorunsuz geçti.

More Sentences
finish v. tamamlanmak
Clearly, however, for us, this European constitutional process is not yet finished.
Ancak bizim için bu Avrupa anayasal sürecinin henüz tamamlanmadığı açıktır.

More Sentences
finish v. son vermek
I will finish on that note.
Bu notla sözlerime son veriyorum.

More Sentences
finish v. mahvetmek
The demands of her boss finished her.
Patronunun talepleri onu mahvetti.

More Sentences
finish v. cilalamak
The hardwood floor was finished with wax.
Ahşap döşeme, balmumu ile cilalandı.

More Sentences
finish v. bitmek
Byrd's work finishes around 5 o'clock.
Byrd'ün işi saat 5 gibi bitiyor.

More Sentences
finish v. bitirmek
Please be so kind as to allow me to finish my sentence.
Lütfen cümlemi bitirmeme izin verecek kadar nazik olun.

More Sentences
finish v. tamamlamak
Evelyn finished fourth in the running marathon.
Evelyn, maraton koşunu dördüncü sırada tamamladı.

More Sentences
finish v. yok etmek
By killing the towers, we are trying to finish and destroy the tower.
Kuleleri öldürerek kuleyi bitirmeye ve yok etmeye çalışıyoruz.

More Sentences
finish v. mahvetmek
The demands of her boss finished her.
Patronunun talepleri onu mahvetti.

More Sentences
finish v. (işini) bitirmek
I don't think she has finished doing her daily exercises.
Günlük egzersizlerini bitirdiğini zannetmiyorum.

More Sentences
finish v. tükenmek
Sorry, fresh orange has finished.
Üzgünüm, taze portakal suyu tükendi.

More Sentences
Technical
finish n. sonuç
Apply two coats of the paint for a good finish.
İyi bir sonuç için iki tabaka boya uygula.

More Sentences
finish v. bitirmek
Please be so kind as to allow me to finish my sentence.
Lütfen cümlemi bitirmeme izin verecek kadar nazik olun.

More Sentences
finish v. bitmek
Byrd's work finishes around 5 o'clock.
Byrd'ün işi saat 5 gibi bitiyor.

More Sentences
finish v. sona ermek
The ceremony finished with a cocktail party.
Tören, kokteyl partisiyle sona erdi.

More Sentences
finish v. tamamlamak
Evelyn finished fourth in the running marathon.
Evelyn, maraton koşunu dördüncü sırada tamamladı.

More Sentences
Textile
finish v. bitmek
Byrd's work finishes around 5 o'clock.
Byrd'ün işi saat 5 gibi bitiyor.

More Sentences
finish v. bitirmek
Please be so kind as to allow me to finish my sentence.
Lütfen cümlemi bitirmeme izin verecek kadar nazik olun.

More Sentences
finish v. sona ermek
The ceremony finished with a cocktail party.
Tören, kokteyl partisiyle sona erdi.

More Sentences
finish v. tamamlamak
Evelyn finished fourth in the running marathon.
Evelyn, maraton koşunu dördüncü sırada tamamladı.

More Sentences
General
finish n. nihayet
finish n. varış
finish n. sona erme
finish n. mükemmellik
finish n. son kat boya
finish n. mayna
finish n. perdah
finish n. kusursuzluk
finish n. tamamlama
finish n. terbiye
finish n. görgü kuralları
finish n. etiket kuralları
finish n. cam kavanozun üst bölümü
finish n. son evre
finish n. son aşama
finish n. netice
finish n. çökme
finish n. çöküş
finish n. çöküşün ardındaki neden
finish n. biten şey
finish n. tamamlanan şey
finish v. ikmal etmek
finish v. mükemmelleştirmek
finish v. nokta koymak
finish v. itmam etmek
finish v. sonunu getirmek
finish v. sona erdirmek
finish v. sonuçlandırmak
finish v. tüketmek
finish v. yıkmak
finish v. rötuş yapmak
finish v. noktalamak
finish v. sonuçlanmak
finish v. bozmak
finish v. bitkin duruma getirmek
finish v. tekmillemek
finish v. neticelenmek
finish v. gelmek (birinci/ikinci vb) (müsabakada)
finish v. ölmek
finish v. -likle bitirmek (birinci/ikinci vb) (yarışmada)
finish v. görgü okuluna gitmek
finish v. ortadan kaldırmak
finish v. def etmek
finish v. öldürmek
Technical
finish n. apre
finish n. bitim işlemi
finish n. bitirme
finish n. bitirme aşaması
finish n. son verme
finish n. tümleme
finish n. terbiye
finish v. aprelemek
finish v. terbiye etmek
finish v. (ahşap) istenen dokuyu vermek
finish v. (ahşap) belirli bir yüzeyle tamamlamak
Computer
finish expr. bitir
finish expr. tamam
Textile
finish n. apre
finish n. bitim işlemi
finish n. çile
finish n. finisaj
finish n. perdah
finish n. terbiye
finish n. kumaş kenarı tamamlama yöntemi
finish v. aprelemek
finish v. terbiye etmek
Construction
finish n. yüzey bitirme
finish n. cila malzemesi
finish n. perdah malzemesi
finish n. marangoz işi
finish n. evdeki ahşap unsurların tamamlanmasında kullanılan üst kalite kereste
Automotive
finish n. baz kat
finish n. boyanın görünümü
Gastronomy
finish n. şarabın ağızda bıraktığı tat
finish n. alkollü içeceklerin ağızda bıraktığı tat
Breeding
finish n. yağ
finish n. hayvan yağı
finish n. hayvanın deri altında biriken yağ
finish v. (hayvan) satılabilir kiloya gelmek
finish v. (hayvan) yeterince besili olmak
Hunting
finish n. silahın metal ve ahşap aksamının rengi cilası boyası
Sport
finish v. (gol olan) son manevrayı yapmak
finish v. bitirici vuruş yapmak
finish v. (sayı alarak) son dakikada işi bitirmek
Art
finish n. (sanat eserinde) son rötuş
Painting
finish n. bitirimleme

Significados de "finish" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
embossed finish n. gofreleme
photo finish n. fotofiniş
martensite finish temperature n. martensit son bulma sıcaklığı
embossed finish n. gofraj
satin finish n. atlas perdahı
finish line n. bitiş çizgisi
latest finish date n. son bitiriliş tarihi
finish one's education n. eğitimini tamamlamak
early finish time n. erken bitirme günü
plaster-finish n. alçı kaplama
blanket finish n. çok yakın bitiş
fin (finish) n. bitiş
fin (finish) n. son
fin (finish) n. sonlanım
finish line n. bir sürecin sonu
finish line n. son
first-place finish n. (yarışta) birinci bitirme
finish up work v. işten çıkmak (mesainin bitmesi)
finish up v. halletmek
finish off v. bitirmek
finish off v. tamamlamak
finish somebody off v. işini bitirmek
finish with v. ile işi bitmek
finish with v. ilişiğini kesmek
finish up v. tamamen bitirmek
finish with v. ilişkisini kesmek
finish with v. alakayı kesmek
finish up v. bitirmek
finish with v. ile ilişkisini kesmek
half finish v. yarılamak
finish up work v. mesaiyi bitirmek
finish with somebody v. işini bitirmek
be unable finish what one was saying v. laf ağzında kalmak
finish with a degree (in a competition) v. dereceyle bitirmek
finish the season v. devreyi kapatmak
finish the half v. devreyi kapatmak
finish school v. okulu bitirmek
finish the speech v. konuşmayı bitirmek
finish with v. ile işini bitirmek
finish stock v. stok eritmek
finish up work v. işten çıkmak
sprint to the finish v. sonlara doğru atağa kalkmak
finish one's speech v. sözlerini noktalamak
can't finish v. (işi/ödevi vb) yetiştirememek
finish successfully v. başarılı şekilde bitirmek
finish the sentence v. cümleyi tamamlamak
finish filming v. çekimi bitirmek
finish filming v. çekimleri bitirmek
finish in second place v. ikinci olarak bitirmek
finish in third place v. üçüncü olarak bitirmek
finish the job v. işi bitirmek
finish university v. üniversiteyi bitirmek
finish work early v. erken paydos etmek
to read the koran from start to finish (or from beginning to end) v. hatim indirmek
finish the high school v. liseyi bitirmek
finish a book v. kitap bitirmek
finish in mind v. kafada bitirmek
well beyond the finish line adv. bitiş çizgisinin hayli ötesinde
Phrasals
finish off v. bitirmek
finish off v. üstesinden gelmek
finish up v. üstesinden gelmek
finish off v. halletmek
finish up v. bitirmek
finish up v. halletmek
finish off v. ölmek üzere olan birinin/bir şeyin işini bitirmek
finish (someone or an animal) off v. ölmek üzere olan birini/bir hayvanı öldürmek
finish up v. noktalanmak
finish off v. ölmek üzere olan birini/bir şeyi öldürmek
finish up v. sonlanmak
finish up v. işi bitirmek
finish off v. son kalan kısmı halletmek/bitirmek
finish off v. bir şeyle kapatmak
finish (someone or an animal) off v. yaralı birini/bir hayvanı öldürmek
finish up v. bir şey üstünde çalışmayı bitirmek
finish off v. kapanış yapmak
finish up v. sonuca bağlanmak
finish off v. bitirmek
finish up v. işi sonlandırmak
finish up v. bitmek
finish up v. sona ermek
finish off v. bitiriş yapmak
finish off v. bir şeyle bitirmek
finish up v. sonuçlanmak
finish off v. tamamlamak
finish with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) işi kalmamak
finish with (something) v. (bir şeyle) taçlandırmak
finish someone or something up v. biri/bir şey üzerinde yapılan bir işlemi bitirmek/tamamlamak
finish someone or something off v. birinin işini/bir şeyi tamamlamak
finish with (something) v. (bir şeyle) alt etmek
finish with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) işi bitmek
finish with (something) v. (bir şekilde) bitirmek/sonlandırmak
finish with (something) v. (bir şeyle) tamamlamak
finish with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) ilişkisi bitmek
finish with (something) v. (bir şeyi) tamamlamak
finish someone or something off v. biri/bir şey üzerinde yapılan bir işlemi bitirmek/tamamlamak
finish someone or something off v. birinin işini/bir şeyi halletmek
finish someone or something up v. birinin işini/bir şeyi bitirmek
finish with (something) v. (bir şeyle) bitirmek
finish something off v. bir şeyi yiyip/içip bitirmek
finish with something v. bir şeyin işini tamamlamak/bitirmek
finish someone or something up v. birinin işini/bir şeyi halletmek
finish with (something) v. (bir şeyle) öldürmek
finish someone or something off v. birinin işini/bir şeyi bitirmek
finish something off v. bir şeyin hepsini yemek/içmek
finish someone or something up v. birinin işini/bir şeyi tamamlamak
finish with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) ilgisi kalmamak
finish (something) off (with something) v. (bir şeyin) kapanışını (bir şeyle) yapmak
finish with (something) v. (bir şeyle) işi bitmek
finish someone or something up v. biriyle/bir şeyle ilgili bir şeyi/işlemi yapıp bitirmek
finish (something) off (with something) v. (bir şeyi bir şeyle) sonlandırmak
finish with (something) v. (bir şeyi) bitirmek
finish with (something) v. (bir şeyin) işini tamamlamak/bitirmek
finish with (something) v. (bir şey) ekleyerek tamamlamak
finish with something v. bir şeyi tamamlamak
finish with (something) v. (bir şeyle) işini bitirmek
finish with something v. bir şeyle işi bitmek
finish (something) off (with something) v. (bir şeyi bir şeyle) bitirmek
finish with something v. bir şeyi bitirmek
finish out v. tamamlamak
finish with v. sonlandırmak
finish up v. son eklemeleri yapmak
finish with v. tamamlamak
finish off v. canını almak
finish out v. doldurmak
finish up v. tamama erdirmek
finish up v. eksik kalan son kısımları tamamlamak
finish up v. son rötuşları yapmak
finish off v. öldürmek
Proverb
give us the tools, and we will finish the job siz malzemeleri gönderin, yeter; gerisini biz hallederiz
give us the tools, and we will finish the job sen alet edevattan haber ver, işi biz yaparız
Colloquial
a photo finish n. foto finiş
a close finish n. kafa kafaya bitme (bir yarışın sonunda)
be in at the finish v. bir şeyin sonunda bulunmak
be in at the finish v. bir şeyin sonunda orada olmak
about to finish expr. bitmek üzere
a photo finish expr. ucu ucuna
from start to finish expr. başlangıçtan bitişe/sona
Idioms
garrison finish n. son anda öne geçip zafer kazanama
garrison finish n. son anda geçme
garrison finish n. yarışın son anında arkadan gelip birinciyi geçme
garrison finish n. sürpriz sonuç
garrison finish n. son anda arkadan gelip yarışı alma
garrison finish n. son anda kazanma
garrison finish n. son dakika zaferi
garrison finish n. son dakikada kazanılan zafer
garrison finish n. son anda kazandığı yarışlarla bilinen jokey edward "snapper" garrison'a atıfta bulunarak türetilmiş bir ifade
a fight to the finish n. son ana kadar devam eden mücadele
a fight to the finish n. sonuna kadar savaş/mücadele
a fight to the finish n. kıran kırana mücadele
fight to a finish v. kesin bir sonuç alana kadar savaşmak