wine - Turco Inglés Diccionario

wine

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

wine — Definition

Significado:
şarap
Pronunciación (IPA):
(AmE /waɪn/ – BrE /waɪn/)
Categoría gramatical:
İsim: wine (wines)
Sinónimo:
vino (informal)
Antónimos:
soft drink

Significados de "wine" en diccionario turco inglés : 22 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
wine n. şarap
Red wine would be far more suitable with grilled fish.
Kırmızı şarap ızgara balıkla çok daha iyi giderdi.

More Sentences
wine n. şarap rengi
General
wine n. şarap
Red wine would be far more suitable with grilled fish.
Kırmızı şarap ızgara balıkla çok daha iyi giderdi.

More Sentences
wine n. meyve şarabı
I had no idea that the blueberry wine would taste delicious.
Yaban mersini şarabının bu kadar lezzetli olacağını hiç düşünmemiştim.

More Sentences
Technical
wine n. şarap
Red wine would be far more suitable with grilled fish.
Kırmızı şarap ızgara balıkla çok daha iyi giderdi.

More Sentences
General
wine n. bade
wine n. şarap rengi
wine n. mey
wine n. sarhoş eden şey
wine n. çakırkeyif yapan şey
wine n. şarap kadehi
wine v. şarap sunmak
wine v. ağırlamak
wine v. şarap ikram etmek
wine v. şarap içmek
wine v. şarapla eğlendirmek
wine v. (şarap vb.) içmek
wine adj. koyu kırmızı renkli
Colloquial
wine n. çok fazla şarap içerek sarhoş olma
Computer
wine n. windows uygulamalarını x86'lı bilgisayarlarda linux ve unix altında çalıştıran bir yazılım
Pharmaceutics
wine n. ilaç içeren fermente üzüm suyu
Gastronomy
wine n. mey

Significados de "wine" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
italian wine n. italyan şarabı
chilean wine n. şili şarabı
french wine n. fransız şarabı
spanish wine n. ispanyol şarabı
General
wine seller n. şarapçı
wine making n. şarap yapımı
bread and wine n. aşai rabbani
wine maker n. şarapçı
wine cellar n. şarap mahzeni
wine vinegar n. şarap sirkesi
muscatel wine n. misket
wine maker n. şarap üreticisi
fortified wine n. alkolle kuvvetlendirilmiş şarap
rhine wine n. ren şarabı
wine bottle n. şarap şişesi
wine bucket n. şarap soğutma kovası
wine glass n. şarap kadehi
a kind of wine barrel n. fota
table wine n. sofra şarabı
wine merchant n. şarap tüccarı
port wine n. porto şarabı
wine barrel n. şarap fıçısı
wine cooler n. şarap soğutma kovası
bordeaux (wine) n. bordo
rhenish wine n. ren şarabı
wine steward n. şarapçı kahyası
california wine n. kaliforniya şarabı
wine merchant n. şarapçı
wine cask n. şarap fıçısı
wine sauce n. şarap sosu
wine addict n. şarapçı
wine trade n. şarap ticareti
wine glasses n. şarap kadehleri
wine and cheese n. şarap ve peynir
wine type n. şarap türü
wine types n. şarap türleri
wine name n. şarap adı
wine bottles n. şarap şişeleri
wine type id n. şarap türü no
wine list id n. şarap listesi no
wine purchases n. şarap siparişleri
grapes and wine n. üzümler ve şarap
wine distillery n. şarap fabrikası
wine distillery n. şarap damıtmaevi
wine and wine making n. şarap ve şarap yapımı
wine gourmet n. şarap gurmesi
wine experience n. şarap deneyimi
wine-glass n. ayaklı bardak
wine compartment n. içki dolabı
wine steward n. şarap garsonu
wine waiter n. şarap garsonu
wine room n. şarap mahzeni
wine museum n. şarap müzesi
wine production n. şarap üretimi
wine rack n. şarap rafı
wine rack n. şaraplık
jug wine n. ucuz sofra şarabı
jug wine n. testi şarabı
jug wine n. sofra şarabı
half glass of wine n. yarım kadeh şarap
wine spectator n. bir amerikan şarap dergisi
wine library n. şarap mahzeni
a glass of wine n. bir kadeh şarap
palm wine n. palmiye şarabı
wine sediment n. şarap tortusu
wine cork n. şarap mantarı
green wine n. yeşil şarap
the wine list n. şarap listesi
a thousand-dollar bottle of wine n. şişesi bin dolarlık şarap
summer wine n. yaz şarabı
wine heater n. şarap ısıtıcı
dry wine n. sek şarap
wine grape n. şaraplık üzüm
wine gums n. jöle şeker
wine gums n. jöleli şeker
vintage wine n. aynı yıl ve yerdeki üzümler kullanılarak üretilmiş şarap
wine lees n. şarap tortusu
resinated wine n. reçine şarabı
wine cellar n. şarap kavı
wine culture n. şarap kültürü
bread and wine n. ekmek ve şarap
cheap wine n. ucuz şarap
blended wine n. kupaj şarap
wine estate n. bağ evi
wine night n. şarap gecesi
glass of wine n. şarap bardağı
glass of wine n. şarap kadehi
prison wine n. hapishane şarabı
wine cellar n. kav odası
wine connoisseur n. şarap eksperi
a glass of wine n. bir kadeh şarap
wine tasting n. şarap tadımı
wine tasting n. şarap tadımı
wine tasting n. şarap tadımı
table wine n. alkol oranı %14'ten az olan şarap
tears of wine n. şarabın, kadehin kenarından aşağıya doğru bıraktığı iz
wine crate n. şarap sandığı
bubbly wine n. köpüklü şarap
wine cradle n. şarapları eğik tutmak için kullanılan sepet
wine cooler n. şarap, meyve suyu, gazoz ve çeşitli baharatlar içeren bir içecek
wine skin n. şarap tulumu
wine press n. içinde üzümün pistonla ezilerek suyunun çıkarıldığı tekne
wine taster n. tadım amacıyla şarabı koymak için kullanılan küçük tas
wine vault n. taverna
wine vault n. şarap mahzeni
wine vault n. şarabın barda veya masalarda servis edildiği bir yer
wine press n. içinde üzümün ayakla basılarak suyunun çıkarıldığı tekne
wine biscuit n. şarapla birlikte servis edilen bir tür tatlı bisküvi
wine bag n. şarap tulumu
wine lover n. şarap tadımcısı
wine skin n. şarap taşımak için kullanılan deriden yapılma bir çanta
wine [dialect] n. su
wine lover n. üzüm uzmanı
wine cellar n. şarap stoğu
wine skin n. şarap taşımak için kullanılan deriden yapılma bir şişe
wine [uk] n. (ingiliz üniversitelerinde) şarap servis edilen sosyal toplantı
wine taster n. şarap tadım uzmanı
wine taster n. şarap tadımcısı
solera wine n. solera şarabı
solera wine n. ispanyol solera sistemi ile olgunlaştırılan bir şarap
house wine n. (restoranın kendi markası olan) ucuz jenerik şarap
start on a new bottle of wine v. yeni bir şişe şaraba başlamak
wine and dine v. yedirip içirmek
wine and dine somebody v. ağırlamak
wine and dine v. yiyip içmek
wine and dine v. -e ziyafet vermek
seek refuge in wine v. kendini şaraba vurmak
drink wine v. şarap içmek
offer wine v. şarap ikram etmek
wine and dine v. ziyafet çekmek
wine and dine v. birini güzel bir yemekle eğlendirmek
wine coloured adj. şarabi
wine-red adj. şarap kırmızısı renkli
from grape to wine adv. üzümden şaraba
Phrasals
wine up v. çok şarap içirmek
wine up v. şarapla kafayı çekmek
wine up v. şarapla sarhoş etmek
wine up v. çok şarap içmek
wine up v. şarapla sarhoş olmak
wine up v. şarapla kafayı buldurmak
wine up v. şarapla kafayı bulmak
Phrases
old friends and old wine are best expr. eski dostlar ve eski şarap en iyisidir
this wine is not chilled expr. bu şarap soğutulmamış
this stain is wine expr. bu şarap lekesidir
this wine isn't chilled expr. bu şarap soğutulmamış
Proverb
there is truth in wine expr. insan içince/alkolün etkisiyle doğruları söyler
there is truth in wine expr. alkol doğruyu söyletir
there is truth in wine expr. sarhoş bir zihin, ayık bir yürekle konuşur
there is truth in wine expr. alkol insanın dilini çözer
you cannot put new wine in old bottles eski köye yeni adet olmaz