yeşil - Turco Inglés Diccionario

yeşil

Significados de "yeşil" en diccionario inglés turco : 10 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yeşil green adj.
Pines are green in color throughout the year.
Çam ağaçlarının rengi, yıl boyunca yeşildir.

More Sentences
General
yeşil green n.
The most favorable will be all green and blue colors.
En uygun olanı tüm yeşil ve mavi renkler olacaktır.

More Sentences
yeşil sinople n.
yeşil verdant adj.
yeşil verdurous adj.
yeşil leafy adj.
Mining
yeşil grn (green) n.
Botanic
yeşil virent adj.
Archaic
yeşil grene adj.
Slang
yeşil ooftish n.

Significados de "yeşil" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yeşil soğan scallion n.
yeşil bacak greenshank n.
General
yeşil kart green cards n.
yeşil ispinoz greenfinch n.
yeşil pasaport green passport n.
mavimsi yeşil aquamarine n.
daima yeşil kalan bitki evergreen n.
eski pirinç eşyada oluşan yeşil pas patina n.
yeşil ışık green light n.
yeşil yağmurkuşu green plover n.
yeşil fasülye green bean n.
yeşil elma biti green apple aphid n.
yeşil olma greenishness n.
mavimsi yeşil değerli bir taş aquamarine n.
yeşil alan greenbelt n.
mavimsi yeşil renk aquamarine n.
yeşil kart green card n.
yeşil biber green pepper n.
yeşil ışık mec n.
yeşil mayonez green mayonnaise n.
açık yeşil jade n.
yeşil kadife çiçeği green amaranth n.
yeşil tavus kuşu green peafowl n.
yeşil erik greengage n.
yeşil mercan green tipped coral n.
yeşil ağaçkakan yaffle n.
askeri yeşil olive drab n.
yeşil salata green salad n.
yeşil yosun green algae n.
yeşil ağaçkakan green woodpecker n.
mavimsi yeşil sea green n.
şişe yapımında kullanılan koyu yeşil cam bottle glass n.
yeşil sap greenshank n.
yeşil kaplumbağa green turtle n.
yeşil kurbağa green frog n.
yeşil olma greenness n.
arsenikli yeşil boya paris green n.
yeşil soğan spring onion n.
yeşil rapor green paper n.
yeşil çay green tea n.
açık yeşil chartreuse n.
yeşil gübre green manure n.
afrika yeşil maymunu african green monkey n.
yeşil zeytin green olive n.
büyük yeşil papağan alexandrine parakeet n.
yeşil yılan green snake n.
yeşil fasulye green bean n.
yeşil sert bir isviçre peyniri sapsago n.
yeşil tüfler green tuffs n.
yeşil çim greensward n.
yeşil alan green lung n.
yeşil nehir green river n.
yeşil ışık (trafik lambasında) green light n.
yeşil alan green belt n.
yeşil kitap green paper n.
amerika yeşil kurbağası american green toad n.
yeşil solungaç green gill n.
yeşil göz greeneye n.
yeşil kart health card for uninsured people in turkey n.
yeşil soğan green onion n.
yeşil bezelye green pea n.
yeşil çıvgın green warbler n.
yeşil eşya green goods n.
yeşil alan oranı green space ratio n.
hep yeşil kalan bitki evergreen n.
yeşil maymun green monkey n.
açık yeşil pea green n.
yeşil alan green field n.
yeşil körlüğü green blindness n.
yeşil taflan euonymous japonica n.
yeşil mısır green corn n.
yeşil sinek greenfly n.
yeşil alan green n.
yeşil renk green n.
koyu yeşil bottle green n.
yeşim gibi yeşil jade n.
gri yeşil sarı yellowstone n.
kırmızı yeşil sistemi red and green system n.
yeşil kuşak green belt n.
yeşil kertenkele green lizard n.
yeşil düdükçün green sandpiper n.
yeşil soya fasülyesi green soybean n.
yeşil biber (olgunlaşmamış biber) green pepper n.
yeşil kaplumbağa çorbası green turtle soup n.
açık yeşil lime n.
koyu yeşil dark green n.
parlak yeşil bright green n.
açık yeşil bright green n.
renkleri beyaz ile koyu yeşil arasında değişen silikat mineralleri nephrite n.
yeşil ağaçkakan nicker pecker n.
yeşil ağaçkakan nickle n.
bir tür yeşil elma greening n.
yeşil somaki ophite n.
yeşil burunlu cape verdean n.
yeşil burun cape verde n.
yeşil alan green space n.
yeşil kuşaklı kentler green belt cities n.
küçük yeşil ağaçkakan grey-headed woodpecker n.
yeşil ışık come-on n.
yeşil alan green-field n.
yeşil sırtlı incirkuşu olive-backed pipit n.
yeşil kuşak greenbelt n.
yeşil çit green fence n.
yeşil algler green algae n.
yeşil yapraklı sebzeler green n.
yeşil masa çuhası baize n.
yeşil salata lettuce n.
yeşil renkli böcek boyası paris green n.
yeşil pas patina n.
yeşil alan park n.
yeşil kubbe green dome n.
zeytuni yeşil olive drab n.
yeşil göz green eye n.
yeşil safir green sapphire n.
yeşil nokta green dot n.
yeşil şarap green wine n.
yeşil şarap vinho verde n.
yeşil örtü flora n.
yeşil ev green house n.
yeşil boyalı ev green painted house n.
uçuk/soluk yeşil renkli çin porseleni celadon n.
uçuk/soluk yeşil (renk) celadon n.
yeşil limon lime n.
yeşil limon green lemon n.
yeşil tepe green hill n.
bir tür yeşil elma granny smith n.
yeşil (çiğ) kahve green coffee n.
yeşil kahve çekirdeği green coffee bean n.
yeşil duvar green wall n.
ince toz yeşil çay matcha n.
yeşil tahta green board n.
yeşil üzüm green grapes n.
meyve veya sebzenin iki ucundaki sert kısımlarını kesip atmak (yeşil fasulye vs) top and tail n.
yeşil fener green lantern n.
pelin otu ile farklı bitkileri karıştırarak üretilen yeşil renkte sert bir içki absinthe n.
pelin otu ile farklı bitkileri karıştırarak üretilen yeşil renkte sert bir içki absinth n.
yeşil burun adaları'nda yaşayan kimse cape verdean n.
boğa güreşinin başlangıcında kullanılan mor ve yeşil renklerden oluşan pelerin capote n.
soluk yeşil-gri sırlı porselen celadon ware n.
çivit mavisinden daha yeşil ve soluk koyu grimsi mavi night blue n.
pembe beyaz çiçekli ve yaprakları hep yeşil olan sarmaşık türünden bir yabani çiçek ground laurel n.
siyahımsı yeşil jasper n.
sarımsı yeşil renk tonu yellow green n.
sarımsı yeşil renk tonu paris green n.
griye bakan bir koyu yeşil tonu bayberry n.
mum ağacından elde edilen ve mum yapımında kullanılan kokulu yeşil bir mum bayberry tallow n.
yeşil olma viridescence n.
parlak yeşil renginde ormancı tulumu lincoln green n.
sümüksü, macun kıvamında-yapışkan, genellikle şeffaf ve yeşil renkte satılan oyun hamuru flubber n.
özellikle evsel kullanım için su veya yiyecek depolamak üzere üretilen aşağı burma menşeli büyük yeşil sırlı bir tür çömlek martaban n.