Rail - Turc Anglais Dictionnaire

Rail

Sens de "Rail" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 46 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
rail n. demiryolu
rail n. parmaklık
rail n. ray
rail n. tırabzan
rail v. parmaklıkla çevirmek
rail v. ray döşemek
General
rail n. tırabzan küpeştesi
rail n. sutavuğu
rail n. sırık (tahta parmaklıktaki yatay)
rail n. merdiven küpeştesi
rail n. parmaklık küpeştesi
rail n. demiryolu rayı
rail n. başlık
rail n. korkuluk
rail n. (bilardoda) bant
rail n. çit
rail n. tren
rail n. korniş
rail v. küfretmek
rail v. ağzına geleni söylemek
rail v. sövmek
rail v. azarlamak
rail v. yakınmak
rail v. tırabzan koymak
rail v. sövüp saymak
rail v. dil uzatmak
rail v. hırlamak
rail v. dırlanmak
rail v. veryansın etmek
rail v. etrafını çevirmek
rail v. sert biçimde eleştirmek
Trade/Economic
rail n. demiryolu hisse senedi
Technical
rail n. çalışma rayı
rail n. korkuluk
rail n. ray
rail n. trabzan
rail n. tırabzan
rail v. demiryolu ile donatmak ya da taşımak
Furniture
rail n. çubuk
Automotive
rail n. drag yarış otomobili
rail n. ortak dağıtım rampası
Railway
rail v. tren ile seyahat etmek
Marine
rail n. küpeşte korkuluğu
rail n. küpeşte
Zoology
rail n. su tavuğu
Theatre
rail n. ramp

Sens de "Rail" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
live rail n. elektrikli ray
guard rail n. vardavela
water rail n. su kılavuzu
rail coach n. motris
towel rail n. havluluk
water rail n. suyelvesi
rail post n. korkuluk babası
conductor rail n. iletken ray
stair rail n. merdiven korkuluğu
rail steel n. demiryolu çeliği
toe rail n. küpeşte
rail car n. vagon
rail transportation n. raylı ulaşım
ventilator top rail n. havalandırma çerçevesi
rail system n. raylı sistem
chair rail n. sandalyelik
curtain rail n. perde rayı
dado-rail n. sandalyelik
high-speed rail line n. hızlı tren hattı
chair-rail n. sandalyelik
gudgeon rail n. mihver
guard rail n. korkuluk
hand-rail n. korkuluk
guard rail n. vardamana
gudgeon rail n. çengel
guard rail n. otokorkuluk
guard rail n. parmaklık
gudgeon rail n. menteşe mili
guard rail n. siper demiri
gudgeon rail n. pim
gudgeon rail n. kanca
meeting rail n. orta kayıt
safety rail n. korkuluk
tramway rail n. tramvay rayı
towel rail n. havlu askısı
towel rail n. havlu asacağı
rail line n. demiryolu hattı
rail buff n. tren yolu meraklısı
rail buff n. tren meraklısı
rail thin n. sıfır beden
plate rail n. tabak rafı
grab rail n. tutamak
rail-splitter n. ray ayırıcı
clothes rail n. elbise askısı
rail mushroom n. ray mantarı
rail fence n. bir tür çit
t rail n. rayların t şeklinde kesiştiği yer
split-rail fence n. (uzunlamasına aralıklı) tahta çit
split-rail fence n. (boylamasına aralıklı) tahta çit
hanging rail n. askı rayı
slip rail [australia/new zealand] n. (gerektiğinde yerinden çıkarılabilen) çit rayı
snake-rail fence n. yılan biçimli çit
snake-rail fence n. zikzak şekilli çit
rail at v. hırlamak
rail off v. parmaklıkla çevirmek
rail against v. sövüp saymak
rail at v. sövüp saymak
enclose (a place) with a rail fence v. çit çekmek
ride someone on a rail v. katran ve tüye bulayıp demiryolunda cezalandırmak
rail in v. çitle çevirmek
rail off v. parmaklıkla ayırmak
rail off v. çitle ayırmak
rail off v. veryansın etmek
rail off v. sertçe eleştirmek
split rail adj. ahşap kazıklı çit ile ilgili
by rail adv. trenle
by rail adv. tren ile
by rail road adv. demiryoluyla
Phrasals
rail off n. güvenlik çemberine almak
rail against someone v. söylenmek
rail against someone v. yakınmak
rail against (someone or something) v. (birine/bir şeye) öfkelenmek
rail against (someone or something) v. (birine/bir şeye) hiddetlenmek
rail against (someone or something) v. (birini/bir şeyi) protesto etmek
rail against (someone or something) v. (birini/bir şeyi) eleştirmek
rail at (one) v. (birine) vırvır etmek
rail against (someone or something) v. (birine/bir şeye) esip gürlemek
rail at (one) v. (birini) paylamak
rail at (one) v. (birinin) kafasını ütülemek
rail at (one) v. (birine) fırça çekmek
rail at (one) v. (birinin) başının etini yemek
rail at (one) v. (birini) eleştirip durmak
rail at (one) v. (birini) fırçalayıp/azarlayıp durmak
rail against (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı çıkmak
rail at (one) v. (birine) söylenip durmak
rail at (one) v. (birine) dırdır etmek
Colloquial
post-and-rail tea [australia] n. iri yapraklı bir çay çeşidi
rail thin expr. zapzayıf
rail thin expr. ipince
Idioms
thin as a rail n. aşırı zayıf
as thin as a rail n. aşırı zayıf
be as thin as a rail (us) v. kemikleri sayılacak kadar zayıf olmak
be as thin as a rail (us) v. bir deri bir kemik olmak
ride the rail v. demir yolunu kullanmak
ride on a rail v. herkesin önünde cezalandırılıp sürgün edilmek
ride the rail v. trenle, tramvayla, metroyla gitmek
ride the rail v. raylı sistemi kullanarak gitmek
as thin as a rail expr. zapzayıf
as thin as a rail expr. ipince
thin as a rail expr. incecik
as thin as a rail expr. incecik
Trade/Economic
free on rail n. vagon teslimi
ship's rail n. gemi küpeştesi
rail line n. demiryolu hattı
rail consignment note n. demiryolu hamule senedi
send by rail v. trenle göndermek
free on rail adj. istasyon rayında teslim
free on rail adj. trende teslim
f.o.r. (free on rail) abrev. trende teslim
Politics
trans-european rail freight network n. avrupa dahili demiryolu taşımacılık ağı
intergovernmental organisation for international carriage by rail n. uluslararası demiryolu taşımacılığı hükümetlerarası örgütü
third rail of politics n. siyasilerin genelde yorum yapmaktan kaçındıkları tartışmalı konu
third rail issue n. siyasilerin genelde yorum yapmaktan kaçındıkları tartışmalı konu
third rail n. desteklenmesi veya yorumlanması son derece tehlikeli olduğu kabul edilen konu
third-rail adj. desteklenmesi veya yorumlanması tehlikeli kabul edilen
Industry
rmt (national union of rail, maritime and transport workers) abrev. (birleşik krallık'ta) ulusal demiryolu, deniz ve ulaşım işçileri sendikası
Technical
control rail n. kontrol rayı
guide rail n. kılavuz ray
check rail n. emniyet rayı
blind rail n. kör ray
common rail n. dizel motorlarda kullanılan yüksek basınçlı enjeksiyon sistemi
guide rail n. kılavuz rayı
pedestrian guard rail n. yaya korkuluğu
shift rail n. selektör mili
hand rail n. merdiven korkuluğu
lift rail n. kaldırma rayı
slide rail n. sürgülü ray
lighting rail n. hareketli ray
reinforcing rail n. takviye rayı
rail joint n. demiryolu derzi
bumper rail n. tampon rayı
glow rail n. termiyonik ray
gearshift rail n. vites kaydırma çubuğu
lighting rail n. kaydırma askısı
spacer rail n. ara ray
entry of ring rail heights window n. bilezik sehpası yüksekliklerinin girişi ekranı
drip rail protection n. damlalık rayı koruması
towel rail n. havlu askısı
cover rail n. kapak rayı
draining rail n. tahliye rayı
roof rail n. tavan rayı
rail cylinder n. ray silindiri
attaching rail n. ekleme rayı
mounting rail n. montaj rayı
steel rail n. çelik ray
ring rail service operation window n. bilezik sehpası servis çalışması ekranı
guard rail n. tepe korkuluğu
guard rail n. kret korkuluğu
spindle speed during the first ring rail stroke n. ilk adımda iğ devri
hand rail n. korkuluk