Rat - Turc Anglais Dictionnaire

Rat

Sens de "Rat" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 42 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
rat n. sıçan
rat n. ispiyoncu
General
rat n. grev bozucu
rat n. fare
rat n. hercümerç
rat n. hain
rat n. kalleş
rat n. dönek
rat n. koşuşturma
rat n. keme
rat n. parti değiştiren milletvekili
rat n. greve katılmayan işçi
rat n. muhbir
rat n. iri fare
rat n. gammazcı
rat n. saç süngeri
rat n. uzun saçın içine yerleştirilerek kabarık gösteren dolgu malzemesi
rat v. parti değiştirmek
rat v. ihbar etmek
rat v. ispiyonlamak
rat v. fare avlamak
rat v. ihanet etmek
rat v. döneklik etmek
rat v. greve katılmamak
rat v. düşman tarafına kaçmak
rat v. hainlik etmek
rat v. fare tutmak
rat v. ispiyon etmek
rat v. kalleşlik etmek
rat v. sözünden dönmek
rat v. (saçı) kabartmak
Trade/Economic
rat n. greve katılmayan işçi
Medical
rat n. sıçan
Slang
rat n. grev kırıcı işçi olarak görev yapmak
rat n. grev kırmak
rat n. hain
rat n. alçak kimse
rat n. adi kimse
rat n. aşağılık kimse
rat n. dönek kimse
rat n. bir yerin gediklisi olan kimse
rat n. ihanet eden kimse

Sens de "Rat" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
rat poison n. fare zehiri
kangaroo rat n. keseli fare
water rat n. su faresi
musk rat n. bizam sıçanı
sand rat n. kum faresi
musk rat n. maskarat
rat race n. hengame
wood rat n. ağaç faresi
musk rat n. misksıçanı
wharf rat n. norveç faresi
brown rat n. kahverengi fare
rat race n. koşuşturma
musk rat n. ondatra
rat goliath n. afrika cırlak faresi
pouched rat n. kanguru
rat race n. insanların birbiriyle yarış içerisinde olduğu mücadele ortamı
pack rat n. başkalarının attığı şeyleri toplayan kimse
desert rat n. çöl faresi
rat glue trap n. zamklı fare kapanı
rat glue trap n. tutkallı fare/sıçan tuzağı
rat glue trap n. (fare/sıçan) tutkallı tuzak
rat run n. ara/kısa/kese/kestirme yol
rat-run n. ara/kısa/kese/kestirme yol
rat-infested house n. fare istilasına/işgaline uğramış ev
rat-infested house n. farelerin bastığı ev
rat-infested house n. (içi) fare kaynayan ev
rat-infested house n. fareler tarafından basılmış ev
rat guard n. farelik
king rat n. fare kral
sewer rat n. lağım faresi
rat nest n. fare yuvası
rat-catching n. fare avı
rat-catcher n. fare avcısı
rat pit n. sıçanların spor amacıyla köpeklere öldürtüldüğü kapalı alan
rat ındians n. alaska'nın fort yukon şehrinde yaşayan kızılderili kabilesi
rat-catching n. sıçan avı
rat-catching n. zararlı hayvanları öldürme veya savma işi
rat-catcher n. zararlı hayvanları öldüren kimse
rat-catcher n. sıçan avcısı
rat-tail n. çok az kılı olan ya da kılsız at kuyruğu
rat-tat n. tıklatma sesi
rat-trap n. fare kapanı
rat-tat n. vuruş sesi
rat-tail n. geri kalanı kısa kesilmiş saçın enseye doğru sarkan uzun ince tutamı
rat-tat n. tık tık
rat-tat-tat n. kapı tıklatma sesi
rat-tat-tat n. tak tak
rat-tail n. seyrek kuyruklu at
rat-tat-tat n. tık tık
rat-tat-tat n. tıklatma sesi
rat-tat-tat n. vuruş sesi
rat-tat n. tak tak
rat-tat n. kapı tıklatma sesi
cat and rat n. kedi fare oyunu
pack rat n. çapsız soyguncu
wharf rat n. rıhtımlara dadanan serseri
wharf rat n. iskelelerin yakınlarında yaşayıp gemileri ve depoları soyarak geçinen kimse
desert rat n. uzun süre çölde yaşamış kimse
desert rat n. maden arayıcısı
gym rat n. spor salonundan çıkmayan kimse
pack rat [dialect] n. ufak işler yapan hırsız
pack rat n. fare benzeri nesne
pack rat n. ucuzcu kimse
smell a rat v. kuşkulanmak
rat on v. gammazlamak
rat on v. oyunbozanlık etmek
rat out v. yüzüstü bırakmak
de-rat v. fareleri çıkarmak
de-rat v. (bir yerden) fareleri kovmak
rat-infested adj. içi fare kaynayan
rat-infested adj. fareyle dolu
rat-infested adj. fare istilasına uğramış
rat-tailed adj. sıçan kuyruğuna benzer
rat-tail adj. bir parçası sıçan kuyruğunu andıran
rat-tail adj. sıçan kuyruğuna benzeyen
rat-tailed adj. sıçan kuyruklu
like a drowned rat adv. sırılsıklam
rat-a-tat interj. tak tak
rat-a-tat-tat interj. tak tak
rat-a-tat interj. vuruş sesi
rat-a-tat-tat interj. vuruş sesi
rat-a-tat interj. kapı tıklatma sesi
rat-a-tat interj. tık tık
rat-a-tat-tat interj. tıklatma sesi
rat-a-tat-tat interj. kapı tıklatma sesi
rat-a-tat-tat interj. tık tık
rat-a-tat interj. tıklatma sesi
Phrasals
rat out on v. yüzüstü bırakmak
rat out on v. bırakıp gitmek
rat out on v. terk etmek
rat around v. karıştırmak
rat around v. çevredeki/etraftaki fareleri avlamak
rat around v. boş boş/başıboş dolanmak/dolaşmak
rat around v. çevredeki/etraftaki fareleri yakalamak
rat around v. kaytarmak
rat around v. kurcalamak
rat around v. sıçan gibi gezmek
rat around v. aylaklık yapmak
rat around v. çevredeki/etraftaki fareleri öldürmek
rat around v. boş boş sürtmek
rat through (something) v. (bir yeri/bir şeyleri) eşelemek
rat through (something) v. (bir yeri/bir şeyleri) altüst edip aramak
rat through (something) v. (bir yeri/bir şeyleri) didik didik etmek
rat through (something) v. (bir yeri/bir şeyleri) karıştırmak
Colloquial
a love-rat n. aldatan erkek
a rat or some other rodent n. sıçan ya da bir başka kemirgen
rat tamer [aus] n. psikolog
rat tamer [aus] n. psikiyatrist
rat's nest n. büyük karmaşa veya hengame yeri
mall rat n. alışveriş merkezlerinden çıkmayan tip
mall rat n. avmlerden çıkmayan tip
lab rat n. kobay
lab rat n. denek
lab rat n. üzerinde deney yapılmasına izin veren kimse
rink rat [canada] n. sahayı bedava kullanma karşılığında buz hokeyi sahasında çalışan genç
desert rat n. birleşik krallık ordusu'nun 7. zırhlı tümeni'nde 1941 ile 1942 yıllarında kuzey afrika'da görev yapmış asker
pack rat n. yaşlı rehber
pack rat n. yaşlı maden avcısı
rat someone out v. birisini ele vermek
look like a drowned rat v. sıçan gibi ıslanmak
look like a drowned rat v. sucuk gibi ıslanmak
I smell a rat expr. bu işte bir bit yeniği var
I smell a rat expr. burnuma kötü kokular geliyor
Idioms
rat race n. post kavgası
rat race n. sert/çetin mücadele
a pack rat n. istifçi
winter rat [us] n. kış şartlarında acımadan sürülen hurda/eski araba
smell a rat v. pirelenmek
look like a drowned rat v. sırılsıklam olmak
look like a drowned rat v. iliğine kadar ıslanmış olmak
smell a rat v. içine kurt düşmek
smell a rat v. bir bit yeniği sezmek
rat on v. ispiyonlamak
rat on someone v. birini ispiyonlamak/gammazlamak
(as) wet as a drowned rat adj. sıçan gibi ıslanmış
(as) wet as a drowned rat adj. sucuk gibi ıslanmış
(as) wet as a drowned rat adj. sırılsıklam
(as) wet as a drowned rat adj. iliğine kadar ıslanmış
like a drowned rat expr. sırılsıklam
Technical
rat-tail n. ince yuvarlak eğe
rat-tailed file n. ince yuvarlak eğe
rat-tail n. sıçan kuyruğu eğe
rat-tail n. sapının ağız kısmına doğru sivrileştiği, tutma kısmında şekillendiği kaşık tarzı
rat-tail file n. sıçan kuyruğu eğe
rat-tail n. ince yuvarlak eğe
rat-trap n. çelikten yapılmış tırtıklı bisiklet pedalı
rat-tail file n. ince yuvarlak eğe
Computer
rat control n. rat denetimi
Automotive
rat motor n. büyük blok
track rat n. pist faresi