arta - Turc Anglais Dictionnaire

arta

Sens de "arta" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 1 résultat(s)

Anglais Turc
Geography
gulf of arta n. yunanistan'da bir körfez

Sens de "arta" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 47 résultat(s)

Turc Anglais
General
arta kalan residue n.
arta kalan remainder n.
art arta gelme succession n.
işten arta kalan zamanlar leisure times n.
işten arta kalan zaman leisure time n.
işten arta kalan zamanlar spare times n.
işten arta kalan zaman spare time n.
kesildikten sonra arta kalmış kağıt parçası offcut n.
arta kalan şey balance n.
rus petrolünün damıtılmasından arta kalan ve genellikle akaryakıt olarak kullanılan katı kıvamlı bir sıvı mazut n.
rus petrolünün damıtılmasından arta kalan ve genellikle akaryakıt olarak kullanılan katı kıvamlı bir sıvı mazout n.
rus petrolünün damıtılmasından arta kalan ve genellikle akaryakıt olarak kullanılan katı kıvamlı bir sıvı masut n.
arta kalmış kısım cotchel [dated] n.
arta kalmayan unremaining adj.
arta kalan residuary adj.
Phrasals
hasattan arta kalanları toplamak glean from v.
biçerdöverlerden arta kalan tahılları toplamak glean from v.
Colloquial
bütçeden arta kalan az miktarda para budget dust n.
Idioms
arta kalan şey fag-end n.
arta kalmak be going spare v.
arta kalmak be going begging v.
Formal
arta kalan şey remanet n.
Trade/Economic
aktif hesabın arta kalanını masrafa veya kar ve zarara geçirmek write off (down) v.
fazla ve arta kalan residual adj.
arta kalan supernumerary adj.
arta kalan residual adj.
Law
arta kalanı alan mirasçı residuary legatee n.
ölen kimsenin borçlarının ödenmesi sonrası arta kalan miras malları residuary bequest n.
tüm borçlar ödendikten sonra arta kalan tereke residue n.
malın dağıtımından arta kalan kısmın varisi residual legatee n.
tüm borçlar ödendikten sonra arta kalan tereke residuum n.
Industry
preslemeden arta kalan posa pressings n.
Technical
arta kalan remainder n.
arta kalan gazların analizi analysis of residual gases n.
elmas kesme ve cila işleminden arta kalan elmas tozu seasoning n.
arta kalmak remain v.
arta kalan remaining adj.
değişim sürecinden arta kalan relicted adj.
Marine
gel-gitten arta kalan akıntı tidal residual current n.
Mining
özellikle altın arama faaliyetlerinden arta kalan büyük artık yığını mine dump [south africa] n.
Gastronomy
şarap veya sirke yapımından arta kalan üzüm kabuklarının veya elma posaların damıtılması ile yapılan bir konyak marc n.
şarap veya sirke yapımından arta kalan üzüm kabuklarının veya elma posaların damıtılması ile yapılan bir konyak eau-de-vie de marc n.
Chemistry
kimyasal işlem sonrası arta kalan sıvı atık raffinate n.
Agriculture
hasat sonrası arta kalanları toplama gleaning n.
Cinema
sinema çekiminden arta kalan sonra kullanılmak üzere saklanan film şeridi short end n.
Librarianship
kitabın bölümleri bittikten sonra arta kalan sayfalar oddment [uk] n.
Slang
spiral defterden sayfa koparıldığında arta kalan minik kağıt parçaları kadoobies n.