bağlı kalmak - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

bağlı kalmak



Sens de "bağlı kalmak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 11 résultat(s)

Turc Anglais
General
bağlı kalmak hold to v.
bağlı kalmak adhere to v.
bağlı kalmak keep to v.
bağlı kalmak adhere v.
bağlı kalmak held to v.
bağlı kalmak abide by v.
bağlı kalmak abide v.
bağlı kalmak stick to v.
bağlı kalmak stay connected v.
Phrasals
bağlı kalmak abide by
Trade/Economic
bağlı kalmak abide

Sens de "bağlı kalmak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 35 résultat(s)

Turc Anglais
General
anlaşmaya bağlı kalmak adhere to the agreement v.
anlaşmaya bağlı kalmak honour the agreement v.
anlaşmaya bağlı kalmak keep to the agreement v.
anlaşmaya bağlı kalmak stick to the agreement v.
kurallara bağlı kalmak stick to the rules v.
kurallara bağlı kalmak conform to the rules v.
kurallara bağlı kalmak stick by the rules v.
kurallara bağlı kalmak play by the rules v.
kurallara bağlı kalmak be in line with the rules v.
kurallara bağlı kalmak adhere to the rules v.
kurallara bağlı kalmak go by the rules v.
kurallara bağlı kalmak abide by the rules v.
kurallara bağlı kalmak obey the rules v.
kurallara bağlı kalmak comply with the rules v.
kurallara bağlı kalmak follow the rules v.
kararına bağlı kalmak stick to one's decision v.
kararına bağlı kalmak abide by one's decision v.
kararına bağlı kalmak adhere to one's decision v.
bütçeye bağlı kalmak stick to a budget v.
sıkı sıkıya bağlı kalmak adhere strictly v.
sıkı sıkıya bağlı kalmak hew v.
-e bağlı kalmak stay loyal to v.
-e bağlı kalmak remain loyal to v.
karısına bağlı kalmak remain faithful to his wife v.
karısına bağlı kalmak stay faithful to his wife v.
kocasına bağlı kalmak stay faithful to her husband v.
kocasına bağlı kalmak remain faithful to her husband v.
sonuna kadar plana bağlı kalmak stick to the plan till the end v.
plana bağlı kalmak stick to the plan v.
Idioms
eli kolu bağlı kalmak stand by with folded arms
(karara) bağlı kalmak abide by
bir şeye (sözleşme vb) bağlı kalmak hold by something
gerçeklere bağlı kalmak stick to the facts
Law
bir sınırlamaya/kurala/şarta bağlı kalmak be bound to a limit
Politics
sadakatle bağlı kalmak abide faithfully