bean - Turc Anglais Dictionnaire

bean

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bean — Definition

Signification:
fasulye, çekirdek, tohum
Prononciation (IPA):
(AmE /biːn/ – BrE /biːn/)
Partie du discours:
İsim: bean (beans)

Sens de "bean" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 41 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
bean n. fasulye
I don't like beans in my burrito.
Burritomda fasulye sevmiyorum.

More Sentences
General
bean n. fasulye
I don't like beans in my burrito.
Burritomda fasulye sevmiyorum.

More Sentences
bean n. çekirdek (kahve vb)
We order our coffee beans directly from Africa.
Kahve çekirdeklerimizi doğrudan Afrika'dan sipariş ediyoruz.

More Sentences
Gastronomy
bean n. barbunya
I like pinto beans, but I don't eat them very often.
Barbunya severim ama çok sık yemem.

More Sentences
bean n. fasulye
I don't like beans in my burrito.
Burritomda fasulye sevmiyorum.

More Sentences
Slang
bean v. kafasına (bir şeyi) indirmek
Emma beaned one of the intruders with a vase.
Emma davetsiz misafirlerden birinin kafasına vazoyu indirmiş.

More Sentences
General
bean n. kelle
bean n. adam
bean n. kafa
bean n. dost
bean n. akıl
bean n. metelik
bean n. tohum
bean n. şekerfasulyesi
bean n. tane
bean n. önemsiz şey
bean n. ufak olan
bean n. fasulyeyi andıran ufak dolgu malzemesi
bean n. (kahve) çekirdek
bean N. çekirdek
Politics
bean n. oylama yaparken kullanılan fasulye
Technical
bean n. fasulye biçimli aygıt
Medical
bean n. tıkanıklık oluşturan fasulyemsi yağ salgısı kütlesi
Gastronomy
bean n. bakla
Zoology
bean n. fasulyeye benzeyen hayvan
Botanic
bean n. fasulyeyle akraba bitki tohumu
Slang
bean n. saksı
bean n. enginar
bean n. baş
bean n. kafa
bean n. belirgin meme ucu
bean n. giysi üzerinden görülebilen meme ucu
bean n. pati
bean n. hayvanların (özellikle kedi ve köpeklerin) ayaklarının alt kısmındaki etli kısımlar
bean n. vücudun üst kısmı
bean n. dolar
bean v. saksıyı delmek
British Slang
bean n. eks (hap)
bean n. klitoris
bean n. papik
bean n. uyuşturucu hap

Sens de "bean" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
broad bean n. bakla
General
soy bean n. soya fasulyesi
mole bean n. hintyağı bitkisinin tohumu
cocoa bean n. kakao tohumu
mole bean n. keneotu
green bean n. ayşekadın
wax bean n. yer fasulyesi
green bean n. yeşil fasülye
green bean n. yeşil fasulye
green bean n. taze fasulye
fresh bean n. taze fasulye
french bean n. taze fasulye
cacao bean n. kakao çekirdeği
tonka bean tree n. tonka ağacı
haricot bean salad n. piyaz
coffee bean n. kahve
kidney bean n. bir tür barbunya fasulyesi
string bean n. çalıfasulyesi
bean goose n. tarla kazı
vanilla bean n. vanilya çekirdeği
lima bean n. limafasulyesi
castor bean n. gene otu
lima bean n. lima fasülyesi
cacao bean n. kakao tanesi
tonka bean n. hintbaklası
soya bean n. soya
jojoba bean n. jojoba tanesi
string bean n. çalı fasülyesi
tonka bean n. çinbaklası
coffee bean n. kahve çekirdeği
buck bean n. suyoncası
string bean n. ayşekadın
cocoa bean n. kakao çekirdeği
vanilla bean n. vanilya tohumu
locust bean n. harnup
cocoa bean n. kakao tanesi
small white bean n. horoz fasulyesi
small reddish bean n. barbunya fasulyesi
coffee bean n. çekirdek kahve
soy bean n. soya
haricot bean n. kuru fasulye
field bean n. bakla
soya bean n. soya fasulyesi
runner bean n. çalıfasulyesi
pinto bean n. benekli fasulye
mole bean n. hintyağı bitkisi
bean pod n. badıç
bush bean n. durduran
locust bean n. keçiboynuzu
kidney-bean n. börülce
horse bean n. bakla
bean bag n. armut koltuk
bean bag n. minder koltuk
bean bag n. içi bezelye, plastik vb şeylerle doldurulan bir çeşit oyun topu
bean bag chair n. armut koltuk
bean bag chair n. minder koltuk
garbanzo bean n. nohut
fava bean n. bakla
bean sprouts n. fasulye filizi
green coffee bean n. yeşil kahve çekirdeği
kidney bean n. meksika fasulyesi
mescal bean n. peyote kaktüsünün halüsinojenik meskalin içeren kurutulmuş tomurcukları
not have a bean v. hiç parası olmamak
jelly bean v. fasulye şeklinde jöleli şeker
like a bean pole adj. fasulye sırığı gibi
bean-shaped adj. şekli fasulyeye benzeyen
Colloquial
bean town n. fırında fasulye yemeği ile tanınan Boston şehri için kullanılan bir ifade
bean time n. yemek/akşam yemeği zamanı
bean-counter n. hesapları tutan eleman
not have a bean v. sıfırı tüketmiş olmak
not have a bean v. beş parasız kalmak
not have a bean v. meteliğe kurşun atmak
not have a bean v. cascavlak kalmak
not have a bean v. dımdızlak kalmak
Idioms
a bean counter n. (aşağılayıcı anlamda) muhasebeci
a bean head n. mankafa
bean head n. mankafa
bean head n. budala
a bean head n. budala
a bean head n. ahmak
bean head n. kalın kafalı
a bean head n. hapçı
a bean head n. kalın kafalı
bean head n. sakar
bean head n. beceriksiz
bean head n. müptezel
a bean head n. müptezel
bean head n. hapçı
a bean counter n. sağlayacağı kazançtan başka bir şey düşünmeyen kimse
a bean counter n. bir işin yalnızca geliriyle gideriyle ilgilenen kimse
a bean counter n. bir işle ilgili paradan başka bir şey düşünmeyen kimse
a bean counter n. yalnızca sağladığı kazancı düşünen kimse
bean wagon n. ucuz lokanta
not have a bean v. beş parası olmamak
not have a bean v. meteliksiz olmak
not have a bean v. beş parasız olmak
be on the bean v. nokta atışı yapmak
be on the bean v. tam isabet etmek
be on the bean v. on ikiden vurmak
be on the bean v. dakik olmak
be on the bean v. dakikasında/dakikası dakikasında/tam zamanında gelmek/yapmak
on the bean expr. nokta atışı
on the bean expr. dakikasında/dakikası dakikasında/tam zamanında
on the bean expr. tastamam öyle
on the bean expr. kesinlikle doğru
on the bean expr. tam isabet
Technical
castor bean n. kastor yağı bitkisi
carob bean n. keçiboynuzu
bean shot n. bakır saçması
locust bean gum n. keçi boynuzu zamkı
carob bean gum n. keçi boynuzu zamkı
Computer
coffee bean bmp n. kahve çekirdeği bmp
jelly bean n. android os'nin 4.1, 4.2 ve 4.3'üncü versiyonları
Parasitology
bean aphid (aphis fabae) n. fasulye ve şeker pancarlarını istila eden siyahımsı bir yaprak biti
bean aphid (aphis fabae) n. bakla yaprakbiti
Food Engineering
cacoa bean n. çekirdek kakao
locust bean gum n. keçiboynuzu zamkı
soya bean flour n. soya fasulyesi unu
coffee bean n. kahve çekirdeği
green coffee bean n. çiğ çekirdek kahve
wax bean n. yer fasulyesi
locust bean gum n. keçiboynuzu gamı
soya-bean flour n. soya fasulyesi unu
soya bean products n. soya fasülyesi ürünleri
edible soya bean oil n. yemeklik soya yağı
locust bean n. toz haline getirilip özellikle çikolata yerine kullanılan akasya ağacı tohumu küspesi
locust bean n. akasya ağacı tohumu küspesi
locust bean n. keçiboynuzu küspesi
coffee bean beads n. kahve taneleri
bean cheese n. işlenmiş soya fasulyesinden hazırlanan yumuşak bir gıda ürünü
Gastronomy
bean salad n. fasulye pilaki
runner bean n. çalı fasulyesi
reddish shell bean n. barbunya
kidney bean n. barbunya
black eyed bean n. börülce
bean curd n. soya peyniri
butter bean n. fasulye
horse bean n. bakla
haricot bean pilaki n. kuru fasulye pilakisi
red kidney bean n. kırmızı barbunya
white bean purée n. fasulye püresi
dry bean n. kuru fasulye
dehydrated green bean n. kurutulmuş taze fasulye
bean salad with tahini n. antalya piyazı
string bean n. ayşekadın fasülye
white bean purée n. kuru fasulye pilakisi
white bean stew with meat n. etli kuru fasulye
white bean and onions salad n. fasulye piyazı
bean curd n. çin peyniri
haricot bean n. kurufasulye