binder - Turc Anglais Dictionnaire

binder

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

binder — Definition

Signification:
klasör, bağlayıcı
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈbaɪndər/ – BrE /ˈbaɪndə/)
Partie du discours:
İsim: binder (binders)

Sens de "binder" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 65 résultat(s)

Anglais Turc
General
binder n. dosya
I use a three-ring binder for all my subjects instead of a notebook for each one.
Her bir ders için bir defter yerine tüm derslerim için üç halkalı bir dosya kullanıyorum.

More Sentences
binder n. ciltçi
Today, the binder's job is easier thanks to technology.
Günümüzde teknoloji sayesinde ciltçinin işi daha kolay.

More Sentences
binder n. bağlayıcı
Latex and acrylic paints use water as a binder, while solvent-based paints use mineral spirit.
Lateks ve akrilik boyalar bağlayıcı olarak su kullanırken, solvent bazlı boyalar mineral ruhu kullanır.

More Sentences
binder n. klasör
I need a bigger binder to keep the printed pages in.
Basılı sayfaları içinde tutmak için daha büyük bir klasöre ihtiyacım var.

More Sentences
binder n. yapıştırıcı
What type of binder is needed for these wood sticks?
Bu tahta çubuklar için ne tür bir yapıştırıcı gerekiyor?

More Sentences
binder n. gayrimenkul satın alma taahhüdü
According to the binder agreement, the buyer should send the payment soon.
Bu gayrimenkul satın alma taahhüdüne göre, alıcı ödemeyi kısa süre içinde göndermelidir.

More Sentences
Trade/Economic
binder n. ciltçi
Today, the binder's job is easier thanks to technology.
Günümüzde teknoloji sayesinde ciltçinin işi daha kolay.

More Sentences
Technical
binder n. bağlayıcı
Latex and acrylic paints use water as a binder, while solvent-based paints use mineral spirit.
Lateks ve akrilik boyalar bağlayıcı olarak su kullanırken, solvent bazlı boyalar mineral ruhu kullanır.

More Sentences
binder n. yapıştırıcı
What type of binder is needed for these wood sticks?
Bu tahta çubuklar için ne tür bir yapıştırıcı gerekiyor?

More Sentences
Automotive
binder n. bağlayıcı
Latex and acrylic paints use water as a binder, while solvent-based paints use mineral spirit.
Lateks ve akrilik boyalar bağlayıcı olarak su kullanırken, solvent bazlı boyalar mineral ruhu kullanır.

More Sentences
Food Engineering
binder n. bağlayıcı
Latex and acrylic paints use water as a binder, while solvent-based paints use mineral spirit.
Lateks ve akrilik boyalar bağlayıcı olarak su kullanırken, solvent bazlı boyalar mineral ruhu kullanır.

More Sentences
General
binder n. cilt makinesi
binder n. bağ
binder n. kap
binder n. geçici anlaşma
binder n. mücellit
binder n. bağlayıcı madde
binder n. tutkal
binder n. kuşak
binder n. biçerbağlar
binder n. cilt
binder n. cilt kapağı
binder n. sicim
binder n. cilt makinası
binder n. ciltci
binder n. lastik bant
binder n. bağlamak için kullanılan şey
binder n. overlokçu
binder n. gazetenin iç sayfalarındaki uzun bir gazete yazısını ayıran geniş çizgi
Trade/Economic
binder n. geçici anlaşma
binder n. mücellit
binder n. (mülk edinmek için verilen) teminat
Law
binder n. poliçe tanzimine kadar yapılan ön anlaşma
Insurance
binder n. geçici sigorta poliçesi
binder n. muvakkat sigorta poliçesi
Technical
binder n. binder
binder n. sinterleme sırasında metal partiküllerinin yapışmasına yardımcı olmak için metal tozuna eklenen madde
binder n. kütükleri birbirine bağlayan zinciri sıkıştırmak için kullanılan yaylı direk
Computer
binder n. eski bir microsoft office not defteri dosyası
binder n. bağlama yapan yazılım mekanizması
Textile
binder n. pigmenti başka bir şeye bağlayan akrilik bileşen türü
binder n. çift katlı dokumada kumaşın önünü ve arkasını bir arada tutan fazladan çözgü ve atkı iplik dizisi
binder n. biye aleti
binder n. dokuma tezgahının geri tepmesini önleyen manivela
binder n. yün yapağı oluşturmak için elyafları birbirine bağlayan lifler
Construction
binder n. bağlayıcı madde
binder n. kirişleme tabanı
binder n. bağtaşı
Automotive
binder n. astar
Aeronautic
binder n. plastik tutkal
Medical
binder n. korse
binder n. göğüs korsesi
binder n. karın korsesi
Pharmaceutics
binder n. sıkıştırılmış tabletin bileşenlerini bir arada tutmak için kullanılan madde
Agriculture
binder n. biçer bağlar makinesi
binder n. biçer bağlar
binder n. tahıl demetlerini bağlamak için kullanılan saman bandı
binder n. balya teli
binder n. (biçerdöver) kesilmiş tahılları demetlemeye yarayan parça
Tobacco
binder n. puro iç sargılığı
binder n. demetleyici
Linguistics
binder n. bağlaç
Environment
binder n. erozyonu önleyen bitki örtüsü
Military
binder n. istif dolgu malzemesi
binder n. istif bağlama malzemesi

Sens de "binder" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 2 résultat(s)

Turc Anglais
Technical
binder binding agent n.
binder binder n.

Sens de "binder" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 101 résultat(s)

Anglais Turc
General
ring binder n. klasör
binder label n. cilt kapağı etiketi
ring binder n. telli defter
reaper-binder n. biçerbağlar
three-ring binder n. üç halkalı klasör
binder clip n. evrak mandalı
binder line n. gazetenin iç sayfalarındaki uzun bir gazete yazısını ayıran geniş çizgi
Colloquial
binder [new zealand] n. doyurucu yemek
Technical
soil binder n. bağlayıcı zemin
binder course n. binder tabakası
bitumen binder n. bitümlü binder
binder distributor n. bağlayıcı distribütör
binder content n. bağlayıcı miktarı
binder spacing n. etriye mesafesi
soil binder n. zemin binderi
bituminous binder n. bitümlü bağlayıcı
binder distributor n. bağlayıcı distribütörü
binder spreading n. bağlayıcı serilmesi
binder course n. bağlayıcı tabaka
water-binder ratio n. su-bağlayıcı oranı
organic binder n. organik bağlayıcı
b-stage epoxy resin binder n. b-dereceli epoksi reçine yapıştırıcı
powder binder n. toz bağlayıcı
no-bake binder n. soğuk reçine
core binder n. maça bağlayıcı
oil-oxygen binder n. yağ-oksijen bağlayıcı
ceramic binder n. seramik bağlayıcı
cobalt binder n. kobalt bağlayıcı
pitch binder n. zift bağlayıcı
dry binder n. kuru bağlayıcı
self-curing binder n. özkürlenme bağlayıcısı
mineral binder n. mineral bağlayıcı
coal pitch-based binder n. kömür zifti esaslı bağlayıcılar
coal tar-based binder n. kömür katranı esaslı bağlayıcı
loose-leaf binder n. dikişsiz cilt kabı
binder extraction n. bağlayıcı özütlemesi
residual binder content n. artık bağlayıcı içeriği
recovery of binder from bitumen emulsions by evaporation n. buharlaştırma ile bağlayıcının bitüm emülsiyonlarından geri kazanılması
binder drainage n. bağlayıcının süzülmesi
crack injection product based on polymer binder n. polimer bağlayıcılı çatlak enjeksiyon mamul
soil treated by hydraulic binder n. hidrolik bağlayıcı ile işleme tabi tutulmuş zemin
composite binder n. kompozit bağlayıcı
liquid binder n. sıvı bağlayıcı
binder materials n. bağlayıcı maddeler
universal binder n. evrensel bağlayıcı
hydraulic binder n. hidrolik bağlayıcı
self-binder n. biçerbağlar makinesi
Computer
binder subtitle n. cilt kapağı alt başlığı
binder properties n. cilt özellikleri
binder document unbinder n. cilt belgesi ciltten çıkarıcı
binder help n. ciltçi yardımı
binder labels n. cilt kapağı etiketleri
binder name n. ciltçi adı
binder title n. cilt kapağı başlığı
binder routing n. cilt dolaştırma
binder reconciler n. cilt uzlaştırıcısı
blank binder n. boş cilt
microsoft office binder document unbinder n. microsoft office cilt belgesi ciltten çıkarıcı
microsoft office binder n. microsoft office ciltçi
microsoft office binder template n. microsoft office çiltçi şablonu
microsoft office binder wizard n. microsoft office çiltçi sihirbazı
microsoft office binder reconciler n. microsoft office cilt uzlaştırıcısı
new binder n. yeni cilt
office binder help topics n. office ciltçi yardım konuları
save binder as expr. cildi farklı kaydet
save binder expr. cilt kaydet
send binder expr. cildi gönder
about office binder expr. office ciltçi hakkında
about microsoft office binder expr. microsoft office ciltçi hakkında
print binder expr. cildi yazdır
print binder expr. cilt yazdır
open binder expr. cilt aç
microsoft office binder--unbind expr. microsoft office ciltçi--ciltten çıkar
Radio
recovered binder and oil distillate from bitumen emulsions by distillation n. bitüm emülsiyonlarında damıtma ile ayrılan bağlayıcı ve damıtık yakıt
Construction
asphaltic binder n. bitüm bağlayıcı
gypsum binder n. alçı bağlayıcı
total binder content n. toplam bağlayıcı miktarı
water to binder ratio n. su-bağlayıcı oranı
cement binder n. çimento bağlayıcısı
Dyeing
paint binder n. boya bağlayıcısı
Automotive
preform binder n. preform bağlayıcı
Traffic
binder course n. binder tabakası
Mining
mineral binder n. mineral bağlayıcı
carbon binder pitch n. karbon bağlayıcı zift
Chemistry
inorganic binder n. inorganik bağlayıcı
soluble binder content n. çözünür bağlayıcı muhtevası
Agriculture
reaper binder n. biçerbağlar
binder twine n. biçer bağlar ipi
grain binder n. küçük taneleri kesmek ve sapları demetlemek için kullanılan bir alet
row binder n. biçerbağlar
row binder n. mısır biçerbağları
push binder n. atların orak çubuğu ve elek kısmının ardından yürüyeceği şekilde tasarlanmış ufak taneli bir öğütücü
Bookbindery
slide binder n. ciltleme üçgen profil
binder board n. karton cilt kapağı
binder's board n. karton cilt kapağı
looseleaf binder n. dikişsiz cilt kabı
looseleaf binder n. sayfaları metal halkalara takılıp çıkarılabilen ciltli bir defter tipi
ring binder n. halkalı dosya
ring-binder n. halkalı dosya
spring binder n. spiral cilt
Slang
binder [uk/australia] n. çok miktarda yiyecek