bring up - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

bring up

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "bring up" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 20 résultat(s)

Anglais Turc
General
bring up v. bahis açmak
bring up v. terbiye etmek
bring up v. kusmak
bring up v. çocuk yetiştirmek
bring up v. bahsetmek
bring up v. yetiştirmek
bring up v. beslemek
bring up v. büyütmek
bring up v. azarlamak
bring up v. paylamak
bring up v. durduruvermek
bring up v. çocuklardan sakınmak
bring up v. yükseltmek
bring up v. (çocuk) büyütmek
Phrasals
bring up kusmak
bring up ansızın durdurmak
bring up istifra etmek
bring up gündeme getirmek
bring up çocuk yetiştirmek
Marine
bring up orsa etmek

Sens de "bring up" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 63 résultat(s)

Anglais Turc
General
bring up the rear v. arkada olmak
bring up the rear v. sonuncu gelmek
bring up children v. çocuk yetiştirmek
bring a unit up to strength v. bir grubun mevcudunu tamamlamak
bring something up v. ortaya atmak
bring up the subject v. açmak
bring up a subject v. bahis açmak
bring somebody up v. yetiştirmek
bring up one's big guns v. en önemli destekçileri getirmek
bring up in conversation v. açmak
bring up to date v. güncelleştirmek
bring up one's big guns v. en önemli dayanakları ileri sürmek
bring up (a matter) repeatedly v. dilden düşürmemek
bring up a child v. çocuk büyütmek
bring up the rear v. arkada kalmak
bring up a family v. aile geçindirmek
bring up the rear v. sonuncu olmak
bring up an issue v. bir konu ileri sürmek
bring up an issue v. bir konu ortaya atmak
bring something up for discussion v. tartışmaya açmak
bring up the rear v. en sonuncu gelmek
bring up the rear v. en son gelmek
bring up the rear v. yarışta sonuncu gelmek
bring up the rear v. sondan gelmek
bring up the rear v. sıranın sonunda olmak
bring up to date v. yeni bilgi vermek
bring up to date v. son gelişmeleri bildirmek
bring up to date v. son gelişmeleri anlatmak
bring up to date v. son gelişmelerle ilgili bilgilendirmek
bring up a child v. çocuk yetiştirmek
bring up a baby v. bebek büyütmek
bring up the subject v. konuyu açmak
Phrasals
bring up to scratch belli bir düzeye getirmek
bring up to standard belli bir standarda getirmek
bring up to scratch belli bir standarda getirmek
bring up to standard belli bir düzeye getirmek
Colloquial
bring your shoulders up omuzlarını kaldır
Idioms
bring up short düşüşe geçmek
bring up short birdenbire durmak
bring up against yüz yüze gelmek
bring up against karşı karşıya kalmak
bring up to the mark belli bir düzeye getirmek
bring up to the mark doğru seviyeye getirmek
bring up to the mark belli bir standarda getirmek
bring somebody up short birden durdurmak
bring someone up sharply birisini şok etmek
bring someone up short birisini şok etmek
bring someone up short birisini şaşırtmak
bring someone up short birisini şaşırtarak kendisine getirmek
bring someone up to speed harekete geçirmek/çalıştırmak
bring someone up sharply birisini şaşırtarak kendisine getirmek
bring someone up sharply birisini şaşırtmak
bring somebody up with a start birdenbire durumunun farkına varmasını sağlamak
bring somebody up with a start şaşırtmak
bring someone up-to-date on birisini son gelişmelerle ilgili bilgilendirmek
bring someone up to speed birini bir konu hakkında bilgilendirmek
bring up a matter with someone birine bir konuyu açmak
Speaking
don't bring that up again yine açma şu konuyu
don't bring that up again yine açma bu konuyu
bring your knee up to your chest dizini göğüs hizasına getir
Trade/Economic
bring up something to the agenda gündeme taşımak
bring up oil petrol çıkarma
Computer
bring up a calculator hesap makinesi aç