büyütmek - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

büyütmek



Sens de "büyütmek" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 66 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
büyütmek aggrandize v.
büyütmek amplify v.
büyütmek enlarge v.
General
büyütmek dramatize v.
büyütmek blow up v.
büyütmek enhance v.
büyütmek wean v.
büyütmek exaggerate v.
büyütmek grow v.
büyütmek raise v.
büyütmek glorify v.
büyütmek make big v.
büyütmek nurture v.
büyütmek bulk v.
büyütmek make the most of v.
büyütmek make much of something v.
büyütmek heighten v.
büyütmek swell v.
büyütmek nourish v.
büyütmek soup up v.
büyütmek augment v.
büyütmek scale up v.
büyütmek extend v.
büyütmek stretch v.
büyütmek dignify v.
büyütmek bring up v.
büyütmek dilate v.
büyütmek embosom v.
büyütmek overplay v.
büyütmek greaten v.
büyütmek foster v.
büyütmek overstate v.
büyütmek rear v.
büyütmek expand v.
büyütmek magnify v.
büyütmek maximize v.
büyütmek breed v.
büyütmek develop v.
büyütmek fill out v.
büyütmek overrate v.
büyütmek amplify v.
büyütmek upbring v.
büyütmek maximise v.
büyütmek aggrandise v.
büyütmek dramatise v.
büyütmek cradle v.
büyütmek rax v.
büyütmek reenforce v.
büyütmek re-enforce v.
büyütmek thicken v.
büyütmek eche [obsolete] v.
büyütmek educate [obsolete] v.
büyütmek encrease [obsolete] v.
büyütmek establish v.
büyütmek upbreed v.
Phrasals
büyütmek fetch up [dialect] v.
büyütmek blow up v.
Idioms
büyütmek draw a long bow v.
büyütmek blow the coals v.
büyütmek make a drama out of v.
Politics
büyütmek increase v.
Technical
büyütmek zoom v.
Computer
büyütmek zoom in v.
büyütmek upgrade v.
Abbreviation
büyütmek enl (enlarge) v.
Archaic
büyütmek tragedize v.

Sens de "büyütmek" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 112 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
boyutunu büyütmek enlarge v.
büyütmek (çocuk) raise v.
General
mümkün olduğu kadar büyütmek maximize v.
gözünde büyütmek exaggerate v.
gözünde büyütmek overrate v.
gözünde büyütmek overestimate v.
nazlı büyütmek spoonfeed v.
gözde büyütmek overrate v.
gözünde büyütmek over estimate v.
işleri büyütmek drum up business v.
gözünde büyütmek make an idol of v.
gözünde büyütmek hold somebody in awe v.
işi büyütmek expand business v.
işi büyütmek expand one's business v.
çocuk büyütmek raise a kid v.
çocuk büyütmek raise a child v.
çocuk büyütmek bring up a child v.
şirket büyütmek expand the company v.
şirketi büyütmek grow the company v.
şirketi büyütmek expand the company v.
şirket büyütmek grow the company v.
(çocuk) büyütmek bring up v.
gözünde büyütmek make heavy weather of v.
tek başına büyütmek raise someone single-handedly v.
gözünde büyütmek over-estimate v.
büyütmek (bir bitkiyi belirli bir yöne doğru veya belirli bir biçimde) train v.
vites büyütmek change up v.
ebadını büyütmek scale something up v.
boyutunu büyütmek scale something up v.
bebek büyütmek bring up a baby v.
çocuk büyütmek care for v.
bebek büyütmek raise a baby v.
vites büyütmek shift up v.
(fotoğraf) büyütmek blow up v.
bir maaşla iki çocuk büyütmek raise two kids on one salary v.
boyutunu büyütmek enlarge the size of v.
uyuşturucu işini büyütmek expand one’s drug business v.
mümkün olduğu kadar büyütmek maximise v.
ağaç büyütmek grow a tree v.
çocuk büyütmek raise children v.
çocuk büyütmek raise children v.
tekrar boyutunu büyütmek re-enlarge v.
yeniden büyütmek re-enlarge v.
tekrar büyütmek re-enlarge v.
içinde büyütmek nourish v.
(çocuğu/bebeği) büyütmek nurse v.
(şirketi) kar ettirerek büyütmek nurse v.
besleyip büyütmek nuzzle [obsolete] v.
gözünde büyütmek think much v.
hacmen büyütmek embulk v.
işi büyütmek grow business n.
Phrasals
bir olayı büyütmek take on v.
(birini/bir şeyi) zihninde büyütmek brood about (someone or something) v.
(birini/bir şeyi) zihninde büyütmek brood about someone or something v.
(birini/bir şeyi) zihninde büyütmek brood on someone or something v.
(birini/bir şeyi) zihninde büyütmek brood over someone or something v.
(bir yapıyı bir yere) doğru uzatmak/genişletmek/büyütmek build out onto (something) v.
(bir yapıyı bir alanın) içine doğru uzatmak/genişletmek/büyütmek build out onto (something) v.
(bir yapıyı bir yere) doğru uzatmak/genişletmek/büyütmek build out onto something v.
(bir yapıyı bir alanın) içine doğru uzatmak/genişletmek/büyütmek build out onto something v.
tohumdan, soğandan büyütmek grow something from something v.
(birini/bir şeyi) alıp yetiştirmek/büyütmek raise (someone or something) from (some state) v.
(birini/bir şeyi) belli bir yaştan/dönemden itibaren büyütmek raise (someone or something) from (some state) v.
(birini/bir şeyi) belli bir dönemden itibaren büyütmek raise (someone or an animal) from something v.
bir şey yedirerek büyütmek raise on v.
bir şeyle büyütmek raise on v.
ile büyütmek raise on v.
(biriyle/bir şeyle) büyütmek raise with (someone or something) v.
(biriyle/bir şeyle) beraber büyütmek raise with (someone or something) v.
(belli bir yaklaşımla, zihniyetle, ahlaki değerle, davranışla) büyütmek raise with (someone or something) v.
(belli bir yaklaşım, zihniyet, ahlaki değer, davranış) sahibi olarak büyütmek raise with (someone or something) v.
(bir şeye) alıştırarak büyütmek wean on (something) v.
(bir boyuttan bir boyuta) büyütmek increase (something) from (something) v.
bir şeyi (bir boyuttan bir boyuta) büyütmek increase something (from something) (to something) v.
Colloquial
göğüslerini büyütmek have one's breasts enlarged v.
Idioms
sorunu büyütmek make it strange v.
bol bol (bir şey) yedirerek/yaptırarak çocuğunu büyütmek/yetiştirmek bring (one) up on (something) v.
çocuğunu (bir şeyle) büyütmek/beslemek bring (one) up on (something) v.
bol bol (bir şey) yedirerek/yaptırarak çocuğunu büyütmek/yetiştirmek bring someone up on something v.
çocuğunu (bir şeyle) büyütmek/beslemek bring someone up on something v.
olayı büyütmek pile on the agony [uk] v.
olayı büyütmek pile on the gloom [uk] v.
birini gözünde çok büyütmek make too much of someone v.
büyütmek (durumu vb) blow out of proportion v.
bir şeyi abartmak/büyütmek make a song and dance about something v.
bir şeyi büyütmek/abartmak make a point of something v.
bir şeyi gereğinden fazla büyütmek make a federal case out of something v.
bir şeyi çok büyütmek make a federal case of out of something v.
bir şeyi büyütmek/abartmak make an issue of someone or something v.
bir şeyi gereğinden fazla büyütmek make a big deal about something v.
hedefini büyütmek raise one's sights v.
hedef büyütmek reach for the sky v.
gözünde büyütmek think someone hung the moon and stars v.
gözünde büyütmek make heavy weather of v.
hedef büyütmek shoot for the sky v.
hedef büyütmek aim for the sky v.
kafasında büyütmek be all in one's mind v.
olayı büyütmek make something out of nothing v.
olayı iyice büyütmek make a big thing of it v.
(büyütülecek bir şey değil) sadece kafasında büyütmek be all in the mind v.
bir şeyi/olayı büyütmek make a drama out of something v.
Politics
daha fazla bölge ele geçirerek (ülkeyi) büyütmek territorialise v.
daha fazla bölge ele geçirerek (ülkeyi) büyütmek territorialize v.
Technical
kızgın madeni çekiçle döverek çapını büyütmek upset v.
delikleri büyütmek için kullanılan bir alet hand reamer n.
Computer
metni büyütmek enlarge the text v.
yazıyı büyütmek enlarge the text v.
Automotive
çap büyütmek overbore v.
Medical
ölçek büyütmek scale-up v.
Biochemistry
bakteri kültürlerini kontrollü besin ortamında sabit hızda büyütmek için kullanılan bir aparat chemostat n.
Slang
götünü/kıçını büyütmek fart off v.
alıştırarak büyütmek wean on v.