brisk - Turc Anglais Dictionnaire

brisk

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

brisk — Definition

Signification:
canlı, serin, atik
Prononciation (IPA):
(AmE /brɪsk/ – BrE /brɪsk/)
Partie du discours:
Sıfat

Sens de "brisk" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 17 résultat(s)

Anglais Turc
General
brisk adj. hareketli
The teens enjoyed the brisk pop songs at the party.
Gençler partide hareketli pop şarkılarının tadını çıkardı.

More Sentences
brisk adj. canlı
She welcomed me with a brisk handshake.
Canlı bir şekilde elimi sıkarak beni karşıladı.

More Sentences
brisk adj. serin
It is not a good idea to go jogging this brisk morning.
Bu serin sabahta koşuya çıkmak iyi bir fikir değil.

More Sentences
brisk adj. hızlı
The brisk sales got the executives satisfied.
Hızlı satışlar yöneticileri memnun etti.

More Sentences
brisk v. canlandırmak
brisk v. canlanmak
brisk v. hareketlendirmek
brisk adj. istenilen hızda hareket eden
brisk adj. hareketlilik
brisk adj. sertçe esen (rüzgar)
brisk adj. kıvrak
brisk adj. faal
brisk adj. enerjik
brisk adj. çevik
brisk adj. (içecek) gazlı
brisk adj. (içecek) hoş bir keskinliği olan
brisk N. atik

Sens de "brisk" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 7 résultat(s)

Anglais Turc
General
brisk walking n. tempolu yürüyüş
brisk up v. canlandırmak
healthy and brisk adj. çivi gibi
brisk [obsolete] adj. temiz ve şık
Trade/Economic
brisk trade n. hareketli ticaret
brisk trade n. canlı ticaret
brisk competition n. kıyasıya rekabet