broach - Turc Anglais Dictionnaire

broach

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

broach — Definition

Prononciation (IPA):
(AmE /broʊtʃ/ – BrE /brəʊtʃ/)
Partie du discours:
Fiil: broach (broaches – broached – broaching); İsim: broach (broaches)

Sens de "broach" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 43 résultat(s)

Anglais Turc
General
broach v. açmak
Should we broach another bottle of wine, guys?
Bir şişe şarap daha açalım mı çocuklar?

More Sentences
broach n. del
broach n. sivri şey
broach n. matkap
broach n. şiş
broach n. delgi
broach n. taşçı kalemi
broach n. murç
broach n. deliği sivri uçlu bir aletle genişletmek
broach n. her iki ucu da sivriltilmiş tahta çubuk
broach v. açmak (bir konuyu)
broach v. delmek
broach v. delik açmak
broach v. ileri sürmek
broach v. konuya girmek
broach v. çekmek
broach v. şişlemek
broach v. deliği sivri uçlu bir aletle genişletmek
broach v. kullanmak üzere açmak
broach v. suyun yüzeyini kırmak
broach v. gündeme getirmek
broach v. (fıçı) delmek
Technical
broach n. ağaç burgusu
broach n. anahtar çivisi
broach n. broş
broach n. çekme malafası
broach n. delgi
broach n. rayba
broach n. tığ
broach n. çırçır makinesi hızarının çelik dişlisi
broach n. kare şeklindeki bir kulenin köşelerindeki geçişi gösteren dört yarı piramidal eğimden her biri
broach v. (maden, mağaza) açmak
broach v. (maden, mağaza) zorla girmek
broach v. (taş bloğu) yontarak kabaca şekillendirmek
Mechanic
broach n. tek bir çelik parçası üzerine monte edilmiş bir dizi keski ucu
Textile
broach n. kısa lifli bir tür pamuk
Lighting
broach n. mum fitillerinin muma daldırılmak üzere asıldığı çubuk
Automotive
broach n. broşlama
Marine
broach v. fazla yatmak
Medical
broach v. kan almak üzere damar açmak
Dentistry
broach n. tirnerf
Zoology
broach n. yavru geyik boynuzunun ucu
Engineering
broach v. (delik) genişletip tamamlamak

Sens de "broach" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 48 résultat(s)

Anglais Turc
General
broach [scotland] n. yeni eğrilmiş ipliğin sarıldığı çıkrık
broach to v. görüşüne sunmak
broach the subject v. konuyu açmak
broach the subject v. konuya girmek
broach the subject of money v. para konusunu açmak
Phrasals
broach (something) with (someone) v. (birinin) fikrini almak
broach (something) with (someone) v. (birine) bir fikirden bahsetmek
broach something to someone v. (biriyle) bir konuda konuşmak
broach something to someone v. (birine) bir konunun sözünü etmek
broach something to someone v. (birine) bir konudan bahsetmek
broach something with someone v. (biriyle) bir konuda konuşmak
broach something with someone v. (birine) bir konu hakkında danışmak
broach something to someone v. (birine) bir konuyu açmak
broach something with someone v. (birinin) fikrini almak
broach something to someone v. (birinin) fikrini almak
broach (something) with (someone) v. (biriyle) bir konuda konuşmak
broach (something) with (someone) v. (birine) bir şeyi söylemek( birine) bir fikri açmak
broach something with someone v. (birine) bir konunun sözünü etmek
broach (something) with (someone) v. (birine) bir konu hakkında danışmak
broach something with someone v. (birine) bir şeyi söylemek( birine) bir fikri açmak
broach something with someone v. (birine) bir konuyu açmak
broach something to someone v. (birine) bir konu hakkında danışmak
broach something with someone v. (birine) bir fikirden bahsetmek
broach something with someone v. (birine) bir konudan bahsetmek
broach something to someone v. (birine) bir şeyi söylemek( birine) bir fikri açmak
broach (something) with (someone) v. (birine) bir konuyu açmak
broach (something) with (someone) v. (birine) bir konudan bahsetmek
broach something to someone v. (birine) bir fikirden bahsetmek
broach (something) with (someone) v. (birine) bir konunun sözünü etmek
broach with v. -e danışmak
broach with v. -e söz etmek
broach with v. ile konuşmak
broach with v. -e bahsetmek
broach with v. -e konuyu açmak
broach with v. -e söylemek
Idioms
broach (one's) claret v. (birini) kan revan içinde bırakmak
broach (one's) claret v. (birinin) kanını akıtmak
broach (one's) claret v. (birinin) pekmezini akıtmak
broach (one's) claret v. (birinin) kanını dökmek
broach (one's) claret v. burnunu/kafasını kırmak
broach (one's) claret v. burnunu kanatmak
broach (one's) claret v. (birinin) kanını akıtmak
Technical
broach design n. rayba tasarımı
broach gullet n. rayba kanalı
Architecture
broach [uk] [dialect] n. sivri kule tepesi
Marine
broach to v. denizleri bordaya almak
broach to v. aniden rüzgara yönelerek gemiyi alabora tehlikesine sokmak
Military
bomb royal ordnance augmented charge (broach) n. iki adet patlayıcıdan oluşan parça tesirli ve zırh delici harp başlığı