camel - Turc Anglais Dictionnaire

camel

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

camel — Definition

Signification:
deve
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈkæməl/ – BrE /ˈkæməl/)
Partie du discours:
İsim: camel (camels)

Sens de "camel" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 13 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
camel n. deve
The group passed the desert on camels.
Heyet çölü develer üzerinde geçti.

More Sentences
Textile
camel n. deve
The group passed the desert on camels.
Heyet çölü develer üzerinde geçti.

More Sentences
General
camel n. hecin
camel n. tombaz
camel n. duba
camel n. açık kahverengi
camel n. taba rengi
camel n. camel marka sigara
Marine
camel n. şamandıra
camel n. gemi yüzdürme aracı
camel n. gemi yüzdürme dubası
Sport
camel n. arabesk pozisyonda artistik patinaj dönüş
camel n. artistik patinajda paralel dönüş

Sens de "camel" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 122 résultat(s)

Anglais Turc
General
bactrian camel n. iki hörgüçlü deve
adult male camel n. buğra
camel hair n. deve tüyü
foal of a camel n. köçek
arabian camel n. arap devesi
young camel n. potuk
camel's hair n. deve tüyü
female camel n. maya
male camel n. lök
camel's nose n. küçük ama nihayetinde istenmeyen sonuçlar doğuracak bir durum
camel wrestling n. deve güreşi
arabian camel n. hecin devesi
camel hair n. devetüyü
camel toe n. deve toynağı
camel's hoof n. (vajinada) deve toynağı görünümü
camel train n. deve kervanı
camel train n. kervan
a camel has a hump n. devenin hörgücü vardır
camel-driver n. deve sürücüsü
camel's-hair pencil n. devetüyünden ya da benzer bir malzemeden yapılan fırça
camel-driver n. deve binicisi
camel string n. deve kervanı
camel tender n. deve yetiştiricisi
camel tender n. deveci
strain at a gnat and swallow a camel v. ufak bir kabahati mesele yapıp büyük bir yanlışa aldırmamak
strain at a gnat and swallow a camel v. önemsiz bir şeyi mesele yapıp önemli bir şeye hiç aldırmamak
mount a camel v. deveye binmek
get on a camel v. deveye binmek
camel-backed adj. deve sırtı gibi olan
camel-backed adj. kambur
Phrases
a camel is a horse designed by a committee expr. kalabalık bir gruptan/bir komiteden düzgün bir karar çıkması çok zordur
a camel is a horse designed by a committee expr. kalabalık bir gruptan/komiteden düzgün bir karar çıkmaz
a camel is a horse designed by a committee expr. kalabalık bir gruptan/komiteden çıkan karar bir şeye benzemez
Proverb
a camel is a horse designed by a committee her kafadan bir ses çıkınca verim alınmaz
a camel is a horse designed by a committee her kafadan bir ses çıkınca işler karışır
trust in Allah, but tie up your camel tevekkelin gemisi batmaz (eşeğini kurt yemez)
trust in God, but tie up your camel tevekkelin gemisi batmaz (eşeğini kurt yemez)
trust in Allah, but tie up your camel eşeğini bağla, sonra allah'a emanet et
trust in Allah, but tie up your camel eşeğini sağlam bağla, sonra allah'a ısmarla
trust in God, but tie up your camel eşeğini sağlam bağla, sonra allah'a ısmarla
trust in God, but tie up your camel eşeğini bağla, sonra allah'a emanet et
a camel is a horse designed by a committee farklı bakış açılarından oluşan bir grubun yaptığı iş bütünlük taşımaz, sonuç verimsiz ve kalitesiz olur
a camel is a horse designed by a committee komitenin tasarladığı at, deveye benzer
a camel is a horse designed by a committee eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme, kimi uzun der kimi kısa
a camel is a horse designed by a committee her kafadan bir ses çıkan kalabalık bir grubun yaptığı işten hayır gelmez
a camel is a horse designed by a committee farklı fikirleri taviz vererek tek bir proje altında toplamanın verimsizliğini anlatan söz
a camel is a horse designed by a committee komisyon kararları verimsizdir
a camel is a horse designed by a committee komisyon kararlarından bir sonuç çıkmaz
trust in god, but tie up your camel eşeğini sağlam bağla, sonra allah'a/tanrı'ya ısmarla
trust in allah, but tie up your camel eşeğini bağla, sonra allah'a emanet et
a camel is a horse designed by a committee çok kişiyle yapılan iş eğri büğrü/eciş bücüş olur
trust in allah, but tie up your camel eşeğini sağlam bağla, sonra allah'a ısmarla
trust in allah, but tie up your camel tevekkelin gemisi batmaz (eşeğini kurt yemez)
a camel is a horse designed by a committee çok kişinin yaptığı işten hayır gelmez
a camel is a horse designed by a committee bir grubun tasarladığı at, deveye benzer
trust in god, but tie up your camel eşeğini bağla, sonra allah'a/tanrı'ya emanet et
trust in god, but tie up your camel tevekkelin gemisi batmaz (eşeğini kurt yemez)
Colloquial
It is the last straw that breaks the camel's back expr. bardağı taşıran son damla
Idioms
the camel's nose n. istenmeyen bir duruma sürüklemesi muhtemel önemsiz bir harekete izin verme durumu
a camel's nose (under the tent) n. istenmeyen sonuçlara yol açan önemsiz karar/eylem
a camel's nose (under the tent) n. felakete yol açan zararsız eylem/karar
a camel's nose (under the tent) n. sonu ciddiye dönüşebilecek, masum görünen küçük eylem
a camel's nose (under the tent) n. daha büyük, istenmeyen bir duruma yol açabilecek küçük, zararsız eylem
the last straw that breaks the camel's back expr. bardağı taşıran son damla
last straw to break the camel's back expr. bardağı taşıran son damla
the straw that broke the camel's back expr. bardağı taşıran son damla
whatever humps your camel expr. nasıl biliyorsan öyle yap
whatever humps your camel expr. nasıl mutlu oluyorsan öyle yap
the straw that broke the camel`s back expr. bardağı taşıran son damla
what broke the camel's back expr. bardağı taşıran son damla
the straw that breaks the camel's back expr. bardağı taşıran son damla
a camel through a needle's eye expr. iğne deliğinden geçme
a camel through a needle's eye expr. devenin iğne deliğinden geçmesi
camel through the eye of a needle expr. devenin iğne deliğinden geçmesi
a camel through a needle's eye expr. deveye hendek atlatma
camel through the eye of a needle expr. deveye hendek atlatma
camel through the eye of a needle expr. iğne deliğinden geçme
it is easier for a camel to go through the eye of a needle expr. yapılması imkansız/çok zor bir şey
it is easier for a camel to go through the eye of a needle expr. deveye hendek atlatmaktan daha zor
it is easier for a camel to go through the eye of a needle expr. iğne deliğinden deve geçirmekten daha kolay
(something) is the straw that broke the camel's back expr. (bir şey) bardağı taşıran son damla
Trade/Economic
camel rating n. bir mevduat kuruluşunun sermaye, varlıklar, yönetim, kazançlar ve likiditesinin ölçülmesine dayanan bir derecelendirme sistemi
Technical
camel's hair yarn n. devetüyü ipliği
camel's hair n. devetüyü
Computer
camel case n. bilgisayar yazılımlarında isimlendirme yapılırken ilk harfin küçük sonraki her yeni sözcüğün ilk harfinin büyük yazılması
camel caps n. bilgisayar yazılımlarında isimlendirme yapılırken ilk harfin küçük sonraki her yeni sözcüğün ilk harfinin büyük yazılması
Textile
camel hair n. deve tüyü
camel's hair n. devetüyü
camel's hair yarn n. devetüyü ipliği
camel coat n. ingiltere'de polo oyuncuları tarafından giyilen erkek paltosu
camel's-hair shawl n. kaşmir şal
camel's-hair shawl n. deve tüyü şal/atkı
Dyeing
camel's hair n. grimsi ve sarımsı bir kahverengi tonu
Automotive
camel back n. sıcak kaplama sırt kauçuğu
camel hump heads n. deve hörgücü kapak
Zoology
dromedary camel n. hecin devesi
dromedary camel n. çöl devesi
dromedary camel n. arap devesi
bactrian camel n. iki hörgüçlü deve
arabian camel n. tek hörgüçlü deve
one-humped camel n. tek hörgüçlü deve
two-humped camel n. iki hörgüçlü deve
bactrian camel (camelus bactrianus) n. iki hörgüçlü asya devesi
Botanic
camel thorn n. yandık
camel thorn n. deve dikeni
camel's thorn (alhagi maurorum) n. aguldikeni
Breeding
camel feed n. deve yemi
mature camel n. ergin deve
Sport
camel spin n. paralel dönüş
flying camel spin n. zıplayarak paralel dönüş
flying camel spin n. zıplayarak paralel spin
camel spin n. paralel spin
cat camel stretch n. kedi deve egzersizi
camel racing n. deve yarışı
Art
camel's hair n. sincap kuyruğundan yapılan boya fırçası
camel hair n. sincap kuyruğundan yapılan boya fırçası
Ornithology
camel bird n. devekuşu
Entomology
camel locust n. peygamberdevesi
Slang
camel toe n. deve toynağı
camel toe n. (vajinada) deve toynağı görünümü
camel's toe n. (vajinada) deve toynağı görünümü
British Slang
camel's hoof n. deve toynağı