cavity - Turc Anglais Dictionnaire

cavity

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cavity — Definition

Signification:
oyuk, boşluk, diş çürüğü
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈkævəti/ – BrE /ˈkævɪti/)
Partie du discours:
İsim: cavity (cavities)

Sens de "cavity" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 21 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
cavity n. boşluk
In some cases, another substance may be used to fill the cavity.
Bazı durumlarda boşluğu doldurmak için başka bir madde kullanılabilir.

More Sentences
cavity n. oyuk
The treasure was hidden in a secret cavity among the rocks.
Hazine kayaların arasındaki gizli bir oyukta saklıydı.

More Sentences
cavity n. kovuk
Technical
cavity n. boşluk
In some cases, another substance may be used to fill the cavity.
Bazı durumlarda boşluğu doldurmak için başka bir madde kullanılabilir.

More Sentences
cavity n. oyuk
The treasure was hidden in a secret cavity among the rocks.
Hazine kayaların arasındaki gizli bir oyukta saklıydı.

More Sentences
Dentistry
cavity n. çürük
Treatment of cavities depends on how severe they are and your particular situation.
Çürüklerin tedavisi, ne kadar şiddetli olduklarına ve özel durumunuza bağlıdır.

More Sentences
Linguistics
cavity n. boşluk
In some cases, another substance may be used to fill the cavity.
Bazı durumlarda boşluğu doldurmak için başka bir madde kullanılabilir.

More Sentences
General
cavity n. çukur
cavity n. delik
cavity n. kavite
cavity n. diş çukuru
cavity n. içi boş oyuk
cavity N. diş çürüğü
Technical
cavity n. kavite
Computer
cavity n. kovuk
Electric
cavity n. boşluk rezonatörü
Mechanic
cavity n. girinti
cavity n. oluk
Anatomy
cavity n. kavite
Botanic
cavity n. kovuk
Military
cavity n. paralama hakkı haznesi

Sens de "cavity" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
abdominal cavity n. karın boşluğu
General
nasal cavity n. geniz
oral cavity n. ağız boşluğu
epidural cavity n. epidural boşluk
chest cavity n. göğüs boşluğu
dorsal cavity n. sırt boşluğu
mouth cavity n. ağız boşluğu
Law
cavity search n. (özellikle cezaevi ziyaretlerinde) ziyaretçilerin üzerinde silah/bıçak veya uyuşturucu gibi girişi yasak objelerin aranması
cavity search n. (cezaevi girişinde ziyaretçilere yapılan) üst araması
body cavity search n. (özellikle cezaevi ziyaretlerinde) ziyaretçilerin üzerinde silah/bıçak veya uyuşturucu gibi girişi yasak objelerin aranması
body cavity search n. (cezaevi girişinde ziyaretçilere yapılan) üst araması
Technical
cavity mode n. boşluk modu
cavity frequency meter n. boşluk frekansmetresi
cavity wall n. boşluklu duvar
coaxial cavity n. koaksiyal boşluk
open cavity n. açık kovuk
resonant cavity n. çınlamalı kovuk
tubular cavity n. borusal boşluk
coaxial cavity n. koaksiyel boşluk
cavity wall n. boşluktu duvar
cavity source n. oyuk kaynağı
cavity effect n. boşluk tesiri
cavity magnetron n. oyuklu magnetron
cavity resonator n. boşluk rezonatörü
cavity wavemeter n. kovuklu dalgaölçer
cavity impedance n. boşluk empedansı
buccal cavity n. ağız boşluğu
cavity modes n. boşluk modları
filled cavity n. dolu kovuk
filled cavity n. tıkalı kovuk
resonant cavity n. rezonant boşluğu
leaf of cavity wall n. sandviç duvarın iki parçasından biri
double-cavity mould n. ikili kalıp
mould cavity n. kalıp boşluğu
die cavity n. kalıp boşluğu
single-cavity forging hammers n. tek boşluklu dövme çekiçleri
single-cavity forging dies n. tek boşluklu dövme kalıpları
triple-cavity process n. üç damla süreci
triple-cavity mould n. üçlü kalıp
contraction cavity n. çekme boşluğu
core cavity n. maça boşluğu
gas cavity n. gaz çöküntüsü
multiple-cavity die-casting dies n. çok boşluklu pres döküm kalıpları
casting cavity n. döküm boşluğu
double cavity mould n. çift boşluklu kalıp
contraction cavity n. büzülme boşluğu
double cavity mould process n. çift boşluklu kalıp süreci
shrinkage cavity n. çekinti boşluğu
die cavity dimensions n. kalıp boşluğunun boyutları
cavity formation n. kavitasyon oluşması
die cavity dimensions n. kalıpların boşluk boyutları
mold cavity n. kalıp gözü
mold cavity n. kalıp çukuru
fuze cavity n. fünye yuvası
fuze cavity n. patlayıcıda fünyenin yerleştirildiği delik
Computer
cavity resonator n. kovuk çınlayıcısı
Telecom
cavity resonator n. boşluk rezonatörü
cavity frequency meter n. boşluk frekans ölçeri
contact cavity n. temas boşluğu
resonant cavity n. rezonans boşluğu
Electric
cavity resonator n. boşluk rezonatörü
coaxial cavity n. koaksiyal boşluk
cavity resonator n. kovuk çınlayıcısı
Construction
cavity wall n. sandviç duvar
cavity concrete block wall n. boşluklu çift duvar
cavity concrete block wall n. sandviç duvar
cavity block n. sandviç duvar bloğu
cavity wall n. boşluklu duvar
cavity wall insulation n. boşluklu duvar yalıtım
cavity block n. boşluklu blok
Automotive
cavity rustproofing n. iç pas yalıtımı
cavity rustproofing n. kavite pasyalıtımı
multiple cavity connectors n. çok delikli konektörler
hollow cavity insulation n. çukur yerlerin korunması
piston combustion cavity offset n. piston yanma hücresi kaçıklığı
cavity wax n. boşluk doldurucu mum
cavity sealant n. dolgu macunu
Medical
nasal cavity n. nazal kavite
abdominal cavity n. abdominal kavite
thoracic cavity n. göğüs boşluğu
oral cavity n. ağıziçi boşluğu
retzius cavity n. retzius boşluğu
peritoneal cavity n. periton kavitesi
abdominal cavity n. abdominal boşluk
tympanic cavity n. timpan oyuğu
floor of orbital cavity n. göz kavitesi tabanı
nasal cavity n. burun boşluğu
gastrovascular cavity n. gastravasküler kavite
ventral cavity n. karın boşluğu
lesser peritoneal cavity n. küçük periton boşluğu
body cavity n. karın boşluğu
pelvic cavity n. alt karın
pelvic cavity n. leğen boşluğu
axillary cavity n. koltuk altı
axillary cavity n. koltukaltı
endometrial cavity n. endometriyal kavite
amniotic cavity of the recipient fetus n. alıcı fetusun amniyos boşluğu
pulmonary tuberculosis without cavity n. kavitesiz akciğer tüberkülozu
tumor in the uterine cavity n. uterin kavitedeki tümör
pleural cavity n. plevra boşluğu
fluid in the pleural cavity n. plevra boşluğundaki hava
entrance of air into the pleural cavity n. plevral boşluğa hava girmesi
cranial cavity n. kraniyal kavite
intracranial cavity n. kraniyal kavite
cardiac cavity n. kalp boşluğu
posterior nasal cavity foreign body n. posterior yerleşimli nazal yabancı cisim
open cavity mastoidectomy n. açık kavite mastoidektomi
erosive mass involving the nasal cavity and maxillary sinus n. nazal kavite ve maksiller sinüsü tutan erozif kitle
mastoid cavity obliteration n. mastoid kavite obliterasyonu
tympanic cavity volume n. timpanik kavite hacmi
open cavity tympanomastoidectomy n. açık kavite timpanomastoidektomi
blister cavity n. blister yuvası
intrauterine cavity n. intrauterin kavite
access cavity n. giriş kavitesi
intracranial cavity n. kafatası içi boşluk
Anatomy
mouth cavity n. ağız boşluğu
body cavity n. vücut boşluğu
cotyloid cavity n. kotiloid çukur
gastral cavity n. bağırsak boşluğu
pleural cavity n. plevral kavite
olecranal cavity or fassa n. olekranon kovuğu veya çukuru
ventral cavity n. karın boşluğu
pelvic cavity n. alt karın boşluğu
pharyngonasal cavity n. yutak burun boşluğu
cavity of the eye n. göz çukuru
cranial cavity n. kafatası boşluğu
tympanic cavity n. ortakulak
nasal cavity n. burun boşluğu
oral cavity n. ağız boşluğu
pelvic cavity n. pelvis boşluğu
chest cavity n. göğüs boşluğu
thoracic cavity n. göğüs boşluğu
buccal cavity n. ağız boşluğu
pericardial cavity n. kalbin dış zarının katmanları arasındaki boşluk
uterine cavity n. rahimde vajinaya uzanan kanal ile fallop tüpleri arasındaki boşluk
uterine cavity n. rahim kavitesi
uterine cavity n. rahim içi boşluğu
visceral cavity n. omurgalılarda yemek borusunu içeren karın boşluğu
bodily cavity n. vücut boşluğu
bodily cavity n. vücuttaki doğal bir boşluk
bodily cavity n. sinüs
glenoid cavity n. kürek kemiğinde bulunan ve üst kol kemiğinin omuz kemeri ile eklemlenmesini sağlayan sığ kavite
orbital cavity n. göz kavitesi
orbital cavity n. göz çukuru
orbital cavity n. içine göz küresi ve ilgili kas, damar ve sinirlerin yerleştiği kemik boşluk
orbital cavity n. göz yuvası
Dentistry
anaerobic bacterial growth in the oral cavity n. oral kavitede anaerobik bakteri üremesi
preparing a cavity on the surface n. yüzeyde kavite hazırlanması
alliance for a cavity-free future n. diş çürüğüne karşı güç birliği
tooth cavity n. diş kavitesi