converge - Turc Anglais Dictionnaire

converge

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

converge — Definition

Signification:
yakınsamak, birleşmek, kesişmek
Prononciation (IPA):
(AmE /kənˈvɝːdʒ/ – BrE /kənˈvɜːdʒ/)
Partie du discours:
Fiil: converge (converges – converged – converging)
Synonymes:
meet, merge
Antonymes:
diverge, separate

Sens de "converge" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 24 résultat(s)

Anglais Turc
General
converge v. birleşmek
The two rivers converge in a narrow valley.
İki nehir dar bir vadide birleşmektedir.

More Sentences
converge v. yakınsamak
The argument is that, instead of converging, taxation diverges from one country to another in the Union.
Tartışma, vergilendirmenin yakınsamak yerine Birlik içinde bir ülkeden diğerine farklılaştığı yönündedir.

More Sentences
converge v. birbirine yaklaşmak
Research seems to show that our traditions are tending to converge slowly.
Araştırmalar, geleneklerimizin yavaş yavaş birbirine yaklaşma eğiliminde olduğunu göstermektedir.

More Sentences
converge v. toplanmak
Policemen had converged on the crime scene before I arrived there.
Ben oraya varmadan önce polisler olay yerinde toplanmıştı.

More Sentences
Math
converge v. yakınsamak
The argument is that, instead of converging, taxation diverges from one country to another in the Union.
Tartışma, vergilendirmenin yakınsamak yerine Birlik içinde bir ülkeden diğerine farklılaştığı yönündedir.

More Sentences
Geometry
converge v. yakınsamak
The argument is that, instead of converging, taxation diverges from one country to another in the Union.
Tartışma, vergilendirmenin yakınsamak yerine Birlik içinde bir ülkeden diğerine farklılaştığı yönündedir.

More Sentences
Biology
converge v. benzer özelliklere sahip olmak
His beliefs converge with his nation's traditions.
İnançları ulusunun gelenekleriyle benzer özelliklere sahip.

More Sentences
General
converge v. bir noktaya yönelmek
converge v. yaklaşmak
converge v. kavuşmak
converge v. bir noktada birleşmek
converge v. bir noktaya yönlendirmek
converge v. birbirine yakınlaştırmak
converge v. bir araya getirmek
converge v. kesişmek
Technical
converge v. birbirine doğru hareket etmek
Math
converge v. (dizi) yakınsak olmak
converge v. (dizi) sonlu limiti olmak
converge v. (sonsuz seri) sonlu toplamlı olmak
converge v. (sonsuz serinin) kısmi toplamlar dizisi yakınsak olmak
converge v. (ağ) bir noktanın her komşuluğunda yerleşik olmak
converge v. (belirsiz integral) sonlu değere yakınsamak
Biology
converge v. benzer özellikler geliştirmek
Military
converge adj. kapalı

Sens de "converge" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 18 résultat(s)

Anglais Turc
General
converge on v. bir noktada birleşmek
converge on v. farklı yönlerden gelip bir noktada buluşmak
Phrasals
converge in upon (someone or something) v. (birine ya da bir şeye) karşı bir araya gelmek
converge in upon (someone or something) v. bir noktada birleşmek
converge in upon (someone or something) v. bir noktada bir araya gelmek
converge in upon (someone or something) v. (biri ya da bir şey) hakkında bir araya gelmek
converge on (someone or something) v. (birine/bir şeye) doğru hareket etmek
converge on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yanında/yakınında bir araya gelmek
converge upon (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yanında/yakınında bir araya gelmek
converge on (someone or something) v. bir noktada birleşmek
converge upon (someone or something) v. (birine/bir şeye) doğru hareket etmek
converge on (someone or something) v. (bir noktada) toplanmak
converge upon (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yakınında toplanmak
converge upon (someone or something) v. farklı yönlerden gelip bir noktada buluşmak
converge upon (someone or something) v. bir noktada birleşmek
converge on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yakınında toplanmak
converge on (someone or something) v. farklı yönlerden gelip bir noktada buluşmak
converge upon (someone or something) v. (bir noktada) toplanmak