corn - Turc Anglais Dictionnaire

corn

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

corn — Definition

Signification:
mısır, tahıl, nasır
Prononciation (IPA):
(AmE /kɔːrn/ – BrE /kɔːn/)
Partie du discours:
İsim: corn (uncountable/countable by sense)
Synonymes:
maize (AmE), grain

Sens de "corn" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 48 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
corn n. mısır
Corn contains Vitamin B, folic acid, Vitamin C.
Mısırda B vitamini, folik asit ve C vitamini bulunur.

More Sentences
General
corn n. hububat
The country produces 2.5-3 million tonnes of corn every year.
Ülke her yıl 2,5-3 milyon ton hububat üretmektedir.

More Sentences
corn n. nasır
One can gently remove corns after a warm bath.
Nasırları, ılık bir banyodan sonra nazikçe temizleyebilirsiniz.

More Sentences
corn n. mısır
Corn contains Vitamin B, folic acid, Vitamin C.
Mısırda B vitamini, folik asit ve C vitamini bulunur.

More Sentences
corn n. tahıl
corn n. darı
corn n. tahıl tanesi
corn n. yulaf
corn n. ekin
corn n. tane
corn n. mısır viskisi
corn n. hint mısırı
corn v. tuzlamak
corn v. salamura etmek
corn v. et tuzlamak
corn v. granüle etmek
corn v. öğütmek
corn v. tanelemek
corn v. mısır eklemek
corn v. mısır ile doldurmak
corn v. tohumlamak
corn v. tohumla doldurmak
corn v. tohum eklemek
Colloquial
corn n. içi geçmiş şey
corn n. banal şey
corn n. sıradan şey
corn n. bayağı şey
Dyeing
corn n. mısır sarısı
Medical
corn n. korn
Veterinary
corn n. (atın ön toynak tabanında görülen) kırmızımsı ağrılı bir renk bozukluğu
corn n. kümes hayvanlarının ayağında görülen anormal büyüme
Gastronomy
corn n. tane mısır
corn n. mısır tanesi
Botanic
corn n. tahıl bitkisi
corn n. mısır bitkisi
corn n. mısır kabuğu
Agriculture
corn v. mısır ekmek
Tobacco
corn n. sigaranın yanan ucu
Geography
corn n. oklahoma eyaletinde yerleşim yeri
Meteorology
corn n. taneli kar
corn n. tekrarlı eriyip donma sonucu meydana gelen yuvarlak kar kristalleri
Sport
corn n. kaymaya uygun yumuşaklıkta kar
corn n. ideal kayak karı
Art
corn n. klişe
corn n. demode şey
corn n. bayat eser
corn n. basmakalıp şey
corn n. modası geçmiş şey

Sens de "corn" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
indian corn n. kokoroz
corn borer n. mısırbiti
indian corn n. mısır
green corn n. yeşil mısır
corn bunting n. tarla kirazkuşu
corn lily n. gelin soğanı
corn tassel n. mısır püskülü
corn belt n. mısır yetiştirilen bölge
corn poppy n. gelincik
sweet corn n. süt mısır
corn rose n. gelincik
corn silk n. mısır püskülü
corn bunting n. tarla çintesi
corn syrup n. mısır pekmezi
corn oil n. mısırözü yağı
corn muffin n. yuvarlak ve tuzlu bir ekmek türü
ear of corn n. mısır başağı
sweet corn n. tatlı bir mısır türü
sweet corn n. tatlı mısır
corn beef n. konserve sığır eti
the germ of the corn kernel n. mısırözü
field corn n. hayvan yemi için yetiştirilen mısır
corn poppy n. gelincik çiçeği
corn belt n. mısır yetiştiren bölge
sweet corn n. mısır
corn starch n. mısır nişastası
corn mill n. mısır değirmeni
corn sugar n. mısır şekeri
flint corn n. sert mısır
corn-poppy n. gelincik
corn stalk n. buğday sapı
corn stalk n. mısır sapı
candy corn n. mısır şeklinde bir çeşit şeker
corn cob n. mısır koçanı
corn crib n. mısır kurutma veya depolama ambarı
fresh corn n. taze mısır
corn salad n. mısır salatası
corn salad n. kuzu gevreği
sugar corn n. süt mısır
pole corn n. süt mısır
corn sack n. mısır çuvalı
corn chowder n. mısır çorbası
corn stalk n. uzun boylu ve kıvrak kimse
corn marigold n. altıncık
corn exchange n. tahıl borsası
corn dog n. mısır unu kaplı sosis
corn dog n. mısır sosisi
corn pone n. bir çeşit mısır ekmeği
corn maze n. mısır labirenti
corn maze n. mısır tarlası labirenti
baby corn n. minik mısır
broom corn n. süpürge tohumu
cup corn n. bardak mısır
seed corn n. tahıl tohumu
seed corn n. tohum
seed corn n. tohumluk tahıl
corn field n. mısır tarlası
corn sled n. at ile çekilen bıçaklı kızak
spring corn n. tekrarlayan eriyip donma ile meydana gelen yuvarlak kar kristalleri
corn snow n. taneli kar
spring corn n. taneli kar
corn rent n. mısır ile ödenen kira
corn snow n. tekrarlayan eriyip donma ile meydana gelen yuvarlak kar kristalleri
corn popper n. mısır patlatma aleti
corn rent n. mısır kirası
corn popper n. mısır patlatma makinesi
corn rose n. karamuk
pop corn v. mısır patlatmak
form a corn v. nasırlaşmak
corn [obsolete] v. tanelenmek
corn [obsolete] v. öğütülmek
corn [obsolete] v. öğütülmüş hale gelmek
corn-fed adj. mısır ile beslenmiş
corn-fed adj. köylü
corn-fed adj. rustik
corn-fed adj. taşralı
corn-fed adj. banal
corn-fed adj. demode
corn-fed adj. tombul
corn-fed adj. iyi beslenen
corn-fed adj. sağlıklı
corn-fed adj. zevksiz
corn-fed adj. bayağı
corn-fed adj. dolgun
corn-fed adj. doymuş
-corn suf. boynuzlu anlamına gelen son ek
Colloquial
soft corn n. yumuşak ayak parmağı nasırı
what does that have to do with the price of corn? expr. bunun konuyla ne alakası var?
what does that have to do with the price of corn? expr. bunun konumuzla ne ilgisi var?
what does that have to do with the price of corn? expr. ne alaka?
Idioms
a can of corn n. çocuk oyuncağı iş
a can of corn n. yapılması kolay görev
corn in egypt n. bol miktarda ürün
seed corn n. geleceğe yatırım
corn squabble n. dalaşma
corn in egypt n. bereket
corn in egypt n. bolca malzeme
corn squabble n. hırlaşma
corn squabble n. didişme
corn in egypt n. bol bol/gani gani/mebzul miktarda ürün
corn squabble n. ağız dalaşı
corn squabble n. (birbirine) sataşma
seed corn n. gelecekteki faydaların için şimdilik pek kar beklenmeye mali varlıklar
seed corn n. geleceğinin garantisi
corn squabble n. kavga
corn in egypt n. bolluk
seed corn n. nasır
corn in egypt n. verimli ürün
corn in egypt n. zibil gibi şey
corn in egypt n. gani gani olan şey
corn in egypt n. gani gani olan malzeme
corn in egypt n. zibil gibi malzeme
corn in egypt n. gani gani olan ürün
corn in egypt n. zibil gibi ürün
corn in egypt n. bereketli/bol ürün
can of corn n. yapması kolay şey
can of corn n. çok kolay iş
can of corn n. çocuk oyuncağı iş
cream one's corn v. canını sıkmak
cream one's corn v. rahatsız etmek
cream one's corn v. sinir etmek
pee in someone's corn flakes v. birine rahatsızlık vermek
pee in someone's corn flakes v. birini rahatsız etmek
eat the seed corn v. açlığın önüne geçmek için geçici çareler bulmak
eat the seed corn v. kuru ekmekle idare etmek
earn your corn [uk] v. (birinin) yaptığı iyi/başarılı bir iş nedeniyle kendisine harcanan parayı hak etmek
earn your corn [uk] v. iyi iş çıkarmak
acknowledge the corn v. (kendi) suçunu üstlenmek
earn (one's) corn [uk] v. (kendisine güvenenleri) boşa çıkarmamak
acknowledge the corn v. kabahatli olduğunu kabul etmek
earn (one's) corn [uk] v. (birinin) yaptığı iyi/başarılı bir iş nedeniyle kendisine harcanan parayı hak etmek
earn (one's) corn [uk] v. iyi iş çıkarmak
earn your corn [uk] v. yerini hak etmek
acknowledge the corn v. suçunu kabul etmek
earn your corn [uk] v. arpasını hak etmek
earn (one's) corn [uk] v. arpasını hak etmek
acknowledge the corn v. suçunu itiraf etmek
earn your corn [uk] v. parasını hak etmek
earn (one's) corn [uk] v. ücretini/kazancını hak etmek
earn (one's) corn [uk] v. yerini hak etmek
earn your corn [uk] v. ücretini/kazancını hak etmek
earn your corn [uk] v. (kendisine güvenenleri) boşa çıkarmamak
earn (one's) corn [uk] v. parasını hak etmek
acknowledge the corn v. suçunu/hatasını kabul etmek
acknowledge the corn v. suçunu/hatasını itiraf etmek
acknowledge the corn v. kusurunu/noksanını kabullenmek
earn your corn v. kazandığı paranın her kuruşunu hak etmek
earn (one's) corn v. verilen parayı hak etmek
earn your corn v. verilen parayı hak etmek
earn (one's) corn v. verilen paranın karşılığını/hakkını vermek