dead-end - Turc Anglais Dictionnaire

dead-end

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dead-end — Definition

Signification:
çıkmaz sokak, çıkmaz durum
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈdɛdˌɛnd/ – BrE /ˈdɛdˌɛnd/)
Partie du discours:
İsim/Sıfat: dead-end (dead-ends)
Synonymes:
cul-de-sac, impasse
Antonymes:
breakthrough, open-ended

Sens de "dead-end" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 22 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
dead-end adj. çıkmaz
The measures adopted in Germany with regard to temporary work lead to a dead-end.
Almanya'da geçici çalışma ile ilgili olarak kabul edilen tedbirler bir çıkmaza yol açmaktadır.

More Sentences
General
dead-end n. çıkmaz sokak
He lived on a quiet dead-end with no through traffic.
Trafiğin olmadığı sakin bir çıkmaz sokakta yaşıyordu.

More Sentences
dead-end n. durma noktası
Despite his efforts, his career seemed to be in a dead-end.
Çabalarına rağmen kariyeri durma noktasına gelmiş gibi görünüyordu.

More Sentences
dead-end adj. perişan
dead-end adj. geleceği olmayan
dead-end adj. sefil
dead-end N. çıkmaz durum
Idioms
dead-end n. ilerlemeye elverişsiz durum
dead-end n. gelişmeye kapalı konu
dead-end n. bir yere varmayan yol
dead-end n. yolun sonu
dead-end n. netice
dead-end v. sınırlamak
dead-end v. sona erdirmek
dead-end v. bitirmek
dead-end v. son vermek
dead-end v. son bulmak
dead-end v. çıkmaza girmek
dead-end adj. bir yere gitmeyen
dead-end adj. bir yere götürmeyen
dead-end adj. ilerleme/gelişme vadetmeyen
dead-end adj. ilerleme/gelişme olanağı tanımayan

Sens de "dead-end" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 6 résultat(s)

Anglais Turc
General
dead-end street n. çıkmaz sokak
dead-end kid n. sokak çocuğu
Technical
dead-end water main n. ana su borusu kör ucu
Modern Slang
an evolutionary dead-end n. evrimin sonu, evrimin son noktası
an evolutionary dead-end n. evrimin geldiği/gelebileceği son nokta
an evolutionary dead-end n. evrimsel olarak gelinen son nokta