dogs - Turc Anglais Dictionnaire

dogs

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "dogs" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 8 résultat(s)

Anglais Turc
General
dogs n. köpekler
Secondly, I would like to say something in the interests of the dogs themselves.
İkinci olarak köpeklerin kendi çıkarları için bir şeyler söylemek istiyorum.

More Sentences
Colloquial
dogs n. kar getirmeyen ürünler
dogs n. pazar payı düşük ürünler
dogs n. köpek yarışı
Technical
dogs n. heç menteşesi
dogs n. heç kilidi
Slang
dogs n. ayaklar
dogs n. ayaklar

Sens de "dogs" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
pack of dogs n. it sürüsü
trainer of hunting dogs n. bavcı
dogs as laboratory animals n. laboratuvar hayvanları olarak köpekler
dogs dinner n. arapsaçı
new tricks to old dogs n. eski köye yeni adet
under-dogs n. ayaktakımı
trained dogs n. eğitilmiş köpekler
street dogs n. sokak köpekleri
throw to the dogs v. boşa harcamak
rain cats and dogs v. bardaktan boşanırcasına yağmur yağmak
throw to the dogs v. ziyan etmek
rain cats and dogs v. gök delinmek
throw to the dogs v. israf etmek
go to the dogs v. rezil olmak
rain cats and dogs v. yağmur boşanmak
rain cats and dogs v. şakır şakır yağmak
go to the dogs v. mahvolmak
rain cats and dogs v. bardaktan boşanırcasına yağmak
go to the dogs v. hayrı kalmamak
go to the dogs v. kötüye gitmek
go to the dogs v. kötüleşmek
sic the dogs on v. köpekleri üzerine salmak
be scared of dogs v. köpekten korkmak
be afraid of dogs v. köpeklerden korkmak
be scared of dogs v. köpeklerden korkmak
be afraid of dogs v. köpekten korkmak
Phrases
let the sleeping dogs lie expr. işi oluruna bırak
even when dogs bark, the parade goes on expr. it ürür kervan yürür
Proverb
he that lies down with dogs will rise up with fleas üzüm üzüme baka baka kararır
those who sleep with dogs will rise with fleas itle yatan bitle kalkar
those who sleep with dogs will rise with fleas körle yatan şaşı kalkar
let sleeping dogs lie bana dokunmayan yılan bin yaşasın
let sleeping dogs lie bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın
let sleeping dogs lie uyandırma kerizi
let sleeping dogs lie uyuyan yılanın kuyruğuna basma
if you lie down with dogs you will rise up with fleas körle yatan şaşı kalkar
When you lie down with dogs you get fleas itle yatan pireyle kalkar
When you lie down with dogs you get fleas körle yatan şaşı kalkar
the dogs bark, but the caravan goes on it ürür kervan yürür
only mad dogs and englishmen go out in the midday sun bu sıcakta dışarı çıkılmaz
only mad dogs and englishmen go out in the midday sun öğlen güneşinin altında dışarı çıkılmaz
only mad dogs and englishmen go out in the midday sun güneş tepedeyken dışarı çıkılmaz
barking dogs seldom bite havlayan köpek ısırmaz
he that lieth with dogs riseth with fleas körle yatan şaşı kalkar
he that lieth with dogs riseth with fleas üzüm üzüme baka baka kararır
he that lieth with dogs riseth with fleas itle yatan bitle kalkar
if you lie with dogs, you will get fleas itle yatan bitle kalkar
if you lie with dogs, you will get fleas körle yatan şaşı kalkar
while two dogs are fighting for bone, a third one runs away with it iki kişi bir şey için kavga ederken/çekişirken üçüncü kişi o şeyi alır gider
Colloquial
straw dogs n. şamar oğlanları
dogs of war n. savaşın getirdiği kaos
dogs of war n. savaşın kudurmuş köpekleri
dogs of war n. paralı asker
dogs of war n. savaşın yol açtığı yıkım
the dogs [uk] n. tazı yarıştırma sporu
go to the dogs v. heba olmak
Idioms
it was raining cats and dogs n. bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu
cats and dogs n. elde kalan mal
cats and dogs n. hızlı gitmeyen mal
cats and dogs n. pek rağbet görmeyen mal
let sleeping dogs lie v. fincancı katırlarını ürkütmemek
let sleeping dogs lie v. olayların akışını durdurmamak
let sleeping dogs lie v. işi oluruna bırakmak
let sleeping dogs lie v. meseleyi kurcalamamak
let sleeping dogs lie v. işleri kendi haline bırakmak
let sleeping dogs lie v. başına bela almamak
let sleeping dogs lie v. işi kurcalamamak
rain cats and dogs v. bardaktan boşanırcasına yağmak
go the dogs v. hapı yutmak
to let sleeping dogs lie v. işi kurcalamamak
fight like cats and dogs v. kedi köpek gibi dalaşmak
call off the dogs v. baskı kurmaya son vermek
call off the dogs v. saldırıyı durdurmak
call off the dogs v. köpeklerini geri çekmek/çağırmak
fight like cats and dogs v. kedi köpek gibi didişmek
throw someone to the dogs v. birini kurtlar sofrasına atmak
throw someone to the dogs v. birini yüzüstü bırakmak
rain cats and dogs v. bardaktan boşalırcasına yağmak
give to the dogs v. işe yaramaz olduğundan atmak
call off one's dogs v. kızmaktan vazgeçmek
call off one's dogs v. saldırıyı durdurmak
call off your dogs v. saldırmaktan/üstüne gitmekten vazgeçirmek
call the dogs off v. saldırıyı durdurmak
call off one's dogs v. kötülemekten vazgeçmek
call the dogs off v. tehdit etmeyi bırakmak
call off one's dogs v. saldırmaktan/üstüne gitmekten vazgeçmek
call the dogs off v. korkutmaktan vazgeçmek
call the dogs off v. yakasını/paçasını bırakmak
call the dogs off v. peşini bırakmak
call off your dogs v. köpeklerini geri çekmek/çağırmak
call off your dogs v. saldırıyı durdurmak
call off your dogs v. saldırmaktan/üstüne gitmekten vazgeçmek
call the dogs off v. köpekleri geri çekmek/çağırmak
call the dogs off v. saldırmaktan/üstüne gitmekten vazgeçmek
be going to the dogs v. heba olmak
be going to the dogs v. hayrı kalmamak
be going to the dogs v. rezil olmak
go to the dogs v. hayrı kalmamak
be going to the dogs v. kötüye gitmek
go to the dogs v. rezil olmak
be going to the dogs v. mahvolmak
be going to the dogs v. bozulmak
go to the dogs v. bozulmak
go to the dogs v. mahvolmak
go to the dogs v. heba olmak
go to the dogs v. kötüye gitmek
go to the dogs v. kötüleşmek
be going to the dogs v. kötüleşmek
throw to the dogs v. kurban etmek
throw to the dogs v. ateşe atmak
throw to the dogs v. kurtlara atmak/yem etmek
throw to the dogs v. aç kurtların önüne atmak
throw to the dogs v. aslanın ağzına atmak
throw to the dogs v. yüz üstü bırakmak
bet on losing dogs v. boşa uğraşmak
bet on losing dogs v. yanlış ata oynamak
bet on losing dogs v. çabalamak
bet on losing dogs v. emeğinin karşılığını alamamak
dogs bark but the caravan goes on expr. it ürür kervan yürür
if you lie down with dogs you will get up with fleas expr. körle yatan şaşı kalkar
if you lie down with dogs you will get up with fleas expr. itle yatan bitle kalkar
enough (something) to cobble dogs with expr. çok fazla
enough (something) to cobble dogs with expr. dünya kadar
enough (something) to cobble dogs with expr. bol miktarda
enough (something) to cobble dogs with expr. bol bol
it's raining cats and dogs expr. bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor
it's raining cats and dogs expr. bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor
it's raining cats and dogs expr. çok yağmur yağıyor
Speaking
my dogs are barking v. ayaklarına kara sular inmek
it is raining cats and dogs expr. çok yağmur yağıyor
it is raining cats and dogs expr. bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor
my dogs are barking expr. ayaklarıma kara sular indi
it is raining cats and dogs expr. bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor
how many dogs do you have? expr. kaç tane köpeğiniz var?
how many dogs do you have? expr. kaç tane köpeğin var?
I'm afraid of dogs expr. köpeklerden korkarım
how many dogs do you have? expr. kaç köpeğin var?
who let the dogs out? expr. köpekleri kim dışarı saldı?
snakes are more dangerous than dogs expr. yılanlar köpeklerden daha tehlikeldir
Technical
span dogs n. kütük kıskacı
Textile
dogs-tooth check n. kaz ayağı kumaş
dogs-tooth check n. kaz ayağı desenli kumaş
Astronomy
hunting dogs n. avköpekleri (takımyıldızı)
Forestry
survey of dogs n. eskiden ingiltere'de köpeklerin geyiklerin peşinden koşmasını önlemek için yapılan bir orman mahkemesi
Geography
isle of dogs n. londra'nın doğusunda bir bölge
isle of dogs n. ingiltere'da bir yarımada
Military
use of scout dogs with patrols n. devriyelerle keşif köpeklerinin kullanılması
Ornithology
dogs [dialect] n. karabaş patka
dogs [dialect] n. dalıcı bir ördek türü
Slang
road dogs n. işten çıkıp eve giderken arabada içilen bir kaç bira