dollar - Turc Anglais Dictionnaire

dollar

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dollar — Definition

Signification:
dolar
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈdɑːlər/ – BrE /ˈdɒlə/)
Partie du discours:
İsim: dollar (dollars)
Synonymes:
buck (informal)

Sens de "dollar" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 42 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
dollar n. dolar
What is this economic organisation which forces half of the world's population to live on less than two dollars a day?
Dünya nüfusunun yarısını günde iki dolardan daha az bir parayla yaşamaya zorlayan bu ekonomik organizasyon nedir?

More Sentences
Trade/Economic
dollar n. dolar
What is this economic organisation which forces half of the world's population to live on less than two dollars a day?
Dünya nüfusunun yarısını günde iki dolardan daha az bir parayla yaşamaya zorlayan bu ekonomik organizasyon nedir?

More Sentences
General
dollar n. amerikan parası
dollar n. (dış ticarette) abd'nin ticari çıkarları
dollar n. sıcak para
dollar n. harcanmış para
dollar n. harcanan para
dollar n. hazır para
dollar n. harcanabilir para
Trade/Economic
dollar n. eski alman taleri
dollar n. (eskiden almanya'da) gümüş sikke
dollar n. ispanyol pesetası
dollar n. ispanyol pezetası
dollar n. abd'de çıkarılan madeni para
dollar n. (kanada'da çıkarılan) gümüş hatıra parası
dollar n. (milletler topluluğu bölgelerinde kullanılmak üzere çıkarılan) ingiliz madeni parası
dollar n. kanada doları
dollar n. karayip doları
dollar n. barbados doları
dollar n. doğu karayip doları
dollar n. trinidad ve tobago doları
dollar n. avustralya doları
dollar n. ingiliz yönetiminde bulunan ada ülkelerinin para birimi
dollar n. yeni zelanda doları
dollar n. singapur doları
dollar n. yeni tayvan doları
dollar n. brunei doları
dollar n. zimbabve doları
dollar n. malaya ve ingiliz borneo doları
dollar n. belize doları
dollar n. rodezya doları
dollar n. temel para birimi
dollar n. hong kong doları
dollar n. cayman adaları doları
dollar n. bir dolarlık banknot
dollar n. bir dolarlık madeni para
dollar n. etiyopya birri
dollar n. malezya ringgiti
dollar n. samoa talası
dollar n. çin yuanı
dollar n. peso
Slang
dollar n. cebelitarık lirası

Sens de "dollar" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
fiji dollar n. fiji doları
bahamian dollar n. bahama doları
us dollar n. amerikan doları
singapore dollar n. singapur doları
dollar gap n. dolar açığı
jamaican dollar n. jamaika doları
brunei dollar n. brunei doları
dollar earner n. maaşını dolar ile alan kişi
barbados dollar n. barbados doları
new zealand dollar n. yeni zelanda doları
guyana dollar n. guyana parası
five dollar bill n. beş dolarlık hesap
zimbabwean dollar n. zimbabwe parası
taiwanese dollar n. tayvan doları
bermuda dollar n. bermuda doları
canadian dollar n. kanada doları
hong kong dollar n. hong kong doları
liberian dollar n. liberya doları
bottom dollar n. son kuruş
dollar premium n. dolar primi
australian dollar n. avustralya doları
taiwan dollar n. tayvan doları
dollar store n. herşey bir milyoncu
dollar store n. herşey birmilyoncu
dollar outlet n. her şey birmilyoncu
dollar outlet n. herşey bir milyoncu
one dollar n. bir dolar
half-a-dollar n. yarım dolar
dollar store n. her-şey bir milyoncu
dollar outlet n. her-şey bir milyoncu
euro-dollar market n. avrupa para piyasası
half-a-dollar n. yarım dolarlık madeni para
euro-dollar market n. euro-dolar piyasası
dollar account n. dolar hesabı
a 200-billion-dollar-a-year business n. yılda 200 milyar dolarlık bir iş
a thousand-dollar bottle of wine n. şişesi bin dolarlık şarap
dollar diplomacy n. dolar diplomasisi
a dollar bill n. bir dolarlık bir banknot
one dollar and eighty-seven cents n. bir dolar seksen yedi sent
100 dollar bill n. yüz dolarlık banknot
silver dollar n. gümüş dolar
dollar store n. her-şey bir milyoncu
dollar store n. herşey birmilyoncu
dollar store n. herşey bir milyoncu
dollar store n. bir milyoncu
zimbabwean dollar n. zimbabve'nin eski para birimi
spanish dollar n. ispanyol doları
half-a-dollar n. elli sent
one dollar bill n. 1 dolar değerinde banknot
rix-dollar n. çeşitli eski iskandinav veya hollanda gümüş paralarına verilen ad
dollar exchange rate n. dolar kuru
dol. (dollar) abrev. dolar
Phrasals
turn a nice dollar v. iyi kar etmek
Proverb
he wears a ten dollar hat on a five cent head kel başa şimşir tarak
he wears a ten dollar hat on a five cent head eşeğe altın semer vursan yine eşektir
better a dollar earned than ten inherited baba parası/miras yemektense az da olsa alın teriyle kazanmak yeğdir
better a dollar earned than ten inherited miras kalan on dolardansa kazandığın bir dolar yeğdir
Colloquial
top dollar n. ödenen en yüksek tutar
top dollar n. ödenen en yüksek meblağ
50-dollar bags n. 50 dolar'lık paketler
sixty-four-dollar question n. on puanlık uzman sorusu
sixty-four-dollar question n. çok önemli soru
hundred dollar bill n. yüzlük banknot (dolar)
hundred dollar bill n. yüz dolar
hundred dollar bill n. yüzlük (dolar)
pay top dollar v. büyük para bayılmak
pay top dollar v. çok para ödemek
top dollar expr. (verilen) en yüksek miktar
give me my dollar back expr. bir dolarımı geri ver
another day another dollar expr. değişen birşey yok
another day another dollar expr. her şey aynı
(one's) bottom dollar expr. eminim ki
(one's) bottom dollar expr. yüzde yüz
(one's) bottom dollar expr. kesin
(one's) bottom dollar expr. bahse varım ki
(one's) bottom dollar expr. son paramla (bahse girerim ki)
Idioms
top dollar n. (verilen) en yüksek miktar
top dollar n. büyük miktarda para
the million-dollar question n. on puanlık uzman sorusu
the sixty-four-thousand-dollar question n. on puanlık uzman sorusu
dollar signs in somebody's eyes n. gözünü para bürümesi
the pink dollar (us) n. pembe dolar
the pink dollar (us) n. pembe para
the sixty-four-thousand-dollar question n. çok önemli soru
the pink dollar (us) n. eşcinsellerin alım gücü
ten dollar word n. karışık ve zor kelime
the gray dollar [uk] n. yaşlı kesimin alım gücü
bang for the dollar n. emeğin karşılığı
bang for one's dollar n. emeğin karşılığı
the 64,000 dollar question n. zor ve önemli soru
the 64,000 dollar question n. çok önemli soru
the 64,000 dollar question n. on puanlık uzman sorusu
(one's) bottom dollar n. (birinin) son kuruşu
(one's) bottom dollar n. (birinin) son doları
(one's) bottom dollar n. (birinin) son kalan parası
(one's) bottom dollar n. (birinin) son parası
the almighty dollar n. paranın gücü
the almighty dollar n. görgüsüzce bir materyalizm
the almighty dollar n. paranın sınırsız gücü
the almighty dollar n. görgüsüzce bir materyalizm
the almighty dollar n. paranın sınırsız gücü
the almighty dollar n. paranın gücü
dollar signs in (one's) eyes n. gözünü para bürümesi
dollar signs in (one's) eyes n. gözünde dolar işaretleri belirmesi
dollar signs in (one's) eyes n. gözünde dolar işareti olması
dollar signs in somebody's eyes v. gözünde dolar işareti olmak
be slave to the almighty dollar v. paranın kölesi olmak
bet one's bottom dollar v. çok emin olmak
bet one's bottom dollar v. hayatına bahse girmek
pay top dollar v. cebinden çok para çıkmak
pay top dollar v. büyük para ödemek
pay top dollar v. bir servet ödemek
stretch a dollar v. ekonomi yapmak
stretch a dollar v. parayı idareli kullanmak
earn top dollar v. dünya kadar kazanmak
pay top dollar v. en yüksek fiyatı ödemek
pay top dollar v. dünya kadar para ödemek
earn top dollar v. çok para kazanmak
pay top dollar v. çok para ödemek
charge top dollar v. çok para tutmak
charge top dollar v. dünya kadar tutmak
pay top dollar v. bir servet ödemek
charge top dollar v. bir servet tutmak
earn top dollar v. bir servet kazanmak
charge top dollar v. en yüksek fiyata satmak
pay top dollar v. çok para ödemek/vermek/bayılmak
be penny-wise and dollar-foolish v. bir sorunu çözmek için belli bir miktar parayı harcamaktan kaçınırken uzun vadede problem büyüdüğünde daha fazla para harcamak zorunda kalmak
be penny-wise and dollar-foolish v. ufak şeylerde hasis büyük şeylerde müsrif olmak
be penny-wise and dollar-foolish v. ufak şeylerde tutumlu büyük şeylerde müsrif olmak
be penny-wise and dollar-foolish v. küçük bir miktar parayı vermekten kaçınırken uzun vadede daha büyük bir para harcamak zorunda kalmak
be (as) sound as a dollar v. sapasağlam olmak
be (as) sound as a dollar v. iyi durumda olmak
be (as) sound as a dollar v. güçlü kuvvetli olmak
be (as) sound as a dollar v. güvenilir olmak
be (as) sound as a dollar v. sağlam olmak
be (as) sound as a dollar v. dayanıklı olmak
one can bet one's bottom dollar v. her türü bahse girebilmek
one can bet one's bottom dollar v. kalıbını basmak
one can bet one's bottom dollar v. kesinlikle emin olmak
one can bet one's bottom dollar v. emin olmak
bet bottom dollar v. hayatına bahse girmek
bet bottom dollar v. çok emin olmak
one can bet one's bottom dollar v. hayatına bahse girebilmek
bet bottom dollar v. her iddiasına girmek
bet bottom dollar v. her türlü bahse girmek
put one's bottom dollar on v. (bir şeye) kalıbını basmak
queerer than a three-dollar bill adj. orijinal olmayan
phonier than a three-dollar bill adj. numara
queerer than a three-dollar bill adj. gey
phonier than a three-dollar bill adj. apaçık sahte