glisten - Turc Anglais Dictionnaire

glisten

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "glisten" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 8 résultat(s)

Anglais Turc
General
glisten v. parlamak
Meng Hao was in front, his eyes glistening.
Meng Hao öndeydi, gözleri parlıyordu.

More Sentences
glisten n. pırıltı
glisten n. parlama
glisten n. parıltı
glisten n. kıvılcım
glisten v. pırıldamak
glisten v. ışıldamak
glisten v. parıldamak

Sens de "glisten" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 6 résultat(s)

Anglais Turc
Phrasals
glisten with v. (göz) yaşlarla kaplanmak
glisten with v. su damlacıklarıyla dolu olmak
glisten with something v. bir şeyle parıldamak
glisten with something v. bir şeyle pırıldamak
glisten with something v. bir şeyle ışıldamak
glisten with something v. bir şeyle parlamak