handcuffs - Turc Anglais Dictionnaire

handcuffs

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "handcuffs" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 1 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
handcuffs n. kelepçe
I was looking for some excitement so I decided to bring the handcuffs.
Biraz heyecan arıyordum, bu yüzden kelepçeleri getirmeye karar verdim.

More Sentences

Sens de "handcuffs" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 17 résultat(s)

Anglais Turc
General
plastic handcuffs n. plastik kayışlı kelepçe
be led away in handcuffs v. kelepçeli olarak götürülmek
put someone in handcuffs v. kelepçelemek
in handcuffs adv. kelepçeyle
in handcuffs adv. kelepçeli biçimde
Idioms
golden handcuffs n. altın kelepçe
golden handcuffs n. kişinin işten ayrılmaması için sunulan ekonomik koşullar
golden handcuffs n. memnun olunmayan/hoşlanılmayan fakat finansal getirisi iyi olduğu için vazgeçilmek istenmeyen durum
golden handcuffs n. insanın elini kolunu bağlayan ekonomik koşullar/getiriler
golden handcuffs n. kişinin hayır diyemeyeceği parasal teşvikler
golden handcuffs n. kişinin işi bıraktığında kaybedeceği ekonomik faydalar
golden handcuffs n. ekonomi yönünden bağlılık/zorunluluk
golden handcuffs n. kişinin işi bırakmasına engel olan parasal sebepler
velvet handcuffs n. ekonomi yönünden bağlılık/zorunluluk
velvet handcuffs n. kişinin işi bıraktığında kaybedeceği ekonomik faydalar
velvet handcuffs n. memnun olunmayan/hoşlanılmayan fakat finansal getirisi iyi olduğu için vazgeçilmek istenmeyen durum
Industry
golden handcuffs n. simsarlık sözleşmesi