heyday - Turc Anglais Dictionnaire

heyday

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

heyday — Definition

Signification:
altın çağ, zirve dönem
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈheɪdeɪ/ – BrE /ˈheɪdeɪ/)
Partie du discours:
İsim
Synonymes:
peak
Antonymes:
decline

Sens de "heyday" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 12 résultat(s)

Anglais Turc
General
heyday n. altın çağ
In his heyday, Beckham was a beautiful player to watch.
Beckham altın çağındayken seyretmesi güzel bir oyuncuydu.

More Sentences
heyday n. en parlak devir
heyday n. doruk
heyday n. en parlak dönem
heyday n. kıvam
heyday n. revaçta olduğu dönemler
heyday n. revaçta olduğu dönem
heyday interj. neşeli bir selam ünlemi
heyday N. zirve dönem
Archaic
heyday n. keyif
heyday n. neşe
heyday interj. neşe, sevinç veya şaşkınlık belirten bir ünlem

Sens de "heyday" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 4 résultat(s)

Anglais Turc
Idioms
in (one's) heyday expr. (birinin) en parlak çağında
in (one's) heyday expr. (birinin) başarısının doruk noktasında
in (one's) heyday expr. kariyerinin zirvesinde
in (one's) heyday expr. (birinin) en verimli döneminde