search - Turc Anglais Dictionnaire

search

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

search — Definition

Signification:
aramak, araştırma
Prononciation (IPA):
(AmE /sɜːrtʃ/ – BrE /sɜːtʃ/)
Partie du discours:
İsim: search (searches); Fiil: search (searches – searched – searching)
Synonymes:
seek, investigate
Antonymes:
ignore

Sens de "search" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 41 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
search n. araştırma
We cannot hobble that search and yet we must also uphold the dignity of the human person.
Bu araştırmayı engelleyemeyiz ama aynı zamanda insan onurunu da korumalıyız.

More Sentences
search n. arama
They are organizing a search for the lost children.
Kayıp çocuklar için bir arama çalışması düzenliyorlar.

More Sentences
search v. araştırmak
We must, however, search our own conscience.
Bununla birlikte, kendi vicdanımızı araştırmalıyız.

More Sentences
search v. aramak
All of us were searched by the guards.
Hepimiz korumalar tarafından arandık.

More Sentences
General
search n. arayış
Our search for an explanation was in vain.
Bir açıklama arayışımız boşunaydı.

More Sentences
search n. aratmak
You could buy it much cheaper if you searched it on the internet.
İnternetten aratsanız çok daha ucuza alabiliyordunuz.

More Sentences
search v. karıştırmak
The boy I saw searching through the garbage can said that he had not eaten anything for four days.
Çöp kutusunu karıştırırken gördüğüm çocuk dört gündür bir şey yemediğini söyledi.

More Sentences
search v. aramak
All of us were searched by the guards.
Hepimiz korumalar tarafından arandık.

More Sentences
search v. yoklamak
With this, Parliament has searched its own conscience.
Bununla Parlamento kendi vicdanını yoklamıştır.

More Sentences
search v. incelemek
The doctor carefully searched the burnt marks on the body.
Doktor ceset üzerindeki yanık izlerini dikkatle inceledi.

More Sentences
search v. aratmak
You could buy it much cheaper if you searched it on the internet.
İnternetten aratsanız çok daha ucuza alabiliyordunuz.

More Sentences
Trade/Economic
search v. aramak
All of us were searched by the guards.
Hepimiz korumalar tarafından arandık.

More Sentences
Technical
search v. araştırmak
We must, however, search our own conscience.
Bununla birlikte, kendi vicdanımızı araştırmalıyız.

More Sentences
Computer
search v. taramak
The next morning the White Duck wandered round the pond, looking for her little ones; she called and she searched, but could find no trace of them.
Ertesi sabah Beyaz Ördek, yavrularını arayarak göletin etrafında dolandı durdu; isimleriyle seslendi, aradı taradı ama onlara dair hiçbir ize rastlayamadı.

More Sentences
search expr. ara
Search everyone who comes into this room.
Bu odaya gelen herkesi ara.

More Sentences
Chemistry
search n. arama
They are organizing a search for the lost children.
Kayıp çocuklar için bir arama çalışması düzenliyorlar.

More Sentences
General
search n. yoklama
search n. soruşturma
search n. teftiş
search n. muayene
search n. bakma
search n. arama yapan kimse
search n. arama ekibi
search n. araştırma menzili
search n. nüfuz etme gücü
search v. gözlemek
search v. üstünü aramak
search v. bakmak
search v. kollamak
search v. görünenin ardındakini keşfetmek için uzun uzun bakmak
search v. (doğal elementler) delmek
search v. (doğal elementler) işlemek
search v. (doğal elementler) nüfuz etmek
Technical
search v. etüt yapmak
Computer
search v. bul
Medical
search v. sondalamak
search v. cerrahi aletle incelemek
Military
search v. (top ateşini) alan üzerine yaymak
search v. (ateşi) otomatik silahların yüksekliğini değiştirerek alana eşit şekilde saçmak
Archaic
search n. ince elek
search n. süzgeç

Sens de "search" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
search for v. aramak
General
rub down search n. (polis) elle arama
search party n. kayıp arama ekibi
body search n. arama tarama
search language n. araştırma dili
dichotomizing search n. ikiye bölmeli arama
linear search n. doğrusal arama
police search n. arama tarama
search and rescue n. arama kurtarma
search for extraterrestrial intelligence n. dünyadışı zeka arayışı
urban search and rescue n. şehirde arama ve kurtarma
search mission n. araştırma görevi
search warrant n. arama emri
search engine n. arama motoru
comprehensive search n. kapsamlı arama
direct search method n. dolaysız arama yöntemi
search rescue n. arama kurtarma
availability search n. benzerlik araştırması
search radar n. arama radarı
body search n. üst arama
job search n. iş arama
police search n. polis çevirmesi
search operations n. arama faaliyeti
search and rescue operations n. arama kurtarma faaliyetleri
mine search n. maden araştırması
search conference n. arama konferansı
search method n. arama metodu
strip search n. elbiseleri çıkararak yapılan arama
body search n. ceplerinin içine kadar yapılan arama
backtrack search n. geriye dönük arama
pat-down search n. silah aramak icin elle yapılan arama
right of search n. muayene hakkı
body and belongings search n. üst ve eşya araması
search and rescue cases n. arama kurtarma vakaları
body search n. üst araması
a search party n. kayıp arama ekibi
search party n. arama ekibi
literature search n. literatür taraması
search team n. arama ekibi
search and rescue team n. arama kurtarma timi
search and rescue team n. arama kurtarma ekibi
cell search n. hücre araması
search and rescue dog n. arama kurtarma köpeği
canine search n. köpekle arama
canine search n. köpekli arama
organic search n. doğal arama
search and rescue association n. arama ve kurtarma derneği
experimental search n. deneysel araştırma
search and rescue (sar) n. arama ve kurtarma
fingertip search n. parmak izi araştırması
fingertip search n. parmak izi incelemesi
search dog n. enkaz altındaki insanları kokularını tespit ederek bulması için eğitilmiş yardımcı köpek
search bot n. örümcek
search dog n. arama kurtarma köpeği
not to search for v. aramamak
carry out a search v. arama yapmak
search everywhere v. dört dönmek
go in search of v. araştırmasına girmek
search into v. içyüzünü araştırmak
make a search v. arama yapmak
be in search of v. arayışta olmak
search somebody for something v. üzerini aramak
search out v. keşfetmek
search in every nook and cranny v. didik didik etmek
cause to search v. aratmak
search after v. peşinde koşmak
search into v. iyice incelemek
be in search of v. arayışında olmak
make somebody search v. aratmak
search somebody for something v. üstünü aramak
search a person for v. üstünü aramak
search every nook and cranny v. bucak bucak aramak
search out v. araştırıp öğrenmek
search a person for v. üzerini aramak
search out v. ortaya çıkarmak
be in search of v. arayış içinde olmak
search high and low (for) v. fellik fellik aramak
be in search of revenge v. intikam peşinde olmak
search out a solution v. çözüm aramak
search for solution v. çözüm aramak
search for a remedy v. çare aramak
search for a solution v. çözüm aramak
search for a solution v. çözüm yolu aramak
search for true love v. gerçek aşkı aramak
be in search of v. arayışı içerisine girmek
be in search of v. arayışına girmek
be in search of v. arayışı içine girmek
search for mine v. mayın aramak
search for a network v. şebeke aramak
search someone v. üzerini aramak
organize a search party v. bir arama ekibi kurmak
form a search party v. arama ekibi oluşturmak
call off the search v. aramayı bırakmak
search the house v. evi aramak
search everywhere v. her yeri aramak
search the area extensively v. bölgeyi iyice aramak
strip-search someone v. birinin üzerini elbiselerini çıkararak aramak
search through the books for the answer v. cevabı kitaplarda aramak
search through the books for the answer v. cevap için kitapları taramak
search the suspect for weapons v. zanlının üzerinde silah aramak
search out v. arayıp bulmak
organize a search party v. bir arama takımı oluşturmak
organize a search party v. bir arama ekibi oluşturmak
search for an answer v. cevap aramak
search for an answer v. yanıt aramak
search someone's house v. evini aramak
search for a missing person v. kaybolan birini aramak
body-search v. vücut araması yapmak
re-search v. yeniden aramak
re-search v. yeniden incelemek
re-search v. yeniden değerlendirmek
search for someone v. birisini aramak
search for someone v. bir kişiyi aramak
search for someone v. birini aramak
in search of prep. arayarak bulmak için
in search of prep. aramak üzere
in search of prep. aramakta
in search of prep. peşinde
in search of prep. bulmaya
in search of prep. aramaya
in search of prep. arayışında
Phrasals
search after v. aramak
search out v. bulunana kadar aramak
go in search of the golden fleece v. tehlikeli/zor bir maceraya atılmak
search for (someone or something) v. (birini/bir şeyi) bulmaya çalışmak
search after (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) peşinde koşmak
search through v. -i baştan sona aramak/taramak
search for (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) peşinde koşmak
search for (someone or something) v. (birini/bir şey) aramak
search through v. -de aramak
search through (something or some place) v. (bir şeyi/bir yeri) karıştırıp aranmak
search through v. -i taramak
search through (something or some place) v. (bir şeyin) her tarafını aramak
search through (something or some place) v. (bir şeyi) baştan sona taramak
search through (something or some place) v. (bir şeyi/bir yeri) taramak
search after (someone or something) v. (birini/bir şeyi) aramak
search after (someone or something) v. (birini/bir şey) bulmaya uğraşmak
Phrases
in search of (someone or something) expr. (birini/bir şeyi) aramak üzere
in search of (someone or something) expr. (biri/bir şey) arayışında
in search of (someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) peşinde
in search of (someone or something) expr. (birini/bir şeyi) aramaya
Colloquial
search me! expr. nereden bileyim!
search me! expr. hiçbir fikrim yok!
search me! expr. nereden bilebilirim!
search me! expr. kesinlikle bilmiyorum!
search me! expr. bilmiyorum!
Idioms
search high and low v. fellik fellik aramak
search far and wide v. sıkıntıyla aramak
search far and wide v. aranıp durmak
search far and wide v. dolanıp aramak