indulgence - Turc Anglais Dictionnaire

indulgence

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

indulgence — Definition

Signification:
hoşgörü, aşırı zevk
Prononciation (IPA):
(AmE /ɪnˈdʌldʒəns/ – BrE /ɪnˈdʌldʒəns/)
Partie du discours:
İsim: indulgence (indulgences)

Sens de "indulgence" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 26 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
indulgence n. müsamaha
The indulgence you show to your daughter only harms her.
Kızınıza gösterdiğiniz müsamaha ona sadece zarar verir.

More Sentences
General
indulgence n. düşkünlük
Excessive indulgence spoiled the child.
Aşırı düşkünlük çocuğu şımarttı.

More Sentences
indulgence n. hoşgörü
It may be that I have overlooked this, and if that is the case, I crave your indulgence.
Bunu gözden kaçırmış olabilirim ve eğer durum buysa, hoşgörünüze sığınıyorum.

More Sentences
indulgence n. zevk
A cigar and a glass of whiskey are my only indulgence.
Tek zevkim bir tane puro yanında bir bardak viski.

More Sentences
indulgence n. endüljans
The sale of indulgences by pardoners was very popular during the later Middle Ages.
Ortaçağ'ın son dönemlerinde parayla günah affedenlerin yaptığı endüljans satışları çok popülerdi.

More Sentences
indulgence n. zevkine düşkünlük
Living a life of indulgence isn't the only matter.
Tek mesele zevkine düşkün bir hayat yaşamak değil.

More Sentences
indulgence n. yüz verme
indulgence n. boyun eğme
indulgence n. rıfk
indulgence n. tutku
indulgence n. anlayış gösterme
indulgence n. şımartma
indulgence n. haz
indulgence n. bağımlılık
indulgence n. göz yumma
indulgence n. II. charles ve II. james'in protestanlarla katoliklere tanıdığı dinsel özgürlük
indulgence n. günaha teslim olma
indulgence n. iskoç presbiteryen bakanların aynı iktidar döneminde görev yapmalarına izin verme
indulgence n. (zararlı bir şeyin) dibine batma
indulgence n. (iltimas olarak verilen) süre uzatımı
indulgence N. aşırı zevk
Trade/Economic
indulgence n. af
indulgence n. borç süresinin uzatılması
Law
indulgence n. temdit
History
indulgence n. günahların kilisece bağışlanması
Religious
indulgence v. (roma katolik kilisesinde) hoşgörü tanımak

Sens de "indulgence" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 17 résultat(s)

Anglais Turc
General
self indulgence n. vurdumduymazlık
self indulgence n. kendine düşkünlük
self indulgence n. kendi kendini şımartma
self indulgence n. rahatına düşkünlük
self-indulgence n. kendi isteklerini frenlememe
self indulgence n. zevk-ü safa
self-indulgence n. rahatına düşkünlük
excessive indulgence n. aşırı hoşgörü
excessive indulgence n. aşırı müsamaha
excessive indulgence n. fazla müsamaha
have indulgence v. hoşgörülü olmak
ask for indulgence v. müsamaha istemek
Phrases
begging your indulgence expr. affınıza sığınarak
Social Sciences
sex indulgence n. cinsel müsamaha
History
declaration of indulgence n. (II. charles ve II. james dönemlerinde) protestan ve katoliklere din özgürlüğü tanıyan kraliyet izni
Religious
plenary indulgence n. katoliklerde günah çıkardıktan sonra kişinin o zamana kadarki tüm günahlarının affedilmesi
plenary indulgence n. katoliklerde mutlak af