injunction - Turc Anglais Dictionnaire

injunction

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

injunction — Definition

Signification:
mahkeme emri
Prononciation (IPA):
(AmE /ɪnˈdʒʌŋkʃən/ – BrE /ɪnˈdʒʌŋkʃən/)
Partie du discours:
İsim: injunction (injunctions)
Synonymes:
court order, mandate
Antonymes:
permission, allowance

Sens de "injunction" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 25 résultat(s)

Anglais Turc
Trade/Economic
injunction n. ihtiyati tedbir kararı
He didn't have any proof to get an interim injunction.
İhtiyati tedbir kararı aldırmak için elinde herhangi bir kanıt yoktu.

More Sentences
Law
injunction n. tedbir kararı
The court granted Sarah the injunction against her ex-husband's abusive calls.
Mahkeme, Sarah'nın eski kocasının taciz edici aramalarına karşı tedbir kararı verdi.

More Sentences
General
injunction n. uyarı
injunction n. resmi emir
injunction n. öğüt
injunction n. uyarma
injunction n. emir
injunction n. mahkeme emri
injunction n. ihtar
injunction n. kesin emir
injunction n. karar
injunction n. tembih etme
injunction n. yasaklama
injunction n. emretme
injunction n. haksız uygulamayı durdurma emri
Trade/Economic
injunction n. başkalarına onarılmaz zararlara yol açtığı için bir kişi veya kurumun bir eylemi yapmaması konusunda mahkeme tarafından verilen karar
injunction n. men
Law
injunction n. bir kuruma haksız bir uygulamayı durdurması için verilen emir
injunction n. emir
injunction n. haksız uygulamayı durdurma emri
injunction n. karar (birinin bir şey yapmasını/yapmamasını emreden, mahkemece verilen)
injunction n. mahkemece emri
injunction n. mahkeme emri
injunction n. mahkemece verilen karar
injunction n. tedbir mahiyetinde emir

Sens de "injunction" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 43 résultat(s)

Anglais Turc
General
interim injunction n. geçici önlem
provisional injunction n. ihtiyati tedbir
provisional injunction n. geçici mahkeme emri
interlocutory injunction n. geçici önlem
secure an injunction against v. (mahkeme aracılığıyla) -e karşı yasaklama/durdurma kararı aldırmak
Trade/Economic
depository injunction n. depo kararı
order, writ, judgment, injunction, decree, determination or award n. emir, müzekkere, mahkeme kararı, men kararı, belirleme veya hakem kararı
interim injunction n. ihtiyati tedbir
Law
interim injunction n. ihtiyati tedbir
preventive injunction n. bir şeyin yapılmasını engelleyici mahkeme emri
final injunction n. kati mahkeme emri
preventive injunction n. önleyici mahkeme emri
perpetual injunction n. kesin mahkeme emir
provisional injunction n. geçici mahkeme emir
permanent injunction n. kati mahkeme emri
interlocutory injunction n. mahkemenin aldığı ihtiyati tedbir kararı
restrictive injunction n. kısıtlayıcı mahkeme emri
restrictive injunction n. birinin bir şey yapmamasını emreden mahkeme kararı
restrictive injunction n. kati mahkeme kararı
restrictive injunction n. kesin mahkeme emri
mandatory injunction n. ihtiyati tedbir
interlocutory injunction n. ihtiyati tedbir kararı
interlocutory injunction n. ihtiyati tedbir emri
temporary injunction n. ihtiyati tedbir kararı
temporary injunction n. ihtiyati tedbir emri
mandatory injunction n. emredici men’i müdahale emri
mandatory injunction n. bir şeyin gerçekleştirilmesi konusunda mahkemece verilen emir
mandatory injunction n. istinaf konusu emir
anti-suit injunction n. farklı bir bölgede başka bir dava açmama emri
preliminary injunction n. ihtiyati tedbir
mareva injunction n. bir kişinin malvarlığını yurtdışına çıkarmasını yasaklayan karar
interim injunction n. ihtiyati tedbir
permanent injunction n. davaya ilişkin kapatma kararı
final injunction n. davaya ilişkin kapatma kararı
permanent injunction n. davaya ilişkin kesin hüküm
final injunction n. davaya ilişkin kesin hüküm
freezing injunction n. sanığın varlıklarını yurt dışına kaçırmaması için bloke eden mahkeme kararı
super-injunction n. yayın yasağı emri
super-injunction n. yayın yasağı hususunda yasağın kendisinden bahsedilmesini dahi kısıtlayan talimat
impose an interim injunction v. ihtiyati tedbir koymak
have the injunction granted v. tedbir koydurmak
apply for an injunction v. tedbir talep etmek
Construction
injunction to stop building n. yapı tatil tutanağı