inner - Turc Anglais Dictionnaire

inner

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

inner — Definition

Signification:
iç, içsel
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈɪnər/ – BrE /ˈɪnə/)
Partie du discours:
Sıfat
Synonymes:
internal, inward
Antonymes:
outer, external

Sens de "inner" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 25 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
inner adj. iç
The inner life of a soccer player must be fascinating.
Bir futbolcunun iç dünyası büyüleyici olmalı.

More Sentences
inner adj. içerideki
General
inner adj. içsel
It represents the perfect moment to get calm and reinforce your inner strength.
Sakinleşmek ve içsel gücünüzü güçlendirmek için mükemmel anı temsil eder.

More Sentences
inner adj. manevi
It took great inner strength to get divorced.
Boşanmak büyük bir manevi güç gerektirir.

More Sentences
inner adj. merkeze yakın
The house is located in inner London.
Ev Londra'nın merkezine yakın.

More Sentences
Linguistics
inner adj. iç
The inner life of a soccer player must be fascinating.
Bir futbolcunun iç dünyası büyüleyici olmalı.

More Sentences
General
inner n. nişan tahtasında ortanın bir üstü
inner n. ruh
inner adj. gizli
inner adj. içteki
inner adj. ruhsal
inner adj. ayrıcalıklı
inner adj. saklı (anlam vb)
inner adj. deruni
inner adj. dahili
inner adj. üst mercilere yakın
inner adj. intramoleküler
inner adj. molekül içi
Technical
inner adj. içerdeki
Astronomy
inner n. iç güneş sisteminde yaşayan kimse
Hunting
inner n. (hedef tahtası) en iç kırmızı halka
inner n. (hedef tahtasında) en iç kırmızı halkaya yapılan atış
Sport
inner n. forvet oyuncusu
inner n. forvet
inner n. krikette vuruş eldiveni altına giyilen ince eldiven

Sens de "inner" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
inner product n. iççarpım
left inner n. soliç
inner tube n. zıvana
inner resources n. manevi kuvvet
inner man n. ruh
inner man n. vicdan
inner corner of the eye n. gözpınarı
inner vision n. içgörü
inner cities n. şehirler
inner city n. şehir içi
inner part of a fortress n. kale içi
inner tube n. şambriyel
inner surface n. iç yüzey
inner calm n. gönül rahatlığı
the inner man n. vicdan
inner mongolia n. iç moğolistan
inner man n. iştah
the inner man n. ruh
inner city n. şehrin merkezinde yoksulların oturduğu mahalle
inner cordon n. en içerideki güvenlik kordonu
inner side n. iç kısım
inner peace n. gönül rahatlığıyla
inner peace n. iç huzur
inner corner n. iç köşe
inner-city n. şehir içi
habitable inner space n. oturulabilir iç mekan
inner edge n. iç kenar
inner diameter n. iç çap
inner sash n. iç çerçeve
inner bark n. iç kabuk
inner old city n. eski şehir
inner face n. iç yüz
inner court n. iç avlu
inner ear n. içkulak
inner fin n. iç kanatçık
inner old city n. tarihi şehir
inner beauty n. iç güzellik
inner beauty n. ruh güzelliği
inner world n. içsel dünya
inner world n. iç dünya
inner sole n. ayakkabı keçesi
inner person n. iç insan
inner person n. insanın özü
inner person n. içteki kişi
inner life n. iç yaşam
inner life of the cell n. hücrenin iç yaşamı
inner dome n. kubbe içi
inner conscience n. vicdan
inner conscience n. iç vicdan
inner being n. iç varlık
inner turmoil n. içsel çalkantı
inner turmoil n. iç çalkantı
one's own stormy inner world n. kendi fırtınalı iç dünyası
inner beauty n. iç güzelliği
inner circle n. yakın çevre
inner circle n. (bir kurumda) (birinin) yakın çevresi
inner circle n. ortak bir çıkar veya hedef paylaşan küçük grup
inner power n. manevi güç
inner power n. içsel güç
inner thigh n. iç uyluk
inner peace n. iç huzuru
inner peace n. iç rahatlığı
inner-city/local/urban transportation n. şehir içi ulaşım
inner calm n. iç huzuru
inner workings n. iç çalışmalar
inner package n. iç ambalaj
inner journey n. içsel yolculuk
inner strength n. manevi güç
inner trip n. iç yolculuk
the inner sense n. aklın kendi haleti ruhiyesinin farkında olma becerisi
inner core n. öz
inner core n. en iç kısım
inner core n. çekirdek kısmı
inner voice n. iç sesim
inner voice n. içimdeki ses
inner voice n. iç ses
inner woman n. kadın doğası
inner woman n. mide
inner woman n. kadın ruhu
inner resource n. zihinsel kuvvet
inner space n. içsel uzam
inner woman n. kadın zihni
inner temple n. inner temple kuruluşuna ait binalar grubu
inner woman n. iştah
inner resource n. iç kaynak
inner resource n. manevi yetkinlik
inner resource n. manevi kuvvet
inner space n. insan aklı
inner monolog n. iç ses
inner monolog n. iç monolog
inner monologue n. iç monolog
inner monologue n. iç ses
inner hunger n. manevi açlık
listen to one's inner voice v. içindeki sese kulak vermek
not reflect someone's inner world v. iç dünyasını yansıtmamak
reflect someone's inner world v. iç dünyasını yansıtmak
be in a state of inner conflict v. iç çatışma içinde bulunmak
having an inner tube adj. şambriyelli
inner-directed adj. içeriden yönetilen
inner-city adj. varoş bölge ile ilgili
inner-city adj. şehir merkezine ait
inner-city adj. varoş bölgeye ait
inner-city adj. varoş bölgede bulunan
inner-city adj. şehir merkezi ile ilgili
inner-city adj. şehir merkezinde bulunan
in his inner world adv. iç dünyasında
Colloquial
listen to your inner voice expr. içindeki sese kulak ver
listen to your inner voice expr. içindeki sesi dinle
Idioms
the inner child n. içimizdeki çocuk
the inner man/woman n. mide
the inner man/woman n. içsel düşünceler
the inner man/woman n. ruhun derinlikleri
the inner man/woman n. iştah
the inner man/woman n. ruh
the inner man/woman n. içindeki/derin düşünceler
the inner man/woman n. vicdan
Trade/Economic
inner reserve n. gizli ihtiyat
inner port n. iç liman
inner job satisfaction n. içsel iş doyumu
Law
inner house [scotland] n. iskoçya temyiz mahkemesinin birinci ve ikinci bölümü
inner temple n. inns of court topluluğunu oluşturan dört kuruluştan biri
inner bar n. hükümdarın avukatı
inner house [scotland] n. iskoçya temyiz mahkemesinde birinci ve ikinci bölümlerin bulunduğu yer
inner bar n. hükümdarın danışmanı
Politics
inner mongolian n. iç moğolistanlı
inner six n. iç altılı
inner six n. aet'nin kurucu altı ülkesi
ilea (inner london education authority) abrev. londra'da eğitim işlerini yürüten yerel bir makam
Technical
inner iron n. iç demir
inner roller bearing n. iç masuralı rulman
inner cardboard n. iç karton
inner tube n. iç lastik
inner door n. iç kapı
inner arch n. iç kemer
synchromesh cone inner n. senkromeç iç dişli
inner sleeve n. iç manşon
inner circuit n. iç devre
inner cylinder n. iç silindir
inner conductor n. iç iletken
inner section n. iç bölüm
inner pipe n. iç boru
inner dead center n. mot iç ölü nokta
inner plate n. iç plaka
inner harbour n. iç liman
inner wall n. iç duvar
inner race n. iç yuva
inner ring n. iç halka
paneling rear inner n. çamurluk iç sacı
inner fin n. iç kanatçık
inner friction n. iç sürtünme