kiosk - Turc Anglais Dictionnaire

kiosk

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

kiosk — Definition

Signification:
büfe, kiosk
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈkiːɑːsk/ – BrE /ˈkiːɒsk/)
Partie du discours:
İsim: kiosk (kiosks)
Synonymes:
booth

Sens de "kiosk" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 12 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
kiosk n. köşk
General
kiosk n. büfe
I bought a bottle of water from the kiosk.
Büfeden bir şişe su aldım.

More Sentences
kiosk n. telefon kulübesi
You need a phone card to make calls on a kiosk.
Telefon kulübesinden arama yapmak için bir telefon kartı almanız gerek.

More Sentences
kiosk n. büfe
I bought a bottle of water from the kiosk.
Büfeden bir şişe su aldım.

More Sentences
kiosk n. pavyon (parkta bulunan ve büyük bir kameriyeye benzeyen)
kiosk n. küçük kulübe
kiosk n. kulübe
kiosk n. sayfiye
kiosk N. kiosk
Technical
kiosk n. bilköşk
kiosk n. bilgisayar köşkü
Automotive
kiosk n. danışma merkezi

Sens de "kiosk" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 1 résultat(s)

Turc Anglais
General
kiosk kiosk N.

Sens de "kiosk" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 9 résultat(s)

Anglais Turc
General
telephone kiosk n. telefon kulübesi
information kiosk n. bilgi büfesi
interactive kiosk n. bilgilendirme ya da uygulama amaçlı ekran
interactive kiosk n. interaktif kiosk
interactive kiosk n. hava alanı veya otobüs terminali gibi yerlerde bilgi alabildiğiniz dokunmatik ekran
concrete kiosk n. beton köşk
Tourism
procession kiosk n. alay köşkü
Computer
information kiosk n. bilgi büfesi
Electric
marshalling kiosk n. saha dağıtım panosu