launder - Turc Anglais Dictionnaire

launder

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

launder — Definition

Signification:
yıkamak, aklamak
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈlɔːndər/ – BrE /ˈlɔːndə/)
Partie du discours:
Fiil: launder (launders – laundered – laundering)
Synonymes:
wash, cleanse
Antonymes:
soil, contaminate

Sens de "launder" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 18 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
launder v. aklamak
Dan launders all of his money in legal activities in Canada.
Dan tüm parasını Kanada'daki yasal faaliyetlerde aklar.

More Sentences
General
launder v. çamaşır yıkamak
I have a lot of laundering to do.
Yapmam gereken bir sürü çamaşır yıkama işi var.

More Sentences
Trade/Economic
launder n. kara para aklama
The specific aim of these measures is to combat the laundering of money and to seize the proceeds of crime.
Bu tedbirlerin özel amacı kara paranın aklanmasıyla mücadele etmek ve suç gelirlerine el koymaktır.

More Sentences
Technical
launder v. çamaşır yıkamak
I have a lot of laundering to do.
Yapmam gereken bir sürü çamaşır yıkama işi var.

More Sentences
General
launder n. oluk
launder n. savak
launder n. temel çukuru
launder v. yıkamak (çamaşır)
launder v. yıkamak
launder v. çamaşır yıkayıp ütülemek
launder v. (giysi) yıkayıp ütülemek
launder v. kara para aklamak
launder v. çamaşır yıkanmak
Trade/Economic
launder n. aracılar kanalıyla piyasaya sürerek paranın kaynağını gizleme
Technical
launder n. kömür yıkama tesisi
launder n. lavaj tesisi
launder v. yıkayıp ütülemek
Mining
launder n. lavvar

Sens de "launder" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 7 résultat(s)

Anglais Turc
General
launder by hand v. elle yıkamak
launder the money v. kara para aklamak
launder money v. para aklamak
launder money v. kara para aklamak
Technical
emergency launder n. acil durum oluğu
swinging launder n. sallanan oluk
bifurcated launder n. çatallı oluk